Stres altında çalış, zammı al!
Üretim yoğunluğu bahanesiyle, neredeyse hafta içi her gün ve hafta sonları zorunlu mesaiye çağrılan Erkunt Traktör işçileri, puanlama sistemine tepki gösteriyor.

Fotoğraf: Ekran görüntüsü Erkunt Traktör tanıtım videosundan alınmıştır.
Barış İNCİ
Ankara
Erkunt Traktör’de işçilerin performansını ölçmek için her ay puanlama yapan formen ve müdürler, alınan puanlara göre yıl sonu zam oranlarını belirleyeceklerini söylüyor. Performans ölçeğindeki 10 maddeden biri ise “Stres altında çalışma.” İşçiler iyi zam almanın koşulunun “Vinçlerin kopma tehlikesine, fırından 90 derecede çıkan traktörün sıcaklığına aldırmadan üretime devam etmek” olduğunu söylüyor.
Yılın ilk aylarında bahsi bile geçmeyen puanlama sistemi, zam dönemi yaklaşınca gündeme geldi. İşçileri baskılamak, aralarındaki birliği ve dayanışmayı bölme gibi hedefleri de olan uygulamanın, aynı hat içerisinde çalışan işçiler arasında “Benden daha yüksek alıyorsa o zaman o işi o yapsın, ben onunla çay bile içmem, müdürün adamı o” gibi sonuçlara neden oluyor.
"FAZLA MESAİ ÜCRETLERİ VERGİYE GİDİYOR"
Üretim yoğunluğu bahanesiyle, neredeyse hafta içi her gün ve hafta sonları zorunlu mesaiye çağrılan işçilerden biri, “Gün boyunca sırtımdaki ter kurumuyor, akşam saat 17.00 olunca da akşam mesaidesin diye geliyorlar. Ne hafta içi ne de hafta sonu iş çıkışına plan yapamıyoruz. Çıkmaya 1 saat kala mesaidesin diyorlar” diyor.
Fazla mesailere kalmayan işçilere her fırsatta düşük zam alacakları dillendiriliyor. Ay sonu açıklanan puanların neden düşük olduğunu soran işçilerin aldığı cevap ise “Daha fazla mesaiye kal puanın artsın” oluyor. Yıl sonu olduğu için vergilerin arttığını, fazla mesai ücretlerinin vergiye gittiğini söyleyen bir işçi, “Aldığımız ücretle geçinemiyoruz, burada mesaiye kalıp üç kuruş alacağıma hafta sonu ek işe giderim daha iyi” diyor.
YA ÖLÜM YA AÇLIK!
Performans ölçeğindeki 10 maddeden biri ise “Stres altında çalışma.” İşçiler bunu şöyle anlatıyor: “Fırından 90 derecede çıkan traktörün sıcaklığına dayanıp işe devam edebilme, egzoz dumanı altında havalandırma olmadan çalışabilme, sürekli eğilerek kalkıp hiç durmadan ve hatta yapmadan çalışma ve en önemlileri bakımı yapılmayan vinçlerin kopma tehlikesine aldırmadan çalışma, raflardan kafasına parça düşme ihtimalini düşünmeden çalışma ve bunlar gibi durumlarda stres yapmadan 10 saat boyunca üretime devam etmek. Onların yaptıkları puan tablosu, bizleri ya ölüme ya açıklığa mahkum ediyor”
"İŞÇİLER AÇLIĞA MAHKUM EDİLECEK"
Aralık ayının son haftasında açıklanması beklenen asgari ücret, milyonlarca işçi gibi Erkunt Traktör işçilerinin de gündeminde. Geçtiğimiz haftalarda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, asgari ücretin yılda bir kez belirleneceğini, ara zammın olmayacağını belirtmişti. Son iki yıldır artan enflasyon karşısında ara zam yapan hükümet, enflasyonun gerileyeceğini ve ara zam ihtiyacının olmayacağını öne sürüyor. İşçiler, en düşük ev kirasının 8 bin 500 TL, bir kilo kıymanın 600 TL, dolmuş ücretlerinin 17 TL olduğu bir dönemde milyonlarca işçi ve emekçinin açlığa mahkum edileceğini düşünüyor.
"ÖLÜMÜNE ÇALIŞTIRMAK KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL"
Erkunt Traktör’deki performans kriterlerini değerlendiren Akademisyen Özgür Müftüoğlu, işçilerin hayatının göz göre göre tehlikeye atıldığını vurgulayarak işçilerin üretimden gelen güçlerini kullanması gerektiğini vurguladı.
Fotoğraf: Fırat Turgut | Evrensel
Özgür Müftüoğlu, performans sisteminin işçilerin verimini en üst seviyeye çıkartmak için yapılan bir mekanizma olduğunu belirterek, “Ama Erkunt fabrikasında yapılan bu tutum işçilerin canına kasteden bir durum. 18. yüzyılda bile işçilerin güvenliği ve sağlığından işverenler sorumlu olmuşlardır. Bu, bile bile işçinin hayatının tehlikeye atması demektir. Hem Anayasa hem yasalar hem evrensel hukukta işçinin bu tür dayatmaları kabul etmeme hakkı vardır. Hukukun şu an için işletilmediği, hele de işçi ve emekçiler için işlemediğini biliyoruz” dedi.
İşçilerin üretimden gelen güçlerini kullanması gerektiğini vurgulayan Müftüoğlu, “İşçiler, emek gücünü satıyorlar, hayatlarını vermiyorlar ve buna karşılık ücret alıyorlar. Ölümüne çalıştırmak kabul edilebilir bir durum değil. İşçilerin kendi içindeki örgütlülükle birlikte hem kamuoyunda hızla duyurulması hem yasal yolların zorlanması hem de işçilerin organize olup işvereni deşifre etmeleri gerekir. İş bırakmaları gerekir. Metal sektöründe bu işverenler uluslararası ticaret yapıyor, anlaşmalar yapıyor. Uluslararası alanda da duyurulması gerekiyor” diye konuştu.
Evrensel'i Takip Et