19 Şubat 2025 02:19
/
Güncelleme: 20 Şubat 2025 14:04

Kapitalizm koşullarında ulusal sorun

ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi

Dünya genelinde birçok ulusal sorun, feodal imparatorluklardan kapitalist cumhuriyetlere geçiş sürecinde çözülmüş diyebiliriz. Osmanlı'nın bölünmesiyle ortaya çıkan Balkan devletleri, Ermenistan veya Rus Çarlığından ayrılmış olan Polonya bu duruma ait örnekler olabilirler. Ancak bu durum tüm ulusal sorunların çözüldüğü anlamına gelmez. İmparatorluklar dağılırken bağımsızlığını kazanamayan veya öncesinde bağımsız olmasına karşın kapitalist devletler tarafından kolonileştirilen de birçok örnek sayabiliriz. Hindistan (1947), Suriye (1946), Pakistan (1947), Afganistan (1919), Norveç (1905), İrlanda (1921) gibi ülkeler kapitalizm koşulları altında bağımsızlıklarını kazanmışken; Kuzey İrlanda, Katalonya (İspanya), Kürt bölgeleri gibi yerlerde ulusal sorun halen çözülememiştir.

UKKTH’nin (Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı) gerekliliği, 1.Enternasyonelden günümüze Marksist-Leninistlerle "Sosyalist Oportünistler" arasında bir tartışma konusu olagelmiş diyebiliriz. Bu tartışmanın detayı bu yazının kapsamının çok ötesinde olsa da bahsedilmesi gerekir. UKKTH'ye yönelik bu tartışmadaki ana eksen: ulusların bağımsızlığının dünya halkları açısından asıl sömürüyü engellemediği, hatta yer yer emperyalizmin yayılmasına yardımcı olduğu yönünde bir eleştridir diyebiliriz.

Ulusların kendi ulus-devletlerini kurmalarının bu ülkelerdeki sömürünün asıl sebebini, emek sömürüsünü ve sermaye birikimini engellemediği aşikâr. Ancak bu durum, kolonilerdeki, başka ulus devletlerin gölgesinde yaşayan ve din-dil ayrımcılığına uğrayan halkların mevcut durumunu kabullenmek anlamına gelmemeli. Bu kapsamda, başta Kuzey İrlanda ve Katalonya üzerinden ulusal sorun nasıl çözüldü/sürüyor ve bu bağımsızlık yaşayan halkları nasıl etkilediğini inceleyelim.

KUZEY İRLANDA ÖRNEĞİ

İrlanda bir eski İngiliz sömürgesiyken bağımsızlıklarını 1920'de kazandılar, şu anki cumhuriyet yapısına sahip İrlanda ise 1922 itibariyle kuruldu. Ancak, 1920'deki adanın bölünümü Kuzey İrlanda sorununu da beraberinde getirdi. İrlanda halkı adanın birliğini (uniounists) ve İrlanda cumhuriyeti yönetimini savunsa da Kuzey İrlanda'daki halkın önemli bir kısmı Kuzey İrlanda'nın Birleşik Krallığa devamının sürmesini savunuyordu. Ancak buradaki sorun, Kuzey İrlanda halkının Protestan ve yüzyıllar boyunca oraya dışarıdan gelmiş İngiliz kolonicilerinden oluşmasıydı.

Kuzey İrlanda sorunu da zaten buradan kalkıyor. Bu soruna dair ilk çatışmalar 1920-1922 arasında Belfast şehri etrafında yoğunlaşan çatışmalar olarak görülebilir. Bu çatışmalarda çoğunluğu Katolik 500 kişinin öldüğü tahmin ediliyor. Sonraki yıllardaysa bundan daha sakin değil. 1920-1972 arasında Kuzey İrlanda'da ayrı bir hükümet var. 1973'teyse Birleşik Krallık hükümeti tarafından bu yönetim feshediliyor. Sonrasıysa The Troubles olarak geçen ve yüzlerce insanın ölümüyle devam eden uzun bir çatışma süreci.

BARIŞ SÜRECİ

Barış süreciyse karşılıklı silah bırakmalarla ve uzun süren tartışmalarla geçmiş denebilir. İrlanda'nın resmî sitesinde süreç şu şekilde özetleniyor: 1985 İngiliz-İrlanda anlaşması, 1993 Ortak Bildiri ve sonrasında başlayan ateşkes süreci, IRA (Adanın bütünlüğünden yana olan Republican Army) ve Loyalist (Birleşik Kralığın hükmünü isteyen) paramilislerin karşılıklı olarak 1994’te ateşkesi,1996'da IRA taraflı olarak kesilen ateşkes ve beraberinde başlşayan siyasi tartışmalar. Sonrasında Kuzey İrlanda seçimleri ve 1998 Nisan ayında imzalanan Good Friday Agreement. 2005'te ise IRA'nin silahlarını tamimiyle bırakması.

Kuzey İrlanda 1998'den günümüze Birleşik Krallığın bir parçası ancak bölgenin özyönetiminin anayasayla berlirlenmiş önemli bir gücü var. Nüfusun çoğunluğuysa bugünkü durumun devamını istiyor. Yani özetlemek gerekirse, IRA tam anlamıyla başarıya ulaşamadı. Kuzey İrlanda'nın adayla birleşmesi için orada yaşayan halkın desteği alınamadı.

KATALONYA ÖRNEĞİ

Katalonya bölgesi yüzyıllardır İspanya'nın kalanından ayrı bir kültürel yapıya sahip. İspanyol iç savaşı (1936-39) öncesinde de 8 yıllık bir özyönetim deneyimi olmuş bir bölge. Franco'nun diktatörlüğü süresince bu hak alınmış olsa da İspanya'nın demokrasiye geçişi esnasında bu özyönetim hakkı yeniden elde edilmiş. 2010'lu yıllara gelindiğinde yükselen bir bağımsızlık hareketi var. 2017'deyse bir referanduma gidiliyor. Bölge genelinde %90'lık bir çoğunluk, Katalonya'nın bağımsız bir cumhuriyet olması gerektiğini onaylarken İspanya devleti referandumu tanımıyor ve 27 Ekim'de Katalonyanın bağımsızlık ilanının ardından "yasa düzenini yeniden sağlamak" gerekçesiyle yönetime el koyuyor ve aralık sonuna ani bir seçim koyuyor. Bu yeni seçimde bağımsızlıkçı siyasetçilerin adaylığının engellenmesi ve seçmenler üzerinde polis zorbalığıyla Katalonya'nın başkanı seçilse de bağımsızlık konusunda bir gelişme olmadı. Bağımsızlık talebi gelecek yıllarda da toplu grevler ve gösteriler yoluyla kendini gösterse de ayrı bir referandum süreci olmadı. Katalonya bugün de halen İspanya'ının özerk bir bölgesi olarak yönetiliyor.

KAPİTALİZM VE ULUSAL SORUN

Her ne kadar burada Kuzey İrlanda ve Katalonya üzerine yoğunlaşmış olsak da dünyadaki ulusal sorun kapsamında incelenebilecek çatışmalar bunlarla sınırlı değil. Filistin, Kürt Sorunu, Trump'ın seçimleri yeniden kazanmasıyla ayrıca ortaya çıkan Grönland, yıllardır çoğunluğun bağımsızlık istemesine rağmen ABD'nin okyanus üssü olarak kullanılan Hawai… Örnekler çoğaltılabilir. Ama bu örneklerden genel olarak çıkan sonuç, kapitalizmin ulusal halkları hiçbir zaman kendiliğinden kabul etmeyeceği.

KAYNAKÇA:

https://www.ireland.ie/en/dfa/role-policies/northern-ireland/the-peace-process/

Evrensel'i Takip Et