18 Eylül 2022 17:15
/
Güncelleme: 20:44

Ali Babacan il binasının açılışına katıldı: Heyeti kalabalık, Dersimliler elle sayılabilecek kadar azdı

Orhan KURUL

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin il binasını açmak üzere Dersim'e geldi. Babacan'ın söyleyeceklerini dinlemek üzere il binası önüne gittim. Açılış öncesi konuşan Babacan'ı dinleyen kişi sayısının azlığı dikkat çekiciydi. 100'e yakın kişi Babacan'ı platform önünde dinledi ancak dinleyenlerin çok büyük kısmı Dersimli değildi. Malatya, Elazığ, Bingöl, gibi yakın illerden gelen isimler ve Babacan'ın heyetinden isimler kalabalık, Dersimliler elle sayılabilecek kadar azdı. Zaten çok küçük olan alan boş görünmesin diye görevliler tarafından sık sık  'canlı yayın duyurusu yaptık, alana geçelim' duyurusuyla 'doldurulmaya' çalışıldı.

SIK SIK DERSİM DEDİ

Babacan konuşmasında sık sık Dersim diye hitap etti. Babacan'ın konuşması başlamadan önce sahneden yapılan anonslarda 'Dersim, Dersimliler' vurgusu Babacan'ın da bu dili kullanacağına işaret ediyordu. Babacan'ın konuşmasında  “Kürt meselesini de Alevi meselesini de çözmenin tam zamanıdır”, “Alevilerin kamuda istihdamının önündeki fiili engellerden çok rahatsızız”, “Cemevlerine, camilere tanınan maddi ve diğer hakların tamamını tanıyacağız" vurguları öne çıkan kısımlardı.

Ali Babacan'ın Dersim ziyareti

Fotoğraf: Orhan Kurul/Evrensel

EŞİT VATANDAŞLIK HUKUKU

Babacan, Kürt sorununu ve Alevi sorununu çözmek için 'cesur olmak' gerektiğini söylerken "Biz; neyin hak, neyin imtiyaz olduğunu çok iyi biliriz. Hiç kimse için hiçbir imtiyaz da istemiyoruz. Biz sadece hakkın terazisinde eşitlenmeyi hedefliyoruz. ‘Eşit vatandaşlık’ hukuku diyoruz." diye konuştu.

1938'E ATIFTA BULUNDU '38 DİYEMEDİ

 "Dersim, tarih boyunca ayrımcılığa, haksızlığa maruz kaldı. Bunu çok iyi biliyorum. Sözü yasaklayarak acıları saramazsanız. Sorunları inkâr eden, o sorunu hiçbir zaman çözemez.” cümlesini kullanarak üstü kapalı 38'de yaşanan katliama atıfta bulundu ancak 38 diyemedi.

"ALEVİLERİN KAMUDA İSTİHDAMIN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ BİLİYORUM"

Dersim'in Alevi kimliğinden kaynaklı sık sık, Alevilerin sorunlarından bahseden Babacan, "Herkes kendi inancını, yaşam tarzını nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşayacak. Devletin görevi insanların inancına, yaşam tarzına şekil vermek değil.” dedi. Alevilerin kamuda istihdamının önünde fiili engeller olduğunu ve bunları bildiklerini söyleyen Babacan  "Hiçbir vatandaşımızın, devlette işe girerken, terfi alırken, üst düzey yönetici olurken ayrımcılığa uğramasına izin vermeyeceğiz.” diye konuştu. Babacan, Alevilerin cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması talebine dair de  "Devlet camilere nasıl destek veriyorsa, aynısı cemevlerine uygulanacak" vurgusunu yaptı.

Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2014 yılında  kullandığı "Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır" cümlelerini, Erdoğan'ın ismini ağzına almadan şu şekilde hatırlattı; "Biz; Diyarbakır’da Dicle’nin kenarında kuzuyu hatırlayan, Ankara’ya dönünce kurdun yanı başında hizaya girenlerden olmadık"

Konuşmasının ardından, il binasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Babacan, açılış konuşmasında hiç değinmediği 'Altılı masa'ya çokça yer ayırdı.

"HENÜZ BİR ADAYLIK DEĞERLENDİRMESİ YAPILMADI"

6'lı masanın henüz bir ittifak olmadığını, bir ittifak hedefiyle oluşturulduğunu söyleyen Babacan, adaylık tartışmalarına dair de "Henüz bir adaylık değerlendirmesi yapılmadı" dedi. Babacan, 6'lı masanın  çalışması gereken konular olduğuna değinerek "Geçiş sürecinin yol haritası" vurgusunu sık sık yaptı. Bu çalışmalar bitmeden, cumhurbaşkanlığı adaylığının belirlenmesinin de doğru olmadığını sözlerine ekledi. Babacan, 6'lı masanın seçim dışında ortak ilkelerinin olmadığını belirterek  "Ortak dili oluşturamadık. Ortak dili oluşturmadan ortak aday işi de zor olur. Ortak dili oluşturamadan ortak adayı belirlemeden, temel mesellelere dair kendisine yöneltilecek sorulara ne diyecek. Ortak adayın bir seçim beyannamesi gibi çalışılması gerekiyor. Geçiş sürecinin yol haritasını belirmeden ortak adayı belirlemenin doğru olduğunu düşünmüyoruz" dedi.

'HDP İLE AÇIK DİYALOG KANALLARIMIZ VAR'

HDP ile ilişkilerine dair de konuşan Babacan HDP'yle açık diyalog kanallarının olduğunu ancak henüz bir işbirliği alanlarının olmadığını söyledi. Babacan, İyi Parti'nin HDP'ye yönelik söylemlerine dair kendisine yöneltilen soruyu  "Başka partilerin tutumuna dair, bir şey söylemek doğru olmaz" diye  cevapladı.

"ANADİLİ TEMEL BİR İNSAN HAKKIDIR"

İl binalarına asılmış ve Zazaca yazılan tabelada "Sima Xer Ame" (Hoş geldiniz) yazıldığını da söyleyerek anadilinde eğitimin önündeki engelleri hatırlatıp kendisine yönelttiğim soruya dair Babacan "Anadilde eğitim parti programında çok açık yazıyor. Detaylı çalışmalar yaptık. Anadilin temel bir insan hakkı olduğunu söyledik. Anadili doğuştan gelen bir hak,  kısıtlanması doğru şey değil. Gelişmesi ve öğretilmesi ve yaşatılması için gerekli adımlar atacağız" cevabını verdi.

"İLLERİN İSİMLERİNE İLİŞKİN KARARI ORADA YAŞAYANLAR BELİRLEMELİ"

Belediye meclisinin, belediye binasına 'Dersim Belediyesi' tabelası asma kararının valilik tarafından engellendiğini ve mahkemenin de jet hızla yürütmeyi durdurma kararı verdiğini hatırlatarak, Dersim isminin iadesi hakkında ne düşündüğü soruma da şu cevabı verdi Babacan: "Bu topraklarda çok acılar yaşanmış. Prensip olarak illerimizin isimlerine ilişkin kararın orada yaşayan insanların iradesiyle belirlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Daha önce Siirt'e gerçekleştidiğimiz bir gezide Tillo ilçesini aradık. Adı değiştirilmiş. Aydınlar yapmışlar, yüzlerce yıllık Tillo'nun adını değiştirip Aydınlar yapmışlar! Bunu değiştirince tarihini, kültürünü değiştiremiyorsun"

Babacan il binasının açılışının ardından, Dersimspor'u ve Cemevi'ni de ziyaret etti.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

‘Onaylamadığımız taslağı masaya koymayın’

‘Onaylamadığımız taslağı masaya koymayın’

Toplu sözleşme sürecinde olan kamu işçilerinin, Türk-İş ve Hak-İş yöneticilerinin üzerinde anlaştığı sözleşme taslağının kendilerinden gizlenmesine tepkisi büyüyor. Bu hafta hükümete sunulması beklenen taslağın onayları alınmadan masaya konmamasını isteyen işçiler, “Biz mücadele etmezsek sözleşmenin sonu belli” diyor.

72 bin 88 TL: Türk-İş’in yoksulluk sınırı

30 bin TL: Kamuda ortalama ücret

58 bin 200 TL: Türk-İş ve Hak-İş’in istediği zamlı ücret

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et