Doç. Dr. Kalafat: Fay parçası ana depremde kırıldı; daha büyük bir deprem olma olasılığı düşük
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nden Doç. Dr. Doğan Kalafat depremle ilgili; "8 Km uzunluğundaki fay parçası ana depremde kırılmıştır. Daha büyük deprem olasılığı riski çok düşüktür” dedi.

Fotoğraf: Evrensel
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem ve Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Doç. Dr. Doğan Kalafat Düzce depremine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Depremin büyüklüğünü 6 olarak verdik. Ana şok sonrasındaki süreç bizim için olumludur. Artçıların zaman içerisinde hem büyüklükleri hem de sıkılıkları azalarak devam edecektir. 8 kilometrelik uzunluğundaki bu fay parçası ana depremde kırılmıştır. Enerjisi boşalmıştır. Bunun dışında orada daha büyük bir deprem olasılığı riski çok düşüktür." dedi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem ve Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Doç. Dr. Doğan Kalafat, Düzce depremini değerlendirdi.
DHA'da yer alan habere göre, Doğan Kalafat, "Orta büyüklükte yaşanan bir deprem oldu. Depremin büyüklüğünü 6 olarak verdik. Depremin kaynağı Sarıdere Köyüne çok yakın. Bu bölgede bildiğiniz üzere Kuzey Anadolu Fayı’nın ana segmentleri kuzeyde ama güneyde de bu depremin olduğu yerde tahliye kırıklar tabir ettiğimiz zon içerisinde kalan küçük parçalar var. Bunlar aktif değil. Bu deprem o bölgede olan doğu-batı doğrultudaki kırığın çalışması sonucunda meydana gelmiştir. Ana şok 6 büyüklüğündedir. Ana şok sonrasındaki süreç bizim için olumludur. Artçılar gayet güzel devam etmekte. Artçıların zaman içerisinde hem büyüklükleri hem de sıkılıkları azalarak devam edecektir. 8 kilometrelik uzunluğundaki bu fay parçası ana depremde kırılmıştır. Enerjisi boşalmıştır. Bunun dışında orada daha büyük bir deprem olasılığı riski çok düşüktür" dedi.
Bugün de 40’a yakın artçı olduğunu ve takip edildiğini belirten Kalafat şunları söyledi;. "En yakın yerleşim yeri olan Sarıdere Köyü olduğu için muhtemelen eğer kerpiç evler varsa bunlarda hasar olabilir. Onun dışında normalde depreme dayanıklı binalarda hasar beklenmemesi lazım. Vatandaşlarımızın artçı süreçlerini panik yapmadan sakin bir şekilde karşılamaları gerekir. Benim de edindiğim bilgilerde özellikle vatandaşlarımız panik yaptığından dolayı yaralanmalar var. Halen deprem bilinci maalesef tam manasıyla oluşturulamadı. Dolayısıyla vatandaşlarımız deprem anı ve sonrasında panik halinde oluyor."
"DÜZCE’DE YAŞANAN DEPREM İSTANBUL’U ETKİLEMEZ"
Doç. Dr. Doğan Kalafat şöyle devam etti: "İstanbul depremini takip ediyoruz. Bildiğiniz gibi Marmara’da iki sismik boşluk var. Sismik boşluğun hangisinin kırılacağına daha bilmiyoruz ama Marmara Bölgesi’ndeki 7 il ve ilçelerin tamamı bu depremlerden etkilenecek. Marmara Bölgesi’nde yaşayan vatandaşlarımızın deprem bilinci yüksek bir toplum haline gelebilmesi lazım. Düzce’de yaşanan deprem İstanbul’u etkilemez. Bu deprem Kuzey Anadolu Fayı’nın ana parçası üzerinde olan bir deprem değil. İstanbul için beklediğimiz Kuzey Anadolu Fayı’nın ana parçalarında olması."
TÜYSÜZ: BÖLGEDE DAHA BÜYÜK DEPREM BEKLENTİMİZ YOK
İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz Düzce'nin Gölyaka depreminin hemen ardından HaberTürk canlı yayına katıldı. Tüysüz yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
" Bu deprem de 17 Ağustos'ta kırılan fayın ucunda meydana gelen bir deprem. Oldukça sığ. Sığ olması depremin yüzeyde şiddetli hissedilmesini sağlayan bir faktör. 6 büyüklüğü yıkıcı bir depremdir.
Zeminin de çok iyi olmadığını dikkate aldığımızda hasar beklentisi vardır. Şu ana kadar gelen depremlerde şok şükür can kaybı yok. Sürpiz sayılabilir. 17 Ağustos'tan sonra bu bölgede bu ölçüde bir deprem beklenmiyordu.
Bu tetiklenmiş bir deprem olarak varsayılabilir ama bölgede daha büyük bir beklentimiz yok. 5 büyüklüğüne kadar artçıların olması mümkün. Gelen artçılarda hasar görmüş binaların daha çok hasar görmesi mümkün.
SÖZ BİLİR: BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİNİ TETİKLEMEZ
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Merkezi Öğretim üyesi Prof. Hasan Sözbilir de depremin beklenmedik bir yerde gerçekleştiğini söyledi. Sözbilir, 99 depreminde kırılan fayın ucunda yaşanan depreme ilişkin şöyle konuştu: "O bölgede birçok kırılmamış fay var. Ama şu anda depremin olduğu yer bu fayların hiçbiri değil. Kırılmanın beklendiği fayın üzerinde gerçekleşmedi bu deprem. Şu anda depremin merkezinin olduğu yer Gölyaka'nın kuzeyinde Sarıdere denen bir yer."
Beklenen büyük bir depremi tetikler mi sorusuna ise Sözbilir, "Hayır" yanıtını verdi.
NACİ GÖRÜR: RİSKLİ BÖLGE OLARAK DÜŞÜNÜLMELİDİR
Bilim Akademisi üyesi jeolog Prof. Dr. Naci Görür, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Sarıdere-Gölyaka/Düzce’de 6,0 deprem oldu. 1999 depremleri KAF’ın bu kesimini Bolu Tüneline kadar kırmıştı. Biz bu hattın Bolu kesiminin de kırılmasını beklediğimize dair bir tweet atmıştık.Bugünkü deprem muhtemelen Gölyaka-Sarıdere arasında kırılmamış KD-GB uzanımlı kısımda oldu" dedi.
Görür yaptığı ikinci paylaşımında uyarıda bulunarak, "Arkadaşlar, Düzce’de olan bugünkü deprem ile bu yörede enerjinin büyük ölçüde boşaldığını düşünüyorum. Ancak Bolu Dağı Tüneli ile Bolu güneyi arasında, KAF’a bağlanan hat henüz kırılmadığı için bu kesim riskli bölge olarak düşünülmelidir. Sevgiyle" ifadelerini kullandı.
PROF. DR. SERTÇELİK: TETİKLEYİCİ DEPREM DEĞİL
DHA’ya konuşan Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fadime Sertçelik, Düzce'de meydana gelen depremin tetikleyici nitelikte olmadığını belirterek, "Olası bir Marmara depremine baktığınızda bu fayın Marmara Denizi içerisinden geçen bir kolu var, bir de Bursa üzerinden geçen bir kolu var. Üstteki kuzey kolu alttaki güney kolu. Güney kolu hiç çalışmadı. Güney kolu, Bursa üzerinden geçen bir kol ve o bölgede de bir deprem üretebilir bu fay. İster kuzey ister güney kolunda olsun, büyük bir deprem, zaten bölgeyi çok etkileyecek. O nedenle bu bölgeye biz hepimiz gözlerimizi dikmiş vaziyetteyiz. 'Bu deprem, o depremi tetikler mi?' konusunda büyüklük olarak ve uzaklığa baktığımızda tetikleyici nitelikte bir deprem değil ama diğer taraftan da Marmara'ya bakarken kesinlikle doğuyu da kaçırmamalıyız. Doğu Anadolu fayında da son yüzyılda büyük bir deprem olmadı. O fayın da 580 kilometre uzunluğunda ve üzerinde büyük bir sürü şehirlerimiz var" dedi.
Düzce depreminin birçok ilde hissedildiğini de dile getiren Prof. Dr. Sertçelik, şöyle konuştu: “Depremin olduğu yer nüfusun yoğunluğu olduğu bir yer. Biz ülke olarak aslında depremi öğrendik. En küçük sarsıntıda artçılarda dahi hisseder vaziyetteyiz. Çok büyük coğrafyada hissedilmesinin nedeni, yüzeye çok yakın olması. Bizim ülke olarak bir dezavantajımız da o. Türkiye'de meydana gelen depremler, sığ depremler. Sığ depremler dediğimiz 10-15 kilometre, akademik bilgi olarak 60 kilometreye kadardır. Türkiye'deki depremlere baktığımızda 15-20 kilometreden daha derinde depremler olmuyor. Dolayısıyla enerji direk binalara ve bizlere iletiliyor. Biz çok hissediyoruz. Japonya'da ya da dünyanın başka ülkelerinde deprem yerin 100-150 kilometre civarında oluyor ve çok daha az hasarla depremler atlatılırken bizim maalesef öyle bir dezavantajımız var. Bu fayların özelliği."(HABER MERKEZİ)
Evrensel'i Takip Et