31 Mart 2024 05:16

Tersanelerden madenlere... | İthal işçiyle, ağır işte ağır sömürü!

Ağır iş kollarında kalifiye işçi çalıştırmak için bir kolu Çin’e diğer kolu Hindistan’a uzanan ve daha ucuza işçi ithal eden yerli patronlar, ‘ithal’ işçileri en ağır şartlarda çalıştırıyor.

Tersanelerden madenlere... | İthal işçiyle, ağır işte ağır sömürü!

Fotoğraf:DHA

Hilal TOK

Türkiye’de özellikle ağır iş kollarında Çin’den ve Hindistan’dan ithal işçi sağlandığı örnekler görüyoruz. Çinli işçiler Türkiye’de daha çok termik santraller, madenler gibi en riskli işlerde çalışırken özellikle Zonguldak-Bartın bölgesinde istihdamda görünüyor.

Ağır iş kollarında kalifiye işçi çalıştırmak için Çin’e, Hindistan’a uzanan ve daha ucuza işçi ithal eden yerli patronların bir kolu Sefine Tersanesinde. Yalova’da faaliyetini sürdüren, adeta işçi mezarlığına dönüşen, sürekli iş cinayetleri ile, hatta ölen işçiye iş güvenliğine karşı önlem alınmış gibi göstermek için kazadan sonra kemer takılan ve bu suçla gündeme gelen Sefine Tersanesinde, işçiler zaman zaman işten atmalara, düşük ücrete, iş cinayetlerine karşı eylemler yapıyor. Ocak ayında da işten atmaların gerçekleştiği Sefine’de yerli işçilerin yerine Hindistan’dan işçi getirildiği kamuoyuna yansıdı.

İşçilerin aktardığı bilgilere göre Sefine Tersanesinde şu an 100’ün üzerinde Hindistan’dan ithal getirilen işçilerin çalıştırıldığı bilgisi paylaşılıyor. İşçileri destekleyen bir açıklama Dok Gemi-İş Sendikası Genel Başkanı Necip Nalbantoğlu’ndan gelmişti. Nalbantoğlu, gemi üreticilerinin “Türk işçi yok” serzenişi olduğunu dile getirerek Hint işçilerin daha düşük ücretle çalışmayı kabul etmesi ve uzayan çalışma saatlerine itiraz etmemeleri nedeni ile tercih edildiğini anlatmıştı: “Sabah 8 akşam 12 çalışma düzeni var. Hintleri ucuza çalıştırıyor. Tersane sahiplerinin ‘Elimizde iş yok’ deyip, yabancı işçi çalıştırmaları abesle iştigal. Kanunumuzda, ‘yurt dışından işçi getiremezsin’ diye bir şey yok ama asgari ücretin 1.5 katında bir ücret verilmeli. Bunlar gelip, 500 dolara çalışıyor. Kimler kazanıyor? Aradaki tefeciler parayı kazanıyor” demişti.

Limter-İş Genel Başkanı Kamber Saygılı da, tam sayıya ulaşamasalar da yüzden fazla Hintli işçinin tersanede çalıştığını doğruluyor ve, “Daha ucuz olmasa getirmezler, işçileri düşük ücrete mahkum etmek için bir yol. Gemi sektöründe kriz artacak gibi görünüyor, diğer ülkelerden işçi getirmeler bu sebeple artabilir“ diyor.

Gemi İnşa Müteahhitleri Birlikteliği Meslek Eğitim ve Dayanışma Derneği (GİMBİRDER) Yönetim Kurulunun basın açıklamasında dikkat çeken şu sözler Saygılı’nın söylemlerini destekliyor: “Gemi inşa sanayisi nitelikli eleman bulmakta zorlanıyor. Böyle giderse 10 yıla kadar çalıştıracak personel bulamayacağız. Nitelikli eleman sayımız az olduğu için işçilerimiz bizden yüksek maaşlar talep etmeye başladı. Dünyada da büyük bir kriz ve rekabet ortamı var. Bunlar yüzünden biz 1 günde yapılacak işi 5 günde yapmaya başladık. Bu da rekabet ortamını bozdu. İşçiler de greve gittiler. Biz de daha güzel maaşlar verelim istiyoruz ama dünyanın bir rekabet gücü var. O rekabeti edebilmek için ortama ayak uydurmamız lazım. Evet Hindistan’dan işçi gelmesi bir sorun, doğru değil. Bu kadar işsizliğin yaşandığı bir ortamda ama şu karşılaştırmanın da yapılması lazım: Hintli işçi aynı işi yüzde 70 verimle asgari ücrete yapıyor. Ülkemizin işçisi ise aynı işi 60 bin TL maaş almasına rağmen yüzde 40 verimle yapıyor. Şu an tersaneye 8 saat çalışıyorum diye gelen bir işçi ortalama 4 saat çalışıyor.” Patronlar, itiraf gibi bu açıklamada Hintli işçilerin yüzde 70 verimle ucuza çalıştırıldıklarını söylerken Hindistan hükümeti de ülkedeki nüfus fazlasını çalışmak üzere diğer ülkelere gitmesi için teşvik ediyor. Örneğin Birleşik Arap Emirlikleri’nde nüfusun yüzde 38’ini Hindistan’dan gelenler oluşturuyor. Hindistanlı işçilerin Orta Asyalılara kıyasla daha kalifiye ama aynı zamanda daha ucuz olduğu belirtiliyor.

Arşiv | Fotoğraf: DHA

MADENLERDEN TERMİK SANTRALLERE; ÇİNLİ İŞÇİLER

TÜİK verilerine göre 2022 yılında Türkiye’de yaşayan Çinlilerin toplam nüfusunun 16 bin 880 kişi olduğu tahmin ediliyor. Çalışma Bakanlığının 2022 verilerine göre süreli çalışma izni alan Çinlilerin sayısı 2 bin 224. Önceki yıllar da hemen hemen bu veriye yakın. 500 Çinlinin yaşadığı düşünülen Zonguldak’ta özellikle termik santrallerde ve demir çelik fabrikalarında çalışan Çinli İşçiler, Bartın’da rödovans şirketi Hema’da yoğunlukta.

Zonguldak kömür havzasının bir dönem kurtuluş projesi olarak ortaya atılan İnağzı-Bağlık sahasının ruhsatını alan firma da Çin Şirketi ile taşeronluk anlaşması yapmıştı. Anlaşmaya göre Çinli madenciler İnağzı-Bağlık sahasında kömür üretimi yapacak ve burada Çinli şirket kendisi işçi getirecekti. MMO Zonguldak Eski Şube Başkanı Çağlar Öztürk, Zonguldak’ta özellikle enerji iş kolunda yani termik santrallerde Çinli taşeron şirketlerle anlaşmalar yapıldığını, Çinli taşeron şirketlerin de aldığı işi Çin’den getirdiği işçilere yaptırdığını söylüyor. Yerli patronların neden özellikle Çinli taşeron şirketlerle anlaştığı sorusuna Öztürk, “Çünkü yerli taşerona göre daha ucuza yapıyor Çinli taşeron işleri. İşçiye de onlar veriyor ücreti. Daha ucuz olduğu için Çinli taşeronlar tercih ediliyor” diyor. Zonguldak’taki madenlerde Çinli işçi yerine daha çok Afgan ya da Pakistanlı işçiler kullanıldığını söylüyor Öztürk. Özellikle kaçak ocaklarda. “Çünkü onlar çok daha ucuz” diyor.

Fotoğraf: DHA

ÇİNLİ TAŞERON TERCİH EDİLİYOR

Hattat Enerji ve Maden AŞ (HEMA) Amasra İşletmesinde değişen bir senaryo ile karşılaşıyoruz. HEMA’da 2014 yılında iki Çinli işçi göçük altında kalarak hayatını kaybetmişti. Hema’daki derin ve uzun galerileri açan Çinli işçiler gündem olmuş, Hema’nın burada işi taşeron Çinli şirket Detong’a verdiği belirtilmişti. Firma kendi işçilerini ve mühendislerini getirmişti. O dönem işçilerin basına yansıyan demeçlerinde daha fazla para kazanmak için geldiklerini söylüyordu işçiler. Ayrıca işçiler kalifiye işçilerdi de. İşçilerin büyük çoğunluğu Çin’in kuzeydoğusundaki taş kömürü yataklarıyla bilinen Harbin şehrinden ve çevresinden gelmişti. Madende çalışan Çinli işçiler, Türk işçilerin aksine haftalık izinlerini kullanmadıklarını, bazen günlük çalışmanın üzerine fazla mesai yaptıklarını da anlatmıştı. 2017 yılında ise çalışırken ihtiyaç fazlası oldukları gerekçesiyle 28 maden işçisi işten çıkarılmıştı. Ancak aynı dönemde Çinli işçiler alınmıştı madene. 2018 yılında ise maddi olarak daha fazla külfet yaratmaya başlayan Çinli işçilerden vazgeçilerek yerli işçilere dönüldü. Taki Amasra Katliamı’na kadar. Madende çalışan bir işçi, “Daha önce 2018 yılında Çinli işçilerden vazgeçilmişti. Çünkü artık maddi olarak daha masraflı oluyordu. Ama Amasra’daki madendeki patlamadan sonra, Çinliler diyor ki sizin madende çok fazla metan var, bu iş riskli, siz beceremiyorsunuz. Ben kalifiye elemanımı getireyim, çıkan kömürün de yüzde 50’den fazlasını alayım’ demiş” diyor.

Hattat’ın üç ocağı var. 150’den fazla Çinli işçi çalışıyor. Anlaşmalı olduğu şimdiki şirket Qitaihe Long Coal Mining’e bağlı çalışıyor yerli işçiler de. Çinli işçiler daha kalifiye. 3 bin dolar ücret alıyor. Yerli işçiler ise iki asgari ücret alıyorlar. “Çinliler arın ilerlemesini yapıyor madende. Çıkan kömürü de yerli işçiler alıyor, temizliyor. Bütçe kısıtlı olduğu için tahkimatta demir bağlar atmak yerine halat atıyorlar. Bir masraftan kaçma hali var. İşçilerin çoğu yüksekokul mezunu. Çok iyi madenciler. Çoğu 45-50 yaş üstü. ‘İlerlemeyi biz yapacağız, arkamızdan temizliği siz yapacaksınız’ diyorlar. Yerli işçiler geri hizmette yani. 8 saat çok yoğun çalışıyor Çinliler. Çinli işçinin en düşük rütbelisi en kıdemli yerli işçiden yüksek. Burada İşçiler arasında gerilimler oluyor. Örneğin, işçilerin lokomotifle gitmesi yasak iş güvenliği nedeniyle. Ancak faytonlar kapalı olduğu için Çinli işçi lokomotif ile gitmek istedi, Türk işçi buna izin vermeyince Çinli işçi Türk işçiyi yumrukladı. Türk işçi karşılık vermediği için bir maaş ikramiye aldı. Eğer karşılık verseydi, işten atılacaktı. Daha önce karşılık verdiği için işten atılan işçiler olduğundan bu işçi de karşılık vermemişti. Olaydan sonra tüm yerli işçileri toplayıp, ‘Karşılık vermeyin biz sizi koruruz’ dediler.”

Evrensel'i Takip Et