8 Temmuz 2022 11:20
/
Güncelleme: 10:25

Yeni e’nin temmuz sayısı: Suat Derviş’i Nasıl Hatırlamalı?

Yeni e Dergisi 68. sayısının dosya sayfalarını “Yazdıkları ve Yaptıklarıyla bir Aydın: Suat Derviş’i Nasıl Hatırlamalı” başlığıyla Suat Derviş’e ayırdı.

Yeni e’nin temmuz sayısı: Suat Derviş’i Nasıl Hatırlamalı?

yeni e dergisi temmuz kapağı

Ölümünün 50. yılında başta İthaki Yayınları’nın değerli ve titiz yayıncılığının yanı sıra hakkında yazıp tartışan pek çok akademisyenin ve okurlarının da ilgisi sayesinde Suat Derviş bugün başka bir görme biçimi ile yeniden okunuyor. Yeni e Dergisi de 68. sayısının dosya sayfalarını “Yazdıkları ve Yaptıklarıyla bir Aydın: Suat Derviş’i Nasıl Hatırlamalı” başlığıyla Suat Derviş’e ayırdı.

Dosyanın açılış yazısında Sevda Karaca, “Olan Şeylerin Romancısı Suat Derviş’i Hatırlamanın Mahiyeti”ni tartışmaya açıyor. Derviş’in gazete yazıları ve tefrikalarından başlayıp sözü Bu Roman Olan Şeylerin Romanıdır’a getiren Karaca, bu romanın kadın emek tarihi için önemine değiniyor. Karaca, Suat Derviş’in yeniden keşfi sürecinde onun belli özelliklerinden arındırılıp içi boşaltılmış ya da köşeleri yontulmuş bir ikon haline getirilmesine sebep olabilecek olası tehlikelere de dikkat çekiyor. Nükhet Eren “Sınıf Atlama Çabasında Bir Perihan” yazısında Aksaray’dan Bir Perihan romanını kahramanın sınıf atlama çabası ve bu uğurda yaptıkları üzerinden ele alırken Nilüfer Altunkaya, “Hapishane Avlusundan Dip Akıntısına Ankara Mahpusu” başlıklı yazısında Ankara Mahpusu romanını aşkı farklı boyutlarıyla ele alması ve yalnızlık temasının bir dip akıntısı olarak kendini hissettirmesi üzerinden inceliyor. İncelenen bir diğer eser ise Fatma’nın Günahı. Hülya Soyşekerci, “Suat Derviş’in Fatma’nın Günahı Adlı Romanında Otobiyografik, Gotik, Romantik ve Psikolojik Unsurlar” yazısıyla romanda farklı izler sürüyor. Derviş’in en az romanları kadar etkileyici olan öyküleri, Kadir Yüksel’in “Öyküleriyle Suat Derviş” başlıklı yazısıyla ele alınıyor. Dosyanın son yazısı ise Eren Aysan’ın, Fosforlu Cevriye’yi türün sınırlarını zorlasa da melodrama edebiyatının iyi örneklerinden biri olarak değerlendiren “Fosforlu Cevriye’de Melodramatik Örgü” başlıklı yazısı.

Dergi, 10 Mayıs’ta kaybettiğimiz ve derginin de daimî yazarlarından ve dostlarından olan Ahmet Say’ı anan iki yazıyla açılıyor. Rojhat Turgut, anı-biyografi kitaplarından yola çıkarak kaleme aldığı “Çiçek Açmış Bir Kadim Ağaç: Ahmet Say İçin Anılardan Bir Portre Denemesi” başlıklı yazısıyla, Kadir Yüksel ise “Ahmet Say’ın Yazınsal Evreni” başlıklı değerlendirmesiyle Say’ın yaşamına ve yapıtlarına ışık tutmak üzere dergi sayfalarındalar. Arda Erkara ve Ekim Deniz Akarslan birlikte kaleme aldıkları “Don Kişot Balesi”nde eseri hem konu hem de kareografisiyle ele alıp, romanla ve diğer bale eserleriyle de kıyaslayarak değerlendirirken Zehra Özöcal “AKP Sanata Düşman mı?​” başlıklı yazısında hem son dönemlerdeki konser ve etkinlik yasakları başta olmak üzere sanata yönelen “düşmanca” girişimlere hem de öte yandan AKP tarafından düzenlenen kültür etkinliklerine dikkat çekerek bu ikili durumu tartışıyor ve okuru, AKP’yi aslında temsilcisi olduğu kültür ve sanat düşmanı sınıfın bir icracısı olarak ele almaya çağırıyor. Ayhan Aydoğan ise “Sovyetler Birliği’nde Bilim Kurgu; Âşık Veysel, Nâzım Hikmet, Lenin... Bütün Ünlüler Bu Bıçakla Tıraş Oluyordu” yazısıyla SSCB’de bilim kurgu türünün gelişiminden bahsederken Sovyet bilim kurgu ürünlerinin batıdaki örneklerinden ayrılan temel yönünü de tartışıyor. Ulaş Töre Sivrioğlu ise “Barbarlar ve Medeniler” başlıklı yazısında her ne kadar İbrahim Kalın’ın Barbar Modern Medeni adlı kitabını inceliyor olsa da aslında bu vesileyle, “Türkiye’de yirmi yıldır kültürel bir hegemonya kurmak isteyen ama yine kendi deyimleriyle bu çabalarında başarısız olmuş bir hareketin barbarlık-medeniyet ilişkisine dönük düşünsel yaklaşımının analizini yapmak”ta.

Mahmut Derviş (Çev. İsmail Hakkı Suçin), Nansi Eksarhu (Çev. Lale Alatlı), Hristos Tziokos (Çev. Lale Alatlı), Muzaffer Kale ve Tuğrul Keskin şiirleriyle dergide yer alırken, Ohannes Şaşkal, Garbis Cancikyan’dan çevirdiği şiirlerle bizi yeni bir Ermeni şairle tanıştırıyor. Kays Abbas da “Muzaffer Al Nawab: ‘Tabiattaki Son Kuş Gibi’” başlıklı yazıda Nawab’ı ve şiirini anlattıktan sonra çevirdiği birkaç şiir yer alıyor.

Dergide öyküleriyle yer alanlar ve öykü isimleri şöyle: İlyas Tunç “Şapkalar ve Mandalinalar”, Nuri Önder “Çakaralmaz”, Selçuk Ögüten “Oğul Risalesi”, Bernal Aydın “İntihar Süsü Verilmiş Bir Cinayet”.  Bu sayının çizerleri ise Hıdır Murat Doğan, Birkan Bulut ve Ohannes Şaşkal. (KÜLTÜR SERVİSİ)

Evrensel'i Takip Et