19 Nisan 2022 02:07

Kocaelili işçiler: Bizim karnımız bile doymuyor

Her akşam yatmadan manda yoğurdu ve Medine hurmasını karıştırıp yemelerini tavsiye eden Erdoğan'a işçilerden tepki, "Bu halkla dalga geçmektir, karnımız bile doymuyor."

Kocaelili işçiler: Bizim karnımız bile doymuyor

Arşiv | Fotoğraf: DHA

Ebru YİĞİT
Kübra LAZ
Hakan DAĞ
Kocaeli

Tokat ziyaretinde üreticilerle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, üreticilere her akşam yatmadan manda yoğurdu ve Medine hurmasını karıştırıp yemelerini tavsiye etti. Aradan birkaç gün geçtikten sonra ise gençlere dünyayı gezme tavsiyesinde bulundu. Kocaeli’de görüştüğümüz işçilerin hemen hepsinin bu sözlere karşı öfkesi büyük. Bu sözlerin halkla dalga geçmek anlamına geldiğini ifade eden işçiler, “Karnımız bile doymuyor” diyor.

Şener, 42 yaşında bir metal işçisi. Kendisini bir şakanın içerisinde gördüğünü anlatıyor: “Manda yoğurdu falan bilmem de biz ekmek parası düşünüyoruz. Kendimi bir şakanın içinde hissediyorum. Her gün başka açıklamalar yapıyorlar, yok gezin, yok yiyin. Neyin peşindeler anlamıyorum. Liseye giden kızıma zar zor harçlık verip okula gönderiyorum.”

32 yaşındaki Metal İşçisi Ahmet, Erdoğan’ın sözlerini duydukça pişmanlığının büyüdüğünü söylüyor. “Zamanında oy verdim diye çok pişmanım” diyen Ahmet şunları söylüyor: “Özellikle bu sene her şey daha da hissedilir oldu. Merak ediyorum bu saçma açıklamaları yaptıktan sonra gülüyorlar mı acaba? Çektiğimiz ekonomik sıkıntılar nedeniyle yurt dışına gitmeyi bile düşünür hale geldim. Eskiden gerekirse aç kalırım diyordum ama öyle olmuyormuş bu işler.”

‘DOLMUŞ ATEŞ PAHASI’

30 yaşındaki Metal İşçisi Cenk de bir yerden bir yere giderken bile yol parasını düşündüğünü ‘Dünyayı gezin’ sözlerini duydukça öfkelendiğini dile getiriyor. Cenk, “Düzen kötü, mevcut durum çok kötü. Bir sürü saçma açıklama duyuyoruz. Ömrümüzün hepsini de bu adamların açıklamalarını görerek geçirdik zaten. Eskiden arabamız yok dolmuşlar ucuz diyorduk. Artık o bile ateş pahası. Ben artık bunları da konuşmak istemiyorum. Ne yapılabilir bunu merak ediyorum. Oy mu vermek çözüm yoksa çıkıp ses çıkarmak mı bilmiyorum ama bir şey yapmamız gerektiği kesin” diyor.

Cam İşçisi Hamza kölelik koşullarında yaşadığını, Erdoğan’ın sözlerini duydukça bunu daha çok hissettiğini söylüyor. Hamza, “Ne yapmalıyız nasıl yapmalıyız belirsiz ama bizim bir an önce bir şeyler yapmamız şart. Çalışıyoruz ve karın tokluğuna bile değil. Biz bu yüzden hür değiliz” diyor.

20 YAŞINDA YAŞLANDIM

Berke 20 yaşında genç bir cam işçisi. İşe girmesinin sebebi önce bilgisayar almak iken şimdi hayatta kalmak olmuş: “Bir sene önce bilgisayarımı değiştirmek için girdiğim işte şu an karın tokluğuna çalışıyorum. Evin kirasını ben ödeyince geriye hiçbir şey kalmıyor, birileri de çıkar ‘Dünyayı gezin’, ‘Yatmadan önce manda yoğurdu yiyin’ gibi insanla alay edercesine açıklama yapar. Gerçekten 20 yaşında yaşlandım.”

Berkay da ülkede sayıları 10 milyona yaklaşmış olan işsiz gençlerden biri. Erdoğan’ın bunları önerirken halka açlık yaşattığını dile getiren Berkay şunları söylüyor: “Üç aydır iş arıyorum üç ay. İşsizlik sorunu yokmuş diye algı yaratanlar bana da iş bulsanıza. Öyle kendi mesleğimi falan yapmak gibi önceliğim de yok, ne iş olursa olsun fark etmez. Bana dünyayı gez, geceleri manda yoğurdunu özel tariflerle karıştır, güzel aromalı kahve iç diyeceğinize iş ortamı hazırlayın. Dünyayı gezmek değil, bu ülkede işim olarak gezmek istiyorum.”

ÇARŞIYA GİDERKEN YOL PARASINI DÜŞÜNÜYORUZ

Sevgi ise 41 yaşında bir metal işçisi. Manda yoğurduyla hurmayı ilk duyduğunda sinirden güldüğünü söylüyor: “İlk duyduğumda içimden dedim ki ‘Ağam bizimle eğlenir.’ Yani bizim nasıl bir yoksulluk içinde olduğumuzdan habersiz gibi davranıp bu yaşananların sorumluluğunu üzerlerinden atabileceklerini sanıyorlarsa bizimle dalga geçenlerle biz de geçeceğiz az kaldı.”

Halime ise 29 yaşında bir işsiz. O da en çok ‘Dünyayı gezin’ sözünü duyunca sinirlendiğini anlatıyor: “Ben üniversiteden arkadaşlarla konuşunca diyorum ki gençliğimiz heba olup gitti. Hepimiz ayrı bir yerde. Kimimiz işsiziz, kimimiz alakasız işlerde uzun saatler üç kuruşa çalışıyoruz. Birimiz bile dünyayı gezemedik. Bırakalım dünyayı bir kere olsun en yakın ülkelerden birine bile gidemedik okurken. Şimdi o zamandan bile kötüyüz. Çarşıya giderken yol parasını düşünür hale geldik. Ben böyle sözleri duyunca diyorum ki bunların suyu ısındı. Güzel atasözleri var ama dilim varmıyor. Sonu gelenler böyle oluyor diye kendimi umutlandırıyorum.”

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yağma iklimi

Yağma iklimi

Enerji şirketlerinin patronlarının bizzat yönetimine girdiği Saray iktidarı, “iklim değişikliğiyle mücadele” adı altında sermayeye yeni kaynak aktarma hazırlığında. İktidarın Meclise getirdiği tasarıya göre karbon emisyonu ticareti sistemi kurulacak, “atmosferi kirletme hakkı” alınıp satılan bir mala dönüşecek. Sistem karbon ticareti zenginleri yaratırken, halka zehir kalacak.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
CHP'li belediyelere silkeleme ve sabah dörtte operasyonlar yapılırken AKP'li Sincan Belediyesine Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 30 milyonluk bağış yapıldığı iddia edildi.

Evrensel'i Takip Et