Deprem bölgesinde asbest bertaraf tesisi yok
Ülkemizde asbest atıklarının bertaraf edildiği tesislerin yetersiz olduğunu söyleyen İş Güvenliği Uzmanı Kenan Yıldız, bu tesislerin her bölgeye en az bir tane açılması gerektiğini vurguladı.

Fotoğraf: Cuma Sarı/AA
Ramis SAĞLAM
İzmir
Hem topraktan hem de yıkım, gemi söküm gibi endüstriyel faaliyetler sonucunda karşımıza çıkan asbest tehlikesi Maraş depremindeki enkaz kaldırma çalışmalarıyla tekrar gündeme geldi. Türkiye’de Kocaeli İZAYDAŞ, İstanbul İSTAÇ, Manisa SUREKO, Ankara ITC ve İzmir’de Som Atık olmak üzere 5 tane asbest bertaraf tesisi var. Maraş depremi sonrası büyük bir yıkım yaşayan 11 ilde ise bu tesislerden bir tane bile yok. Binlerce binanın yıkıldığı bölgede uzmanlar günlerdir asbest tehlikesine dikkat çekiyor. Gerekli koşullar sağlanmadan asbestin taşınmasının bile tehlikeli olduğunu belirten Kimyager/Hazmat Expert İş Güvenliği Uzmanı Kenan Yıldız’la asbest ve tehlikeli atık maddelerinin bertarafının nasıl yapılması gerektiğini konuştuk.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının verilerine göre 2016-2021 arasında Aliağa’da beş yılda 714 gemi sökülürken, bu hurda gemilerden 250 ton asbest çıktı. Özellikle kentsel dönüşüm uygulamaları ve deprem gibi afetler nedeniyle hasar almış binaların bilinçsiz ve tekniğine aykırı olarak gerçekleştirilecek yıkımlar da asbest maruziyetine neden oluyor.
“Söz konusu deprem ve enkaz kaldırma olunca asbest miktarını hesaplamak da tehlikenin boyutunu tahmin etmek de kolay olmuyor” diyen Yılmaz şunları söyledi: “Birçok kentte süren yıkım faaliyetleri depremden farklı değil. Asbest ve tehlikeli atıklar binadan arındırılmadan yapılan kontrolsüz yıkımlardaki -ülke genelinde, 1 yılda yüz binin üzerinde binanın yıkıldığı düşünülürse- asbest tehlikesi, Maraş deprem bölgesinde meydana gelen asbest tehlikesine eşit.”
Fotoğraf: Cuma Sarı/AA
ENKAZLARDAKİ ASBEST NASIL BERTARAF EDİLMELİDİR?
Deprem bölgesinde asbest atıklarının bertaraf edildiği tesis olmadığını belirten Yıldız, acilen bu tesislerin sayısının artırılması gerektiğini söyledi. Deprem bölgesinde enkaz taşıyan araçların üstünün mutlaka kapatılması gerektiğine dikkat çeken Yıldız, “Bu araçlar güzergah boyunca tozuyarak tehlikeyi daha büyük alanlara yayacaktır. Enkaz bölgesinden halk acilen uzaklaştırılmalıdır. Enkaz kaldıran personel asbestle çalışmalarda Sağlık Güvenlik Önleme Hakkında Yönetmelik’e göre çalışması sağlanmalıdır. Tulum, maske, eldiven gibi kişisel koruyucu donanım kullanılmalıdır. Enkaz kaldırılırken hafriyat olabildiğince ıslatılmalıdır. Molozların döküm alanları asbest ve diğer tehlikeli kimyasalların hem yer altı suyuna karışmasına hem de rüzgar etkisi ile daha geniş alanlara yayılımının azaltılacağı yerler olmalı ve zemini membran kaplanmalıdır” dedi.
‘ASBEST ZEHİR DEĞİLDİR YOK EDİLEMEZ’
Asbestin zehir olmadığını, akut olarak etki etmeyeceğini belirten Kimyager/Hazmat Expert İş Güvenliği Uzmanı Kenan Yıldız, uzun dönemde ciddi sağlık (akciğer ve akciğer zar kanseri) sorunlarına yol açacağını söyledi. Asbestin arındırılamaz, dönüştürülüp yok edilemez olduğunu söyleyen Yıldız, “Geçirimsiz ambalajlarla lisanslı araçlarla bertaraf tesislerine gönderilip, gömülmesi gerekir. Asbestle çalışmalarda CAT3 TYPE 5-6 tulum, FFP3 maske, eldiven kullanmalıdır” dedi.
‘ASBEST HAYATIMIZIN HER ALANINDA VAR’
Ülkemizde asbestin 2010 yılından önce en çok çimento, oluklu çatı kaplama, su borusu, boru izolasyon ve contaları, macun gibi malzemelerde kullanıldığı biliniyor. Ülkemizde asbest kullanımı yasaklanmış olsa da hâlâ sonlanmadı. Asbest, 2013 öncesi tüm binalarda kullanılıyordu hatta ülkede üretilmediği için ithal ediliyordu. Öyle ki dünyada en çok asbest ithal eden 10 ülkeden birisiydi.
Asbestin özellikle çatı kaplama mezeleri 2. el işi yapanlar tarafından satıldığını Kimyager/Hazmat Expert İş Güvenliği Uzmanı Kenan söyleyen Yıldız, “Hatta internet ortamında asbestli yeni ürünler bulmak mümkün. Pekmez, orcik, pestil, toprak kaplar ve boyalarda asbest bulunuyor. Az katlı binalarda PVC yer kaplama malzemesi, çatı kaplama malzemesi ve macunlarda, çok katlı binalarda parke yapıştırıcı, PVC yer kaplama ve kalorifer boru izolasyon ve contalarında köy evlerinde ise boya ve sıva şeklinde (beyaz toprak) asbest kullanımı devam ediyor” diye konuştu.
Evrensel'i Takip Et