Yurtlarda ya yedeksin ya da dağın başında
Derslere yetişemeyeceğimiz ücra bir yere taşınan yurtlarda, yedek sıralarında beklediğimiz ihmal yuvası olan KYK Yurtlarında bir öğrenciliğe mahkûm ediliyoruz.

Zeren Ertaş'ın asansör cinayetinde ölümü sonrasında pek çok yurtta eylemler yapılmıştı. | Arşiv fotoğraf: Evrensel
Berfin Ceren ERGİN
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
Üniversiteler açılıyor ve okuduğumuz şehirlere dönüyoruz ama hangi koşullarda? Atanmış rektörler ve zamlanan yemekhanelerle dönemi açarken bir de bursumuzun neredeyse yarısına tekabül edecek fiyatlarıyla ve gittikçe kötüleşen koşullarıyla KYK yurtları ekleniyor. Tabii ki amacımız ne çok karamsar bir tablo çizip yeni akademik dönemi kursağımızda bırakmak ne de halihazırda var olan sorunlarımızı tekrar tekrar dile getirmek. Ama günün sonunda sağlığımızı tehlikeye atan yurt yemeklerini, her gün daha da yetersiz hâle gelen yurt kapasitelerini, güvenliğimiz ve canımız hiçe sayılarak katledilen sıra arkadaşımız Zeren Ertaş’ı ısrarla dile getirmezsek diğer pek çok mahrum bırakıldığımız şey gibi, barınma hakkımız da giderek daha da güvencesiz olacaktır.
NKÜ’de de yetmeyen yurt kapasiteleri yüzünden derslerin başlama tarihi ertelendi. Ertelendi ertelenmesine ama derslerin başlamasına iki hafta kalmasına ve Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünün kendi internet sitesinde yayınladığı “Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü de yeni döneme ilişkin tüm hazırlıklarını tamamladı, yurtlarda gençler 16 Eylül’den itibaren kalmaya başlayabilecek” açıklamasına rağmen ne yurtlara dair bir bilgi verildi ne de binalar tamamlanmış durumda.
NE YURT ÇIKIYOR NE YURTTAN ÇIKILIYOR
Depreme dayanıksız olduğu söylenen Erkek KYK yurtları için buldukları çözümse yurtları ulaşımın dahi olmadığı şehrin uzak bir köşesine taşımak oldu. Kampüse 5-10 dakika uzaklıkta olan yurtları otobüslerin saatte bir geçtiği ve şanslıysan 55 dakikada gidebildiğin bir araziye taşımaları birbirimize “Nasıl derslere yetişebiliriz ki?” soruları sormamıza sebep oluyor.
Henüz dersler başlamadan yurt zamlarının öğrencilerin gündeminin tam ortasına yerleştiğini belirten Mekatronik Bölümünden Diren, “Yurdumuzda barınma koşulları zaten kötü ve yetersizken bir de yurdun yerinin değişmesi; yemek, geçim sıkıntısı yetmiyormuş gibi bundan sonra en büyük sıkıntımız olacak ulaşım sıkıntısı hakkında düşündürmeye mecbur bıraktı” dedi ve “Buna karşı öğrenciler olarak birleşmeli ve çözüm aramalıyız” diye ekledi. Bütün bu sorunlar üstüne kapasite yetersizliğinden ötürü yerleşemeyenlerin başka çözümler aradığı ve şanslı değilse bulamadığı bir durumla karşı karşıyayız.
Barınma sorunuyla ilgili olarak Alman Dili ve Edebiyatı öğrencisi Helin’se “İlk senemde özel yurtta kaldım fakat maddi yetersizliklerden dolayı bu yıl KYK Yurduna başvurdum. Annemin ve babamın emekli olması dolayısıyla yurt çıkacağını düşünmüştüm ama yedeklerde olduğumu öğrendim. Yedeklerin açıklandığı dört seferde de sıram oynamadı” dedi.
Barınmanın bu ekonomide bu kadar zor olduğu koşullarda, yurtları ücra bir yere taşınan okullarımızda, yedek sıralarında beklediğimiz ihmal yuvası olan KYK Yurtlarında bir öğrenciliğe mahkûm ediliyoruz, arkadaşlarımız tarikat ve cemaat yurtlarında yaşamaya mecbur bırakılıyor. Bütün bunların ışığında arkadaşımızın da çağrılarını bir kez tekrarlayalım. Parasız eğitim, nitelikli ve ücretsiz barınma hakkımızı savunmak her zamankinden daha acil ve gerekli.
Evrensel'i Takip Et