6 Temmuz 2022 14:51
/
Güncelleme: 14:14

Krizin faturasını öğrenciler ödemeyecek!

Biz öğrenciler, geleceğimizi inşa etmeye odaklanmamız gereken zamanda enflasyonun altında ezilmek istemiyoruz, ezilmeyeceğiz. Krizin faturasını bizler ödemeyeceğiz!

Krizin faturasını öğrenciler ödemeyecek!

Fotoğraf: Pexels

Sare

ODTÜ

Ben, Faika Demiray Yurdu’nda kalan bir hazırlık öğrencisiyim. Ekonomik kriz ve enflasyonun etkisiyle dönem başında yemekhane ücretine gelen zamların ardından, bu sefer de yurt ücretlerimiz zamlandı. Yeni eğitim-öğretim döneminde yurt ücretlerinde iki katına kadar ulaşacak zam olacağı konuşuluyordu. Bazılarımızın yurtlarına asılan eylül ve ekim ücretleriyle alakalı bilgilendirmelerle bu konuşulan zamlar kesinleşti. Kira ücretlerine bile yapılan zamlardaki hukuki sınırı kat be kat aşan bu zam, tam anlamıyla dudak uçuklatan cinsten bir zam.

Aylık ücreti 365 TL olan yurdumuzun 35 günlük ücreti 735 TL oldu. Yapılan zammın yanında yeni gelen kuralla birlikte eylül ve ekim ayının ödemesinin 1 Ağustos’a kadar yapılması isteniyor. Bu kuralın biz öğrencilerin maddi durumu düşünülmeden oluşturulduğu çok açık. Bizler zaten önce haziran ve temmuz ayı ücretini, ardından bir ay bile geçmeden yaz okuluna kalan öğrenciler olarak yaz okulu harcını ve beraberinde bu dönemde kalacağımız yurdun ücretini ödemek zorundayız. Yeni gelen kuralla birlikte bu ödemeye yeni dönemin zamlı yurt ücreti de ekleniyor. Bu da yaz okulu döneminde bir öğrencinin cebinden, sadece okul için, toplamda iki bin lirayı aşkın para çıkacak demek oluyor.

ÜCRETLERİN BURSLARLA HİÇBİR PARALELLİĞİ YOK

Biz öğrenciler için bu para rahatça cebimizden çıkabilecek bir para değil. Çoğumuz kriz koşullarında çalışarak ailelerimizden yardım almadan ya da cüzi miktarda yardım alarak devletten aldığımız 850 TL olan bursla ay sonunu getirmeye çalışıyoruz. Aldığımız burslarla hiçbir paralelliği bulunmayan bu zamlı ücretlerin günümüz şartlarında bir öğrenci tarafından ödenmesi mümkün değil. Kaldı ki bu durum ailesinden maddi destek alan öğrenciler için de geçerli. Bu ekonomik koşullarda asgari ücretle geçinmeye çalışan aileler bir yana dursun, çift maaşla geçinen memur ailelerin bile geçinemediğini rahatlıkla görüyoruz.

ENFLASYONUN BEDELİ ÖĞRENCİYE ÖDETİLİYOR

Biz öğrencilerin aldıkları burslarla kültürel aktivitelere katılıp, kendini geliştirecek girişimlerde bulunması gerekirken geçim derdine düşüyoruz. Bu ekonomik koşullar düşünüldüğünde alternatif bir barınma yolu olarak eve çıkmak da imkânsız görünüyor. Kira fiyatları da almış başını gitmiş bir vaziyette. Artan enflasyonun bedeli hayat rüzgârında yeni yeni ayakta kalmaya çalışan biz öğrencilere ödetilmeye çalışılıyor. Ancak biz bu noktada bu durumu yönetimin vicdanına bırakıp yolumuza bakmanın ya da bu denli bir zammı normalleştirmenin aksine zamların hayatımızı nasıl etkileyeceğini ve asla normal olmadığını vurgulayan bir dayanışma sağladığımız takdirde başarılı olabiliriz. Kaldığım yurttaki diğer arkadaşlarımla da bu konuda aynı fikirde olduğumuzdan, Faika Demiray Yurdu öğrencileri olarak diğer yurtlarla bir araya gelip sonrasında neler yapılabileceğine dair konuşmanın daha iyi olacağını düşünüp çağrıda bulunduk. Bu süreci güçlü bir dayanışma sağlamadan, hep beraber olmadan aşmak kesinlikle mümkün değil. Biz öğrenciler geleceğimizi inşa etmeye odaklanmamız gereken zamanda enflasyonun altında ezilmek istemiyoruz, ezilmeyeceğiz. Krizin faturasını bizler ödemeyeceğiz!

Evrensel'i Takip Et