21 Şubat 2013 11:51

Belgesel tadında hayat dersi

Zeynep Gizem Şenel

SEVGİLER Marilyn ve Kan Kardeşim; !f İstanbul Film Festivali’nde yer alan birbirinden hayli farklı iki belgesel. Biri, ünlü aktristin şaşalı ve yalnız hayatına odaklanıp, derli toplu bir dizi röportaj havasında ilerlerken, diğeri hayatın içinden enstantanelerle seyirciyi büyülüyor. Anlatımlarındaki ve kurgularındaki farklılık, bu iki biyografik belgeseli birbirinden ayırıyor. Ortak noktaları, insan hayatı ve verdikleri mesajlar: Dilediğiniz şeye dikkat edin, çünkü bir gün gerçek olabilir. Ulaşmak istediğiniz Everest’ler sizi mutlu etmeyebilir. Gerçek evinizi ve idealinizi bulmak cesaret ve fedakarlık gerektirir.

MARİLYN: İDEALİN LANETİ

Marilyn Monroe’yu nasıl bilirsiniz? Seks sembolü? Aptal sarışın? Kennedy’nin metresi? Hepsi ve hiçbiri. Liz Gambus’un Sevgiler Marilyn adlı belgeseli, ünlü yıldızın bilinmeyen yönlerine ışık tutuyor. !f kapsamında sinemaseverlerin beğenisine sunulan belgesel, günümüz Hollywood ünlülerinin arz-ı endam ettiği hayli dokunaklı bir yapım.
Gleen Close, Uma Thurman, Marissa Tomei, Lindsay Lohan, Evan Rachel Wood gibi birçok ünlü sanatçının günlüklerini seslendiriyor. Jeremy Piven ve Ben Foster’ı anlatıcı olarak görüyoruz. Paul Giamatti, Stephen Lang, Olive Platt ve David Strathairn ise Monroe’nun meslek hayatı boyunca çalıştığı Billy Wilder, Elia Kazan ve John Huston gibi efsanevi yönetmenleri seslendiriyorlar.
Film, evliliklerinden, Actors Studio (New York’ta prestijli bir oyunculuk okulu) zamanlarına, çocukluğundan, kamusal bir objeye dönüştüğü günlere, Monroe’yu her yönüyle tanıma imkanı sağlıyor. Sanatçının iç dünyasına odaklanmasının yanı sıra, çalışmalarının da kronolojik bir takvimini sunuyor Gambus izleyiciye.
İhtişamlı bir yaşam için ödenen bedelin yalnızlık, güvensizlik ve mutsuzluk olabileceğini sade bir dille anlatıyor film.

Love, Marilyn

Yönetmen:
Liz Gambus
Oyuncular:
F. Murray Abraham,  
Elizabeth Banks                
 105 dakika

Evrensel'i Takip Et