1 Şubat 2023 06:00

İktidarı değiştirelim! Ama nasıl, hangi yolla? 

Parasız, bilimsel, demokratik bir üniversitede okumamız, bunun olanaklarının yaratılması, seçimlere kadar ve sonrasında da bu gücü büyütmemizle mümkün. 

İktidarı değiştirelim! Ama nasıl, hangi yolla? 

Fotoğraf: Pixabay

Hacettepe Üniversitesi öğrencisi 

Ülke gündeminin hayatımıza getirdiği heyecanlar saymakla bitmiyor. Bu aralar muhtemelen her üniversitede olduğu gibi Hacettepe Üniversitesinde de gündem seçimler. Erken seçim, ittifaklar, “tek- adamlar”, bilinmeyen adaylar, zamlar, yatlar, katlar... Bu sırada “Biz geleceğiz siz karışmayın!” diyen 6’lı yuvarlak bir masa. Biz bu üç büyükler misali bayağılaşmış partilerden ve onların siyasetinden birazcık sıkıldık sanki.  

Çoğu öğrenci de bunları konuşmaktan, bu değerlendirmeleri yapmaktan oldukça sıkılmış durumda. Bunun kendi işi olmadığını düşünüyor ve seçimlerde bağrına taş basarak “6’lı masaya oy vereyim de bu çile bitsin” diyor. Sonuçta bugün şikâyet ettiğimiz, böylesini yaşamak istemediğimiz tüm durum da içinde yaşadığımız sistemden ve tek adam iktidarından kaynaklanıyor. Yemekhane zammından kayyum rektörlere, ekonomik krizden seçim güvenliği endişesine kadar tüm bu kaygıların temeli bir noktada birleşiyor.  

Ancak örneğin bugün üniversitemize dair bir sorunu tartıştığımızda birçok arkadaşımız iktidar gitmeden bu sorunların hiçbirinin çözülmeyeceği görüşüyle yaklaşıyor birçok konuya. O sebeple de harekete başlamanın ilk durağı olarak seçimleri görüyor. Elbette seçimlerde Erdoğan iktidarının gitmesi durumunda her şey olmasa bile birçok şey değişecektir. Ama yolun başlangıcı neden bugün olmasın? 

KARŞISINDA OLMAK EYLEME GEÇMEKTİR 

Bizim bugün yapmamız gereken yalnızca başımızdaki kara bulutu defetmek değil aynı zamanda elimizdeki olanakları en doğru şekilde değerlendirmektir. 20 yıl boyunca ülkeye çöken kara buluttan sonra güneşi açtıracak olan, belirleyici olan maalesef ki yuvarlak masa değil bizim mücadelemizdir. Bugün biz gençlerin haklarına ve yaşamlarına tek adam iktidarının saldırıları, üniversitelerin özerkliğine yapılan müdahaleler, KYK burslarının yetersizliği, yemekhanelerdeki yemeklerin giderek kötüleşmesi ve buna rağmen yapılan zamlar ve sosyal hayatımızın yok oluşu... Bu sorunları yaşayanlar olarak bunları ifade etmek, tüm bunların karşısında olmak müdahale etmek demek. Parasız, bilimsel, demokratik bir üniversitede okumamız, bunun olanaklarının yaratılması, seçimlere kadar ve sonrasında da bu gücü büyütmemizle mümkün. 

Örneğin yarıyılda gelen yemekhane zammı ile Hacettepe’de sabah kahvaltısı 7,5 TL, öğle ve akşam yemeği 8,5 TL oldu. Önceden 6 liraya yediğimiz ve gittikçe niteliksizleşen yemekleri artık daha pahalıya yiyeceğiz. Görünürde bazılarımız için basit bir rakam da olsa aslında farklı boyutlardan bakarsak bizi ne kadar etkilediğini daha net görebiliriz. 

Öncelikle Hacettepe en çok ödenek alan üniversitelerden biri, bu da demektir ki biz bu yemeklere ücretsiz erişebiliriz. Diğer bir yandan KYK bursu ile okulda 3 öğün yersek yurt parasını yatıramıyoruz. En temel haklarımız olan yemek ve barınma hakkımız da böylece ayaklar altına alınıyor. İşte sorunlar bu kadar büyümüş ve hayat çekilmez hale gelmişken kendi sözümüzü söylemenin, küçük büyük demeden haklarımız için mücadele etmenin, iktidarın değişmesini sağlayacak o büyük değişimin adımlarını atmanın tam zamanı. 

Evrensel'i Takip Et