23 Mayıs 2022 20:35
/
Güncelleme: 20:09

EMEP "Gezi İçin Adalet Nöbeti"ni ziyaret etti: 2 bin 800 gün sürse de vazgeçmeyeceğiz

Gezi Davası tutukluları için tutulan Adalet Nöbeti'nin 28. gününde nöbeti Emek Partisi devraldı. EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, "Faşizmin kurumsallaşmasına izin vermeyeceğiz" dedi.

Emek Partisi, Gezi Davası tutukluları için tutulan Adalet Nöbeti'ni 28. günde "Gezi’yi savunuyoruz” diyerek devraldı. Nöbette konuşan Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Gezi davasında verilen hapis cezaları ile Canan Kaftancıoğlu’na verilen siyasi yasak, HDP’ye dönük baskı ve provokasyonları birlikte değerlendirmek gerektiğini belirterek ülkenin olağanüstü hal koşullarında seçime süreklenmek istendiğinin altını çizdi, “Dik duracağız, faşizmin kurumsallaşmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

GEZİ İÇİN ADALET NÖBETİ 28. GÜNÜNDE

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesinin, aralarında TMMOB Yönetim Kurulu üyesi yüksek mimar Mücella Yapıcı, İstanbul Mimarlar Odası avukatlarından Can Atalay, şehir plancısı Tayfun Kahraman’ın da bulunduğu 8 kişi hakkında Gezi Davası’nda verilen ağız cezalara karşı şube binası önünde başlattığı nöbet 28. gününde devam etti

Bugünkü nöbete Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz başkanlığındaki EMEP heyeti ile HDK, Harita Mühendisleri Odası ve Birleşik Taşımacılık Sendikası destek verdi.

Emek Partisi heyetinin 'Gezi İçin Adalet Nöbeti'nin ziyareti esnasında çekilmiş bir fotoğraf.

Fotoğraf: Meltem Akyol/Evrensel

"DEĞİL 28 GÜN, 2 BİN 800 GÜN DE GEÇSE DE..."

EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, sözlerine “Ali İsmail'in, Berkin'in, Medeni'nin, Abdocan'ın ve diğer kaybettiğimiz kardeşlerimizin adalet mücadelesi bitti mi ki Mücella Yapıcı'nın, Tayfun Kahraman'ın, Can Atalay'ın adalet mücadelesi sona ersin?​” diyerek başladı.

Değil 28 gün, 2 bin 800 gün sürse de adalet mücadelesine sonuna kadar sahip çıkacaklarını söyleyen Akdeniz, “Biz Emek Partisi olarak bu mücadeleye sahip çıkacağız. Çünkü Gezi bu ülkenin, bu toprakların gördüğü -tıpkı 15-16 Haziran gibi- demokratik itirazın, en onurlu, en şanlı, en görkemli halk hareketlerinden biriydi. Bizler Gezi’yiz, halkız. Halk yargılanamaz diyoruz” ifadelerini kullandı.

"TALANA, BETONA VE RANTA KARŞI MÜCADELE VERDİLER"

Emek Partisi heyetinin 'Gezi İçin Adalet Nöbeti'nin ziyareti esnasında çekilmiş bir fotoğraf.

Fotoğraf: Meltem Akyol/Evrensel

İktidarın Gezi’yi bir itibar yitimine uğratmak istediğinin altını çizen Akdeniz, bunun başarılamayacağını vurguladı. “Toplumu Geziciler ve Gezici olmayanlar diye bölmeye çalışıyorlar” diyen Akdeniz, "Kimdir bu Geziciler?" diye soranlara yanıt verdi:

“Geziciler evinden, gecekondulardan sürülüp şehrin dışına atılan, AKP, MHP'ye ve diğer partilere oy vermiş emekçilerin kent haklarını savunanlardır. Emek ve meslek örgütleridir, mimar ve mühendislerdir, şehir plancılarıdır. Kent hakları kadar insan haklarını savunanlardır. Dolayısıyla Gezi’nin değerleri Gezi’ye bütün gövdesi ve birikimi ile katılan emek ve meslek örgütleri başta İstanbul olmak üzere bu ülkenin tekeller tarafından, 5'li çeteler tarafından yer altı ve yer üstü kaynaklarının yağmalanması, kentlerin betonlara çevrilmesi, kapitalist şirketlerin palazlanmasına karşı mücadele verdiler. Bugün üniversitelerimizde okuyan gençler, yüksek lisans yapanlar, mimar ve mühendislik fakültelerinde master yapanlar nasıl bir ülkede bilimi, mesleği icra edecekler? Burada açıkça yapılmak istenen gözdağı vermektir. ‘Siz durun, uluslararası tekellere, yerli şirketlere karşı çıkmayın, talana, yağmaya karşı çıkmayın. Çıkarsanız, mesleki birikiminizi şirketlerin çıkarına değil halkın çıkarlarına kullanırsanız işte o zaman adliye koridorlarında sürünmekten kurtulamazsanız. İşte o zaman demir parmaklıklar ardında ömür çürütmekten kurtulamazsınız’. Gençlere vermek istedikleri mesaj da budur ama tarih egemenlerin, ezenlerin tarihinden ibaret değildir. Tarih, halkın değerlerini ve çıkarlarını savunanların tarihidir aynı zamanda ve bu arkadaşlarımız Mücella ablamız, Can ve Tayfun arkadaşlarımız elbette tarihe böyle yazılacaklardır.”

İKTİDARIN SEÇİM HAMLELERİNE YANIT: İZİN VERMEYECEĞİZ

Akdeniz, Canan Kaftancıoğlu’nun cezasının onanarak siyasi yasaklı duruma getirildiği kararı da hatırlatarak şunları söyledi:

“Canan Kaftancıoğlu’na konulan siyasi yasak bir kırılma noktasıdır. Daha önce Genel Başkan Yardımcımız Umut Yeğin’e bunu yaptılar. HDP’ye yönelik provokasyonlar kırılma noktasıdır. Öyle anlaşılıyor ki Türkiye olağanüstü hal koşullarında bir seçime süreklenmek isteniyor. Daha önce denediler; baroların yapısını değiştirmeye çalıştılar, meslek örgütlerine müdahale etmeye çalıştılar, Türk Tabipleri Birliğini hedefe koydular. Bütün bunlar halka gözdağı vermek için, bütün bunlar kendi saltanatlarını zor ve baskı yoluyla sürdürebilmek içindir. Elbette dik duracağız, elbette en güçlü şekilde bu mücadeleyi büyüteceğiz. Asla ama asla faşizmin kurumsallaşmasına izin vermeyeceğiz. Arkadaşlarımızın haksız, dayanaksız ve hukuksuz bir biçimde ağır hapis cezalarına çarptırılmasına izin vermeyeceğiz. Bu yüzden tıpkı Gezi günlerinde söylediğimiz gibi bu daha başlangıç, mücadeleye devam…”

Emek Partisi heyetinin 'Gezi İçin Adalet Nöbeti'nin ziyareti esnasında çekilmiş bir fotoğraf.

Fotoğraf: Meltem Akyol/Evrensel

Akdeniz’in ardından nöbete katılan diğer kurumların temsilcileri söz alarak Gezi’ye ve adalet talebine sahip çıkacaklarını ifade etti. (İstanbul/EVRENSEL)

Evrensel'i Takip Et