19 Şubat 2025 10:33

Revachol’un kasvetli sokaklarında bir dedektif: Disco Elysium

Günizi ÖZEN ve Mahmut ERKAN

İstanbul Üniversitesi

İsmini “Ravachol” lakaplı Fransız devrimciden alan; direnen işçiler, grev kırıcılar ve yozlaşmış bir sendikanın dört bir yanını kuşattığı Revachol şehri, gizemli bir cinayetle sarsılıyor. Bir dedektif olarak senin rolün, bu cinayeti aydınlatmak. Ancak yitirilmiş bir devrimin yasını tutan bu harabe şehrin içine, mekân-zaman algını ve hafızanı tamamıyla kaybetmiş şekilde uyandığından ötürü bu vakayı çözmen oldukça zor. Bütün bu kafa karışıklığına rağmen canlısın ve oyun boyunca “limbik sistem” durmadan seninle konuşuyor. Sana, bu dünyanın; “sodyum ışıklarından ve sokaklardan”, gökyüzünden ve var olmuş tüm canlılardan yaratıldığını hatırlatıyor. Dolayısıyla seni yaratan şehrin ve kendinin, yani insanlığın tarihini keşfetmekle başlıyorsun işe. İç ve dış diyaloglar sayesinde keşfedilen fikir ve ideolojiler, oyunun gidişatını şekillendirmekte ve cinayetin çözümünde önemli bir yer tutuyor. Homofobi, ırkçılık, şiddet, madde ve alkol bağımlılığı gibi birçok toplumsal sorunu işleyen bu rol yapma oyunu; zar sistemi üzerinden ilerliyor. Zarların başarı oranları ise; karakterin retorik, el-göz koordinasyonu, kavramlaştırma gibi çeşitli özelliklerini ne kadar geliştirebildiğine bağlı.

Hayat, ölüm, dünya

Oyun derinlikli psikoloji anlayışının yanında sanatsal yönüyle de oldukça gelişkin. Emperyalizm karşıtlığı ile tanınan şair R.S Thomas’ın “Aynanın ardında bekler Erinyeler, orada ikamet ederler/ Yeterince derinse en berrak suda bile boğulur insan” dizeleriyle başlayan oyun, bu tür referanslar sayesinde oldukça ilgi çekici bir hale gelmiş. Marksist sanat anlayışının meşhur isimlerinden Bertolt Brecht’ten, yönetmen David Lynch’e, “Dağlık-Karabağ” şarkılarıyla bilinen grup Einstürzende Neubauten’den, Neon Genesis: Evangelion’a birçok sanatçıya ve esere atıflar bulunmakta. Oyunun müzik yapımını üstlenen Sea Power (eski ismiyle British Sea Power) adlı alternatif rock grubu, milliyetçilik ile anılmamak için isimlerini değiştirmiş ve oldukça başarılı bir kariyere sahipler.

Oyunun ilginç özelliklerinden diğer biri ise yazarların, oyun hikayesinin gelişim aşamalarını aktarmada diyalektik bir yöntem izlediklerini iddia etmeleri veya oyunun mottosu ile “Hayattan sonra ölüm, ölümden sonra tekrar hayat- dünyadan sonra soluk, soluktan sonra tekrar dünya”. Gerçekten de Disco Elysium evreninin tarihi, içinde yaşadığımız dünyanın tarihi ile isabetli paralellikler gösteriyor. Mesela gerçek dünyadakine benzer olarak aynı oyundaki evrende de bir ilkel toplum, orta çağ ve modern kapitalist toplum aşamalarından geçmekte. Yaklaşık 23.5 saatte bitirilebilen ve seçimlere bağlı oluşan üç ana finale sahip bu oyunu oynamak, iyi bir tarih romanını okumakla eşdeğer.

Post-Sovyet özlem

Aynı isimli kültür derneğinin ardılı şirket ZA/UM tarafından 2019 yılında piyasaya sürülen oyun; aslında hem şirketin kurucu üyesi hem de oyunun başyazarı olan Robert Kurvitz tarafından 90’lardan beri geliştiriliyor. 1984’te Estonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nde doğan Kurvitz, oyunun birçok yönünün “esasen Sovyet” olduğunu belirterek SSCB’nin bilimkurgu yazını geleneğinden (özellikle yazar Strugatski kardeşlerden) etkilendiğinden bahsediyor. Bu etkiyi birçok yanıyla post-sovyet coğrafyasını anımsatan Revachol şehrinin dokusunda, Marksist teorisyenlerden esinlenerek yaratılan karakterlerde ve sınıf çatışmasını temel alan hikâye anlatımında görmek mümkün. Kendini komünist olarak nitelendiren Kurvitz, Sovyet yazarlar birliği yönetim kurulu sekreterliğini yapmış yazar Juhan Smuul’dan kalma Lenin büstünü “o büst orada durmasaydı ve Lenin olmasaydı en fazla sinirli bir asi, yaramaz bir devrimci olurdum” diyerek çalışma masasında gururla sergiliyor. Oyunun yazarlarından Helen Hindpere ise Game Awards 2019’da “en iyi bağımsız oyun” kategorisinde kazanılan ödülü almak üzere çıktığı sahnede Marx ve Engels’e teşekkür etmeyi ihmal etmiyor.

Büyük bir başarı yakalayan ve şirketine 70 milyon doların üzerinde gelir getiren oyun, yapımcıları için ise acı bir hüsranla sonuçlandı. 2022 yılında şirketin CEO’su Ilmar Kompus’un, önceden yapılmış anlaşmalarla yasaklanmış olmasına rağmen, ZA/UM hisselerinin %50’sinden fazlasını alengirli yollarla ele geçirmesinin üzerine; Kurvitz, Hindpere ve sanat yönetmeni Rostov şirketin mali belgeleri ve nasıl yönetildiği hakkında sorular sormaya başladı. Bu sorulardan rahatsız olan yönetim ise bu üç kişiyi iş huzurunu bozmak ve şirketin fikri mülkiyetini çalmaya niyetlenmek gerekçesiyle işten çıkardı. İşin garip tarafı Disco Elysium oyununun ana hatlarıyla Robert Kurvitz’in 2013’te yayınlanan “Kutsal ve Berbat Hava” romanına dayanmasıydı. Bu olay bize “fikri mülkiyetin” sadece şirketlerin çıkarını korumaya yaradığını göstermekte. Bütün bunlara rağmen Kurvitz, kolektif üretim sürecinin parçası olan sanat ortakları ile arasında olan yoldaşlığı vurguluyor ve birlikte sanat yapmaya ve bir şeyler inşa etmeye dair istekli olduklarını ekliyor.

Evrensel'i Takip Et