Ukraynalı Sendikacı Oleg Vernik: Ukraynalı işçiler sınıf birliğini güçlendirmeli
Ukraynalı küçük bir bağımsız sendika olan Zhanist Pratsi’nin (Emeğin Savunması) Başkanı Oleg Vernik Ukraynalı işçilerin işgal altında yaşadıklarına ve savaş politikalarına dair sorularımızı yanıtladı.

Fotoğraf: Oleg Vernik'in kişisel arşivi
İLGİLİ HABERLER

Canlı Blog | Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısında 46. gün
Elif GÖRGÜ
İstanbul
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgal herakatı sürerken en az konuşulan konulardan biri Ukrayna işçi sınıfının ve örgütlerinin durumu. Bu açığı kapatabilmek için, Ukraynalı küçük bir bağımsız sendika olan Zhanist Pratsi’nin (Emeğin Savunması) Başkanı Oleg Vernik ile görüştük.
İnternet üzerinden sorularımızı yanıtlayan Vernik, “Ukrayna’nın iki emperyalizm arasındaki bir çatışmanın nesnesi haline geldiğini anlıyoruz. Ancak bu emperyalizmlerden biri, yerleşim alanlarımızı doğrudan bombalıyor” diyerek işgal karşıtı pozisyonlarını vurguluyor.
Öte yandan Zelenskiy hükümetinin işgali gerekçe göstererek aldığı -işçi haklarını tahrip edenler de dahil olmak üzere- bazı kararları, kendisi de işgali gerekçe göstererek desteklediğini açıkça belirtiyor. Ancak hükümetin neoliberal karakterinin de altını çiziyor ve Ukrayna işçi sınıfının, savaş sonrası aynı hükümete karşı mücadele etmesi gerekeceğini kabul ederek, “Savaştan sonra da mücadelenin bizim için çok zor olacağını ve hükümetin neoliberal ve emek karşıtı politikayı sürdürmek için kullanmaya çalışacağı büyük bir halk güveni kredisine sahip olacağını anlıyoruz” diyor.
Vernik şu çağrıyı yapıyor: “Ukraynalı işçileri sınıf birliğini güçlendirmeye çağırıyorum. Putin’in emperyalist saldırganlığı önümüze çok zor görevler koydu. Bir yandan Ukrayna’yı Rusya’nın askeri saldırganlığından korumamız gerekiyor ve şu anki birincil görev bu. Öte yandan, Ukrayna işçi sınıfını neoliberal Ukrayna hükümetinin gelecek saldırılarından korumamız gerekiyor. Bu, Ukrayna solu ve sendika aktivistleri için en zor ve karmaşık görevdir. Umarım bu bizim için tam anlamıyla yerine getirilebilir olacaktır.”
İŞGAL ÖNCESİ NEOLİBERAL REFORMLARA KARŞI MÜCADELE EDİYORDUK
İlk olarak kendinizi sendikal örgütünüz Zahist Pratsi’yi bize ve okuyucularımıza tanıtabilir misiniz?
Benim adım Oleg Vernik. Ukrayna bağımsız sendikası ‘Zahist Pratsi’nin (Emeğin Savunması) başkanıyım. Sendikam, şu anda 4 bin 500 civarında üyesi olan görece küçük bir sendika. İş kolları arası bir statümüz var, yani çeşitli sanayi ve kültür iş kollarında temsil ediliyoruz. Son birkaç yılda Volınsk vilayetinin Novovolonsk şehrindeki “Volın-ugol” ve Donetsk vilayetinin Selidov şehrindeki “Selidov-ugol” devlet kömür madeni işletmelerinde kendi madenci sendikal örgütlenmelerimizin ortaya çıkması mutluluk veriyor. Ukrayna Ulusal Tarih Müzesi’nde militan örgütümüz Zahist Pratsi direndi ve kazandı. Ukrayna’nın en büyük kimya işletmelerinden biri olan “Karpatneftekhim”de (Kalush şehri, Ivano-Frankivsk vilayeti) sendika örgütünün oluşturulmasından ve “Zahist Pratsi”nin saflarına katılmalarından çok memnun olduk.
Militan sendika örgütümüz Krivoy Rog TES (DTEK, Zelenodolsk şehri, Dnepropetrovsk bölgesi) baskıların ve yasa dışı işten çıkarmaların en şiddetli darbesi altında bulunuyor. Elektrikli ulaşım işçileri “Lvivelektrotrans” (Lviv şehri) ve “Chernovits troleybüs departmanı” (Çernovits şehri) arasındaki güçlü ve birleşik sendika örgütlerimizden memnunuz. Coğrafi olarak Ukrayna’nın bütününü ve sanayi ve kültür iş kollarında azami miktarı kapsamaya çalışıyoruz.
Rusya’nın işgal harekatı başlamadan önce Ukrayna’daki sosyal ve siyasi durum nasıldı?
Rusya’nın saldırısından önce Ukrayna’nın sol ve sendikal güçleri Zelenskiy yönetiminin, işçi haklarını kesintiye uğratacak ve bağımsız sendikaları fiilen tasfiye edecek neoliberal reformları ile mücadele ediyordu. Ukrayna toplumundaki toplumsal sınıfsal gündemi güncel hale getirmeyi başardık ve 2021 sonbaharında ilk kez, Ukrayna’nın önde gelen tüm sendikaları bir dizi antisosyal reformun Ukrayna parlamentosu tarafından kabul edilmesine karşı mücadelede birleştiler. Ciddi başarılar kazandık, hükümet işçilere ve sendikal harekete saldırısını duraklattı.
Ukrayna parlamentosunda sol bir parti yok, sadece Batı yanlısı sağcı liberaller ve yerli Ukraynalı oligarklara göre hareket eden sağcı muhafazakarlar arasında bölüşülen ya da açıkça Rusya yanlısı tutumla hareket eden sağcı partiler var. Bununla birlikte hepsi, hem Rusya saldırganlığından önce hem de şimdi, işçi karşıtı politikalarında pratikte yekparedirler.
İşgal öncesi Ukraynalı işçilerin çalışma ve yaşam koşullarını ne durumdaydı?
Ukrayna’da asgari ücret aşağı yukarı 220 dolar. Elimin altında kesin istatistikler yok, ama önde gelen sanayi iş kollarında Ukraynalı işçiler 600-700 dolar alıyorlar. Ama ekonominin stratejik sektörlerine dahil olmayan işletmelerdeki işçilerin ücretleri çok daha düşük. Ukrayna’da dükkanlardaki fiyatlar Avrupa Birliği’ndekilerle aşağı yukarı aynı seviyede.
İŞÇİLER İŞGALE KARŞI DİRENİŞ HAREKETİNE KATILIYOR
İşgal başladıktan sonra nasıl bir değişim oldu, örneğin sizin üyeleriniz nasıl etkilendi?
Evet. Değişiklikler devasa boyutlarda. Sendikal örgütlerimiz genel olarak 3 kısma ayrıldı. Örgütlerimizin birinci kısmı geçici Rusya işgali altındalar. Örneğin, Herson şehrindeki 3 numaralı okulun militan öğretmen sendikası örgütü bu durumda. Rusya işgaline rağmen Herson sakinleri Rusya işgaline karşı kahramanca barışçıl protesto gösterilerine çıkıyorlar, bunun karşılığında işgalciler ateş açıyor ve göz yaşartıcı gaz bombaları atıyorlar. İşgal koşullarındaki bu direniş hareketine sendikamızın öğretmenlerinin de katılıyor olmasından memnuniyet duyuyoruz.
Sendika örgütlerimizin ikinci kısmı doğrudan savaş alanında belirdiler ve ellerinde silahlarla Rusya’nın emperyalist saldırganlığını geri püskürtüyorlar. Özellikle, devlet işletmesi olan “Selidovugol”daki madencilerimizin sendika örgütü, pratik olarak bütünüyle, ellerinde silahlarla, saldırganın saldırılarını püskürtmeye katılıyor.
Sendika örgütlerimizin üçüncü kısmı ise bu savaşın arka cephesindeler. Birçok sendikacı cepheye savaşmaya gitti. Birçoğu, insani yardım malzemeleri organize etmek ve dağıtmak için çok yararlı gönüllü çalışmalar yürütüyor. Devlet işletmesi “Volınugol”daki iki Zahist Pratsi maden örgütündeki sendikacılarımızdan bahsetmeyi çok istiyorum. Alman madenciler tarafından yönetilen “Uluslararası Madencilik Koordinasyonu”nun yardımıyla, Volın madencilerine ve ailelerine ve ilgili uzmanlık alanlarındaki işçilere insani yardımın satın alınmasını ve dağıtımını organize edebildiler.
Ayrıca, şu anda sendikamızla uluslararası dayanışma kampanyası düzenleyen Uluslararası Sosyalist Lig’den (LIS-ISL) yoldaşlara da en derin şükranlarımı sunmak istiyorum. Bizim için bu zor dönemde Ukrayna emekçileri için uluslararası işçi dayanışması her zamankinden daha önemli.
Peki genel olarak Ukrayna’nın farklı bölgelerindeki işçilerinin işgal sonrası yaşadıkları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Şu anda Ukraynalı işçiler için her yerde zorluk var. Önemli bir kısmı Rusya saldırganlığına karşı cephelerde savaşıyor, bir kısmı işgal altında. Kadın işçilerin önemli bir kısmı Doğu ve Batı Avrupa ülkelerine gitmek üzere Ukrayna’yı terk etti. Ukrayna’dan ayrılanların sayısı şimdiden 3 milyonu aştı. Bu çok fazla.
Geçenlerde, 25 Mart’ta sendikamızın bir aktivistinin, Novovolınsk şehrinden bir madenci olan Aleksandr Agafonov’un güney cephesinde öldüğüne dair trajik bir haber aldık. Müfrezesi, Nikolaev ve Kherson arasında Rus ordusunun ağır ateşi altında kaldı.
Siz kişisel olarak savaşı nasıl yaşıyorsunuz?
Ailem ve ben savaşın iki haftasını Kiev yakınlarındaki bir sığınakta geçirdik. Geceleri sığınağımızda 300 kadar insan oluyordu. Sığınakta öz yönetim kurmayı başardık. Yiyecek ve içme suyu alımını, sığınağımızın nöbetini ve devriyesini organize etmeyi başardık. Yerleşim yerlerinin bombardımanı çok yakınımıza geldiğinde, ailem ve sığınağımızın birçok sakini, Batı Ukrayna yönünde otobüsle Kiev’den ayrılmayı başardı. Her şey çok zor. Ama bu savaş zamanı. Tutunuyoruz.
SAVAŞ BAHANESİYLE İŞÇİ KARŞITI YASA ÇIKARILDI
Yanılmıyorsam, Ukrayna hükümeti işçi haklarını deregüle etmek için yeni bir yasa çıkardı, hükümet yasayı işgalle meşrulaştırıyor. Bu yasa hakkında ne düşünüyorsunuz? Ukraynalı işçiler için ne anlama geliyor?
Bu yasanın hazırlayıcısı, iktidar partisinden aşırı neoliberal Galina Tretyakova’dır. Savaştan önce bile işçilerin haklarını olabildiğince yok etmek ve sendikaların haklarını ortadan kaldırmak istediler. Planlarıyla elimizden geldiğince mücadele ettik. Ve şimdi, savaş bahanesi altında, bu işçi karşıtı yasayı öne sürdüler. İşveren talebiyle çalışma haftası 40 saatten 60 saate çıkarıldı. Artık işveren, hastalık izninde olan çalışanları ve hamile kadınları işten çıkarabilir. Sendikalar, sendika üyelerinin işten çıkarılmasını engelleme hakkından yoksun bırakıldı. Savaşla bağlantılı olarak, işverenler, işçilere ücret ödememe ve Rusya saldırganına işçilere ücret ödeme yükümlülüğü getirme hakkını aldı. Ancak, kanunun bu fıkrasının uygulanmasına yönelik hiçbir mekanizma kesinlikle bulunmamaktadır. Bu yasanın daha bir dizi işçi karşıtı unsuru var.
Yasanın tüm bu işçi karşıtı özü, yalnızca savaş dönemi için geçerli olmalıdır. Ancak biz sendika aktivistleri, neoliberal hükümetin bu yasanın bu acımasız işçi karşıtı maddelerini savaştan sonra da uzatmak istemeyeceğinden büyük şüphe duyuyoruz. Her durumda, biz Ukrayna sendikaları, Rusya’nın silahlı işgali başlamadan önce sahip olduğumuz işçi ve sendika haklarının seviyesini korumak için mücadele etmeye hazır olmalıyız.
KAPATILAN PARTİLER HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR?
Rusya yönetiminin sansür, medya manipülasyonu ve diğer baskılarını biliyoruz. Ancak Ukrayna’da Zelenskiy hükümetinin de medyaya sansür uyguladığını, muhalefeti susturduğunu, hatta bazı partilerin faaliyetlerini askıya aldığını görüyoruz. Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?
Bu çok önemli bir soru. Ve burada temel duruşumu ve duruma ilişkin anlayışımı belirtmek istiyorum. Rusya yanlısı propaganda, saldırının Ukrayna’nın sol güçlerine yapıldığını söylerken yalan söylüyor. Darbe bize karşı saldırı gerçekleştiren Rusya emperyalizminin kontrolü veya doğrudan etkisi altındaki siyasi güçlere vuruldu. Savaş süresince yasaklanan partiler arasında hem sağ hem de sol var, ancak bunlar yalnızca Ukrayna’da Rusya’nın emperyalist propaganda anlatılarını uygulamak için yakından çalışan ve Moskova’dan kontrol edilen partiler olması gerçekliğinde birleşiyorlar. Üstelik sol partiler arasında gerçekten aktif, yaşayan ve çalışan tek bir parti yok. Bunlar, her şeyden önce, Ukrayna Adalet Bakanlığına kayıtlı, ancak ne sendikalarda ne de işçi hareketinde herhangi bir çalışma yürüten, oligarşik siyasi projelerdir. Bu sahte sol partilerin gerçek sahipleri, 2014 yılında Ukrayna’dan göç eden ve Eski Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’e yakın olan oligarklar.
Bir kez daha tekrarlıyorum, tek bir gerçek sol parti ya da Rusya saldırganıyla bağlantısı olmayan tek bir işçi sendikası savaş süresince faaliyetlerini askıya almamıştır. Savaştan sonra adil yargılamaların olacağını ve hata yapan partilerin Ukrayna siyasetine katılmaya geri dönebileceklerini umuyorum. Ama şimdi savaş zamanı ve mesele genelde dünyanın önde gelen emperyalizmlerinden birinin saldırganlığına maruz kalan Ukrayna devletinin güvenliği ile ilgili.
HERKES RUS OLİGARKLARI KONUŞUYOR, PEKİ YA UKRAYNALI OLİGARKLAR?
Bugünlerde tüm dünya Rus oligarkları konuşuyor. Peki ya Ukraynalı oligarklar ne yapıyorlar? Ukrayna yönetici sınıfının, sermayesinin ve patronların savaştaki pozisyonları nedir?
Şu anda kitle iletişim araçlarımızda Ukraynalı oligarklar hakkında çok fazla nesnel bilgi yok. Ukrayna’daki hemen hemen tüm televizyon kanalları oligarklara aittir. Şimdi Devlet Başkanı Zelenskiy onları tek bir TV projesinde birleştirdi. Ama yine de oligarşik medyanın ve önde gelen oligarşik bloggerların kendi oligarklarının reklamını yaptığını görüyoruz. Ne kadar büyük vatansever olduklarını ve Ukrayna’yı desteklemek için fonlarını ne kadar bağışladıklarını gösteriyorlar. Ve aynı zamanda, elbette, kimse bu milyarlarca dolarlık fonların nereden geldiğinden bahsetmiyor. Son zamanlarda Devlet Başkanı Zelenskiy, Ukraynalı oligarkların savaş sırasında farklı farklı davrandıklarını resmen açıkladı ve savaştan sonra uygun sonuçları çıkaracağını ima etti. Ama “iyi” ve “kötü” oligarkların isimleri hiçbir zaman belirtilmedi. Birtakım manevralardan veya iktidar ve büyük oligarklar arasında savaştan sonra yapılacak anlaşmalardan bahsediliyor olması mümkündür.
Zelenskiy hükümetinin savaş zamanı politikalarını ve kararlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu karmaşık bir mesele. Yukarıda da belirttiğim gibi Zelenskiy’in Halkın Hizmetkarı Partisi’nin mecliste izlediği işçi ve sendikal hakların kısıtlanması politikasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Aynı zamanda, emperyalist Rusya saldırganlığına karşı mücadelede Ukrayna’yı örgütleme açısından, Zelenskiy kendini her türlü övgünün ötesinde gösterdi ve kişisel cesaret gösterdi. Savaşın ilk gününde, Amerikalılar Zelenskiy’e Ukrayna’dan tahliye edilmesini teklif etti, ancak o kategorik olarak reddetti ve direnişi Rusya işgaline yönlendirdi. Savaş boyunca ekibi, ağır bilgi ve organizasyon çalışmalarını üstlenen genç ve yetenekli insanlardan oluştu. O, birçok yönden, “dünyanın ikinci büyük ordusunun” saldırganlığı karşısında Ukrayna halkını etrafında toplamayı başardı.
Bunu memnuniyetle karşılıyoruz, ancak savaştan sonra sol ve sendika gündemi için mücadelenin bizim için çok zor olacağını ve hükümetin neoliberal ve emek karşıtı politikayı sürdürmek için kullanmaya çalışacağı büyük bir halk güveni kredisine sahip olacağını anlıyoruz.
UKRAYNA, İKİ EMPERYALİZM ARASINDAKİ BİR ÇATIŞMANIN NESNESİ HALİNE GELDİ
ABD ve Avrupa ülkeleri gibi diğer ülkelerin ve NATO gibi örgütlerin bu süreçteki katılımları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sendikamız NATO blokuna oldukça eleştirel yaklaşıyor. Ve Ukrayna’nın iki emperyalizm-Rusya ve Batı- arasındaki bir çatışmanın nesnesi haline geldiğini anlıyoruz. Ancak bu emperyalizmlerden biri, yerleşim alanlarımızı doğrudan bombalıyor, sivillerimizi yok ediyor ve kendisine Ukrayna’nın tüm bağımsızlığını ve Ukrayna halkının kendisini yok etmeyi görev sayıyor.
Bu koşullar altında NATO üyesi ülkeler Ukrayna’ya, küçük ordumuzun kendisini devasa Rusya ordusuna karşı savunmasına yardımcı olacak silah tedarikini 2 haftadan fazla bir süre boyunca azami ölçüde yavaşlattı. Şimdi, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı emperyalist saldırganlığı bağlamında, bir yandan Ukrayna’nın NATO üyeliğini destekleme konumunu, diğer yandan bizi son derece üstün Rusya ordusundan korumak için silah sağlama konusunu birbirinden ayırıyoruz.
Aynı zamanda NATO’nun kendisinin de eskisi kadar yekpare olmaktan uzak olduğunu görüyoruz. Bir yanda Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Doğu Avrupa ülkeleri ve Baltık devletlerinin çıkarları. Öte yandan, Batı Avrupa’nın “eski demokrasiler” ülkelerinin çıkarları. Elbette Türkiye kendi çıkarları ile tamamen ayrı olarak öne çıkıyor. Yani NATO şimdi eskisi gibi tek parça olmaktan çok uzak.
UKRAYNA’DAKİ NAZİLERLE MÜCADELE UKRAYNA SOLUNUN GÖREVİ, RUSYA ORDUSUNUN DEĞİL
Rusya yönetimi işgal için bir dizi gerekçe açıkladı, bu gerekçeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Elbette her ülkenin kendi Nazileri ve aşırı sağcıları vardır. Ancak bunlarla mücadele görevi bu ülkelerin kendi sendikalarına ve sol hareketlerine düşmektedir, Emperyalist Rusya ordusuna değil. Bay Putin, Rusya’da sayıları Ukrayna’dan çok daha fazla olan kendi Nazileriyle savaşsın. Ukrayna’da cumhurbaşkanının bir Yahudi olduğunu ve 450 milletvekili içinde Ukrayna parlamentosunda - sadece 1 milletvekilinin aşırı sağ bir partiyi temsil ettiğini hatırlatmama izin verin.
“Rusça konuşan nüfusu kurtarmak” sloganına gelince, bu Putin’in genellikle aşırı ve kesinlikle gerçekçi olmayan sürrealist sinizmidir. 40 günden fazla bir süredir Rusya ordusu, yalnızca Ukrayna’nın Rusça konuşulan bölgelerinde savaşıyor ve bombardımanıyla Ukrayna’nın yalnızca Rusça konuşan nüfusunu yok ediyor. Bu “kurtarıcıların” Rusça konuşulan Mariupol, Kharkov, Çernigov şehirlerine neler yaptığına bakın! Bu insanlığın ötesinde! Şehri boşaltmak isteyen binlerce sivilin bulunduğu Kramatorsk tren istasyonunda bakın ne yaptılar. Bu, 21. yüzyılın başındaki en vahşi barbarlığın bir örneğidir.
UKRAYNALI İŞÇİLER SINIF BİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRMELİ
Savaşın nasıl ilerleyeceğine dair öngörünüz var mı?
Maalesef bilmiyorum. Ben çok kötü bir tahminciyim. Ukrayna halkının tamamı savaşın bir an önce bitmesini ve emperyalist Rusya işgalcilerinin bir an önce Ukrayna’dan ayrılmasını istiyor.
Sendika olarak Ukrayna işçilerine ve genel olarak halkına çağrınız nedir?
Ukraynalı işçileri sınıf birliğini güçlendirmeye çağırıyorum. Putin’in emperyalist saldırganlığı önümüze çok zor görevler koydu. Bir yandan Ukrayna’yı Rusya’nın askeri saldırganlığından korumamız gerekiyor ve şu anki birincil görev bu. Öte yandan, Ukrayna işçi sınıfını neoliberal Ukrayna hükümetinin gelecek saldırılarından korumamız gerekiyor. Bu, Ukrayna solu ve sendika aktivistleri için en zor ve karmaşık görevdir. Umarım bu bizim için tam anlamıyla yerine getirilebilir olacaktır.
Rusya işçilerine ve diğer ülkelerin işçi sınıfına bir çağrınız var mı?
Tüm dünyadaki işçileri, Ukrayna’nın mücadele eden işçileriyle uluslararası proleter dayanışmasını güçlendirmeye çağırıyoruz. Başka seçeneğimiz yok.
Rusyalı işçiler sınıf mücadelesinde bizim kardeşlerimizdir. Birçoğunun artık Rusya’nın resmi şovenist propagandasının etkisine maruz kalmasından dolayı çok üzgünüz. Ancak Putin rejimi ancak Rusyalı işçilerin kendileri tarafından devrilebilir. Hepimizin bunu anlaması gerekiyor. Daha fazla cesaret, Rusyalı yoldaşlarımız! Savaş karşıtı harekete katılın! Bütün ülkelerin proleterleri, birleşin!
Evrensel'i Takip Et