25 Mart 2022 14:02

Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri: Üniversitedeki gayrimeşru uygulamalar bir an önce sona ermeli

Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri nöbetlerinin ardından yaptıkları haftalık basın açıklamasında "Üniversitedeki gayrimeşru uygulamalar bir an önce sona ermeli" diye seslendi.

Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri: Üniversitedeki gayrimeşru uygulamalar bir an önce sona ermeli

Fotoğraf: Can Candan

Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri direnişin 446. gününde sırtlarını 305. kez rektörlüğe döndü. Akademisyenleri nöbetlerinin ardından haftanın her son iş gününde olduğu gibi haftalık açıklamalarını okudu. 

Basının hâlen alınmadığı, çevresinde polisin ağır silahlarla devriye gezdiği, her köşesinin kameralarla, özel güvenlik güçleri ve sivil polislerce denetlenmeye çalışıldığı, girişlerine yüksek demir parmaklıkların yerleştirildiği kampüsten seslenmeye devam ettiklerini belirten akademisyenler "Bu hafta bültenimize bir müjdeyle başlıyoruz. Sevgili Can Candan kampüsümüze geri döndü. 16 Temmuz 2021’de Naci İnci tarafından mesnetsiz iddialarla ve hukuksuzca görevinden alınan ve kampüse girişi engellenen hocamızı bugün aramızda görmek hepimizi mutlu ediyor ve mücadele azmimize güç katıyor. Hoş geldin Can!" dedi.

"BU GÜÇLÜ DURUŞ AKADEMİSYENLERİN BİLİM YAPMAK İSTEDİKLERİNİ BEYANIDIR" 

Eğitim, Fen-Edebiyat ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinin seçilmiş dekanlarının 19 Ocak tarihinde rektörlük talebiyle YÖK tarafından görevden alındığı, boşalan mevkilere kendilerini dekan vekili olarak atadıkları hatırlatılan açıklamada "5 Mart tarihinde YÖK bu üç fakülte dekanlığını Boğaziçi Üniversitesi dışından olan 3 kişiyle doldurmuştu. Bu tepeden atamalara karşı, Boğaziçi Üniversitesi’nin 1988’den günümüze üst yönetiminde aktif rol almış 46 akademisyeni üniversitemizin liyakate, demokratik ve katılımcı ilkelere dayalı kurumsal yapısının yıpratılmasına izin verilmeyeceğini, seçilmiş dekanlarımızın hukuksuzca görevden alınmasının da kabul edilemeyeceğini beyan eden bir bildiri yayımladı. Bu hafta ise bu metne ilk imzacılarla birlikte toplam 364 Boğaziçi Üniversitesi akademisyeni desteklerini bildirmiş oldu. Bireysel imzalarla gösterilen bu güçlü duruş, atanmış yönetimin gayrimeşruluğuna işaret ettiği kadar, üniversitemiz akademisyenlerinin nasıl bir üniversitede bilim yapmak istediklerinin de beyanıdır." denildi. 

"NACİ İNCİ MAHKEME KARARINI ŞAHSİ BAĞLANTILARI SAYESİNDE ÖNCEDEN ÖĞRENMİŞ"

Naci İnci'nin 22 Mart tarihli sosyal medya paylaşımında Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinin Hukuk Fakültesi kurulmasıyla ilgili Danıştay’a yaptığı yeniden değerlendirme talebinin reddedilmiş olduğunu duyurduğunu belirten akademisyenler, "Oysa söz konusu karar davacı avukatlarına iki gün sonra, 24 Mart günü tebliğ edildi. İdare mahkemesince tebliğ edilmeden önce kesinlikle gizli tutulması gereken bu kararı, İnci’nin şahsi bağlantıları sayesinde önceden öğrenmiş ve usulsüzce medyaya sızdırmış olduğu anlaşılıyor. Henüz nihai kararı çıkmamış olan bu davanın adil bir yargılama süreciyle sonlanmasını ve haklı taleplerimizin karşılık bulmasını umuyoruz." dedi.

ADALET NÖBETİ

Rektörlüğü protesto eden 14 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin Ağır Ceza Mahkemesinde duruşmasına Naci İnci’nin yine gelmediği, yazılı bir karar olmadan avukatlar ve dinleyicilerin salondan çevik kuvvet zoruyla çıkarıldığı, salonu terk eden hakimin ara kararla davalılar için İstanbul Barosundan yeni avukat talebinde bulunduğu hatırlatılan açıklamada "Öğrencilerimiz Perit Özen ve Berke Gök’ün 94 gün özgürlüklerinden mahrum kalmasına sebep olan bu davada yaşanan ciddi usulsüzlükler 24 Mart gününde Çağlayan Adliyesinde avukatların düzenlediği Adalet Nöbetinin de gündemindeydi. Türkiye Barolar Birliği başkanı Erinç Sağkan’ın katılımıyla gerçekleşen 104. Adalet Nöbetinde avukatlar Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenlerinin maruz bırakıldığı antidemokratik uygulamaları kınayarak hak mücadelemize destek verdiler." ifadelerine yer verildi.

Sosyal Politika Forumu ve Barış Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezlerinin bulundukları ofislerden, merkez müdürleri veya araştırmacılarına haber verilmeden 17 Mart gecesi taşındığını öğrendiklerini belriten akademisyenler Bu müdahaleye karşı idari ve hukuki süreçleri işleteceklerini duyurdu. 

KADROLAŞMAYA TEPKİ

Atanmış yönetimin Bilgisayar Mühendisliği Bölümünün herhangi bir talebi olmadığı hâlde bölüme bir Dr. Öğretim Üyesi almaya çalıştığını belirten akademisyenler "Rektörlüğün kadro ilanına çıkmak yönündeki ısrarı gayrimeşru yönetimin kadrolaşma emellerinin ve üniversitemizin şeffaf ve katılımcı yönetim modeline duyduğu husumetin açık bir göstergesidir. 6.1.2019 tarihli Senato atama ve yükseltme usulleri ile de belirlenmiş yerleşik akademik istihdam kurallarımıza göre, üniversitemizde ilgili bölümün ve fakültenin isteği ve onayı olmadan akademik kadro ilanına çıkılmasının mümkün olmadığını kamuya duyurmak isteriz" dedi.

"ÜNİVERSİTEDEKİ GAYRİMEŞRU UYGULAMALAR BİR AN ÖNCE SONA ERMELİ"

Akademisyenler taleplerini bir kez daha şöyle sıraladı:

"Üniversitedeki gayrimeşru uygulamalar bir an önce sona ermelidir. Üniversitemizdeki tüm fakülte dekanları ve enstitü müdürleri seçimle göreve gelmeli ve seçilmiş kurullarla denetlenebilmelidir. Şeffaf ve demokratik yollardan belirlediğimiz Mühendislik, Eğitim, Fen Edebiyat ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri Dekanları, Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürleri bir an önce görevlerine iade edilmelidir. İşlevsizleştirilen Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi ve Cinsel Tacizi Önleme Koordinatörlüğü işinin ehli çalışanlarıyla birlikte bir an önce tekrar faal hâle getirilmelidir. Naci İnci ve yönetimi ile bugüne kadar hukuksuzca kadrolaşmış tüm isimlerin istifasını talep ediyoruz. Fakülte ve bölüm kararları yok sayılarak işine son verilen ve dersleri iptal edilen meslektaşlarımızın haksızca uzaklaştırıldıkları işlerine iade edilmelerini, ayrıca öğrencilerimiz, akademik ve idari personelimiz hakkında mesnetsiz gerekçelerle açılmış tüm disiplin soruşturmalarının geri alınmasını bir kez daha talep ediyoruz. Üniversitemizi yılmadan ve kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.  Türkiye’de özgür, özerk ve katılımcı ilkelere dayalı bir üniversite ideali gerçekleşene kadar, Kabul Etmiyoruz, Vazgeçmiyoruz." (HABER MERKEZİ)

EVRENSEL'İNMANŞETİ

‘Tüm gruplar silah bıraksın, PKK kendini feshetsin’

‘Tüm gruplar silah bıraksın, PKK kendini feshetsin’

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın, bir süredir beklenen mesajı, DEM Parti İmralı heyeti aracılığıyla duyuruldu. Öcalan, “Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” çağrısı yaptı. Açıklamada Suriye’deki Kürtlerin siyasi ve askeri durumuyla ilgili bir ifade yer almadı.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
CHP'li belediyelere silkeleme ve sabah dörtte operasyonlar yapılırken AKP'li Sincan Belediyesine Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 30 milyonluk bağış yapıldığı iddia edildi.

Evrensel'i Takip Et