Cemevlerine saldırılar | Devrimci Gençlik Dernekleri: AKP medyasının yazdığı hikaye baştan aşağı yalan
Soylu “Cemevlerine saldıranların örgüt bağlantısı var, açıklayacağız" dedi. Yeni Şafak, gözaltına alınanlardan birinin Devrimci Gençlik Derneklerinde faaliyette bulunduğunu iddia etti. DGD yalanladı.

Fotoğraf: DHA
İLGİLİ HABERLER

Alevi kurumlarına yönelik saldırılara tepkiler sürüyor

Alevi kurumlarına yönelik saldırıda bir gözaltı daha

İzmit'te cemevlerinin yasal statüsü ile ilgili madde AKP’li meclis üyelerinin oylarıyla reddedildi

AKP'li Bergama Belediyesi cemevlerine ibadethane statüsü vermedi, Aleviler tepkili

İBB meclisinde, cemevlerinin ibadethane sayılması AKP ve MHP oylarıyla reddedildi
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara'daki cemevlerine ve Alevi kurumlarına yönelik eş zamanlı saldırılara dair “Cemevlerine saldıranların örgüt bağlantısı var, yakında açıklayacağız" açıklaması yaptı.
Süleyman Soylu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Soruşturma derinleşmiş, yeni gözaltılar yapılmış ve eski Türkiye'nin ayak izlerine rastlanılmıştır. Elde edilen tüm bilgiler, yargıya intikal ettirilerek birliğimizi hedef alan bu 'planlı provokasyon' en ağır şekilde cezalandırılacaktır" dedi.
YENİ ŞAFAK'TAN DEVRİMCİ GENÇLİK DERNEKLERİ İDDİASI
AKP'ye yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak, yayımladığı haberinde, saldırılarla ilgili İzmir'da gözaltına alınan Çağdaş Can B.'nin Devrimci Gençlik Dernekleri’nde faaliyette bulunduğunu iddia etti.
Haberde, saldırılarla ilgili ilk gözaltına alınan şahıs olan Ahmet Ozan K.’nın, İzmir'de gözaltına alınan Çağdaş Can B. ile sık sık görüştüğü öne sürüldü. Olay öncesinde Eskişehir’de bulunan Çağdaş Can B.’nin daha sonra İzmir’e hareket ettiği de yazıldı.
DEVRİMCİ GENÇLİK DERNEKLERİNDEN YALANLAMA
Devrimci Gençlik Dernekleri ise bir açıklama yayımlayarak "AKP medyasının yazdığı hikaye baştan aşağı yalandır, tutarsızlıklarla doludur ve 'saldırgan' olduğu iddia edilen bahse konu şahısların da derneğimizle herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır" dedi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Polisin ve AKP medyasının ürettiği yalanlarla derneğimizi hedef alması bizzat saldırının faillerinin hedef şaşırtma girişimidir ve saldırının ardından kamuoyunda AKP iktidarına karşı büyüyen tepkiyi boşa çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu açıdan derneğimize yönelik yalanlara karşı hukuki süreç başlatacağımız bilinmelidir.
Bu ülkede halka karşı işlenen bütün suçlarda olduğu gibi Alevilere yönelik baskı, saldırı ve katliamlarda her zaman devletin parmağı olmuştur. Maraş’ta, Çorum’da, Malatya’da, Gazi Mahallesi’nde ve Sivas’ta; Alevilere yönelik gerçekleşen her saldırı egemen güçler tarafından organize edilmiş ve hayata geçirilmiştir.
Biz bu yalanlarla ilk kez karşılaşmıyoruz. 1955 6-7 Eylül saldırıları sırasında Demokrat Parti iktidarı tarafından organize edilen çeteler Rumları hedef almış ancak saldırının ardından iktidar basınında çıkan 'Komünistler yaptı' haberlerinin ardından gerçek suçlular değil ilerici ve devrimci aydınlar tutuklanmıştı. Maraş ve Çorum katliamlarının ardından saldırılara karşı direnen devrimci güçler, Sivas Katliamı’nın arkasından Aziz Nesin, Gazi ve Ümraniye Katliamı’nın arkasından ise saldırılara karşı direnen mahalle halkı suçlu ilan edilmiş, 2011 yılında Balyoz kumpas davasında yargılanan korgeneral Ziya Güler’in THKP-C üyesi olduğu bile iddia edilmişti. Kirli tarihleri gösteriyor; suçlular da hedef şaşırtanlar da her zaman aynıdır.
Devrimci, demokrat, yurtsever ve ilerici kamuoyunu uyarmak istiyoruz. Devrimci bir örgütlenmenin bu şekilde hedef alınması tesadüf değildir. Yakın gelecekte AKP eliyle organize edilecek daha geniş çaplı saldırı ve provokasyonlar için bir ön alma ve hedef şaşırtma hamlesi ve olası bir seçim sürecinde bu türden saldırıların 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 sürecinde olduğu gibi artarak devam edeceğinin göstergesidir. Bu nedenle bu ve benzeri girişimlere karşı ciddiyetle yaklaşılmalıdır."
SOYLU DAHA ÖNCE NE DEMİŞTİ?
Soylu, 21 Mayıs'ta 2021'de Habertürk'te katıldığı bir programda "Bizim dönemimizde Necip Hablemitoğlu, ki o da FETÖ işidir, faili meçhul cinayet var mı? Biz terörle mücadele ediyoruz. 4,5 yıldır İçişleri Bakanlığı yapıyorum. İç güvenlikle ilgili terörle mücadele meselesi bizim uhdemizde. Boş kağıda imza atmaya hazırım. Terörle mücadelede bu başarının altında gayri hukuki, beyaz toros, insanlara işkence, faili meçhul cinayetler eğer varsa bana getirin boş kağıda imza atayım ve buradan çıkayım." ifadelerini kullanmıştı.
İnsan hakları örgütleri Soylu'nun açıklamasına tepki göstermiş, zorla kaybetmeler ile Roboski Katliamı, Suruç, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı gibi pek çok büyük katliamlar hatırlatılmıştı.
Sivas’ta Madımak Oteli’nde 33 aydının yakılarak öldürüldüğü katliamın üzerinden ise 29 yıl geçti. Yaşanan onca katliam gibi Sivas katliamının da gerçek sorumlularının açığa çıkarılıp hesap sorulması engellendi. İnsanlığa karşı suç sayılmadığı için zamanaşımı uygulanan katliamın aydınlatılması ve tüm sorumluların cezalandırılması talebiyle mücadele sürüyor. (HABER MERKEZİ)
Evrensel'i Takip Et