Yurttaşlar hayat pahalılığından şikayetçi: 100 TL’nin değeri 3 TL olmuş
İzmir'in Çiğli ilçesinde kurulan semt pazarında görüştüğümüz yurttaşlar pahalılıktan şikayetçi.

Fotoğraf: Aliye Ceylan/Evrensel
Aliye CEYLAN
Songül DURGUN
İzmir
Ülkenin daimi gündemi olan enflasyon rakamları ve zam furyası vatandaşı uzun zamandır nefes alamaz hale getirirken İzmir’in Çiğli ilçesi Evka-2 semt pazarında kiminle konuşsak herkes aynı dertten muzdarip; hayat pahalılığı…
Daha önce tıklım tıkış olan semt pazarı şimdi birkaç insanın alışveriş yaptığı yer haline gelmiş. Tezgahlar bile öncekine nazaran azalmış vaziyette. Hem de bayram zamanı olmasına rağmen.
Bayram alışverişi için ufak tefek şeyler almaya geldiğini söyleyen genç bir kadın, “Maalesef istediğimizi alamıyoruz. Biber 17 lira, mevsiminde olan biberden bahsediyorum. Yarım kilo alabildim. Kabak 19 lira. 20 liradan aşağıya meyve yok, bu nedir ya? 100 TL’nin değeri 3 TL olmuş. Aldığım para hiçbir şekilde yetmiyor, ne yapacağımı da bilmiyorum. Sürekli kredi kartına yükleniyoruz. Neredeyse nakit para görmüyorum. Herkes de öyle yapıyor sanırım” dedi.
KIŞIN DOĞAL GAZ AÇILMIYOR YAZIN KLİMA
Asgari ücretin yeterli olmadığını belirten genç kadın, “Ben asgari ücret 2 bin 800 lira olduğunda daha iyi geçiniyordum. Etimi, sebzemi, meyvemi de alıyordum. Şu an hayatımız ‘O kaç lira, bu kaç lira’ bakmakla geçiyor. İşe git, eve gel, vur kafayı yat, hiçbir sosyal hayat kalmadı. Bir ben değil herkes öyle. Bir kilo meyve alıp evine götüremiyor insanlar. Kışın doğal gazı açamıyordum, şimdi klimayı. Fiyatlar düşmeyecek, asgari ücret 10 bin lira da olsa insanların alım gücü değişmeyecek. İktidar muhakkak değişmeli. Ama nasıl olacak bilmiyorum. Geleceği göremiyorum. Kurtulmak istiyoruz, yaşamıyoruz çünkü artık” diye konuştu.
EMEKLİLERİN DURUMU...
Pazarın daha da içlerine girdiğimizde bir emekli kadının tüm pazarı dolaşıp tezgahları sürekli es geçtiği gözümüze çarpıyor. Yanına gidip tanıştığımızda başlıyor pazar arabasının içini gösterip veryansın etmeye: “100 TL ile geldim pazara, 3 parça aldım 10 TL kaldı cebimde. Bomboş bak pazar arabam. Bir emekli maaşım var, evim kira. Hayata devam etmeye çalışıyorum. Emekli maaşına zam beklentimi karşılamadı. Daha önceye kıyasla daha pahalı bir dönemde olduğumuzu düşünüyorum. Hayat aldı başını gidiyor.”
Emekli Öğretmen Nazım Mengütel de “Bayram öncesi de sonrası da iyi gitmiyor bu hayat şartlarında. Pazar yeri bomboş, tezgahlar bile yok. Allah yönetenlere akıl fikir versin. Maaşlara yapılan zamlar hiçbir derde derman değil. Kiralar 3 bin liradan aşağı değil. Bu vatandaş ne yiyip ne içecek?” dedi.
Bir emekli de ince ince hesap yaptığı halde geçinemediğini belirtiyor ve ekliyor: “Günden güne maaşlar iyice eridi. Artık nasıl yapacağımızı biz de şaşırdık. Her vatandaşın alım gücü hissedilir derecede değişti. Enflasyon yeter ki yükselmesin yoksa aldığımız zamların değeri elimize gelmeden düşüyor.”
‘SON VERİLEN ZAMLARI PAZARA YATIRDIK’
Mahallede kamu çalışanları epey yoğunlukta. Onlardan birine denk geliyoruz. Enflasyon farkının pazardaki fiyatlara yansıdığını belirten kamu çalışanı, “İstediklerimizi maalesef alamıyoruz. Bir yıl önce bugün daha güzeldi. Şimdi her şey daha zor. Son verilen zamları bugün pazara yatırdım gidiyorum. Hiçbir etkisi olmadı. Lafta büyük para gibi görünse de hiçbir faydası olmadı” dedi.
‘ESKİDEN POŞET POŞET ŞİMDİ PARÇA PARÇA’
Pazara alışverişe gelen Yasemin Gamze Saygı da “Bir şeyler alıyoruz çok şükür ama her pazarda 500 lira gidiyor. Hayat pahalılığı çok yıprattı. Almasak da olmuyor. Bir şeyi aldığımız fiyata ertesi gün bulamıyoruz. Market de aynı pazar da. Enflasyon uçtu diyebilirim. Bir yağ bir şeker 1000 TL, maaşlara gelen zamlar gitti. Eskiden poşet poşet alırdık şimdi nerede indirim var, parça parça oralardan alıyoruz. O duruma getirdiler bizi. Bekliyoruz ki enflasyon düşsün, insanlar rahatlasın. Fatura ve kira ödemekte zorlanıyoruz” diye konuştu.
PAZARCILAR: SATIŞLAR İYİ GİTMİYOR
Pazarda çalışanların çoğu bunu ikinci iş olarak yapıyor. Bayram öncesi yurttaş fiyatlardan pazarcılar ise satışlardan memnun değil.
Domates satan Mehmet Aydoğan satışların kötü gittiğini belirterek, “Önceki senelere göre alım gücü yok, bu bizi de etkiledi. Mazot 30 TL olunca domatese de yansıdı. Satışlar yok neredeyse. 35 kasa domates indirdik daha bir kasa satamadık. İnsanlarda para yok, nasıl alsınlar? Vatandaşta neyse bizde de aynı tabii. Faturalar yüksek, zamlar var bir de. Asgari ücrete zam yapılması bir şey değiştirmiyor. Domates 10’du 15 oluyor. Fark eden bir şey olmuyor yani” dedi.
‘MAZOT FİYATLARININ DÜŞMESİNİ İSTİYORUZ’
Aydın’ın İncirovası köyünden pazara satış yapmaya gelen Birsel Sevinç de “Önceki yıllarda satışlarımız daha iyiydi. Önceden 250 TL’lik mazotla geliyorduk. Şimdi 1250 TL oldu. Müşteri alamıyor. Biz kendimiz yetiştirmemize rağmen olmuyor, tüketici ne yapsın. Gübreler bir ton para oldu. İlaçlar, tarlanın suyuydu falan, baya sarsıyor. Fiyatların düşmesini istiyoruz, özellikle mazotun” dedi.
‘EMEKLİ MAAŞIYLA GEÇİNMEK İSTİYORUZ’
10 yıldır pazarcı olduğunu söyleyen Mehmet Rençber’in hırdavat tezgahına doğru gidiyoruz. Kendisi emekli ancak geçinebilmek için pazarcılık yapıyor. Rençber, “Emekli maaşım var, yoksa bir tek pazarcılık yapsam geçinemem. İkinci iş gibi bir şey. Emekli maaşına gelen zamlar yeterli değil. Domates 3 TL idi şimdi 15 TL. Herkes gibi yaşam düzeyinin iyi olmasını, senede bir defa tatil yapabilmeyi vücudumuzu dinlendirebilmeyi istiyoruz. Emekli maaşıyla geçinmek istiyoruz. Ben neden sabahın köründe buraya geliyorum? Çocuklar için çalışmak zorunda kalıyoruz. Alım gücümüzde bayağı fark var. Eskiden 50 TL ile pazara gidiyorduk şimdi 300 TL yetmiyor. O da sadece manav. Peynir falan almak istersen iş değişiyor. Sürekli tüm ürünlere zam yapılıyor. İnsanlar uyanık. Faizler düştü diye kiralara zam yapıyorlar hemen. Her şey parası olanın elinde” diye konuştu.
Evrensel'i Takip Et