27 Şubat 2025 11:21
/
Güncelleme: 13:40

CHP'de ön seçim toplantısı | İmamoğlu: 'Ülkeyi seçimsiz, sandıksız yönetme hevesi kuruyorlar'

CHP genel merkezinde, Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanlığı ön seçim adayı Ekrem İmamoğlu'nun da katılımıyla cumhurbaşkanlığı ön seçim toplantısı düzenlendi. Adaylığını açıklayan Ekrem İmamoğlu, Beykoz Belediye Başkanının gözaltına alınmasına "Sabah 04:00’de ev baskını yapmak, kişisel bir hırs ve öfkenin yansımasından başka bir şey değildir" diyerek tepki gösterdi. "Rakibimiz büyük panik yaşıyor çünkü kendilerini rakipsiz zannettiler. Aday belirleyeceğimiz için çok büyük bir korkuya kapıldılar. Ülkeyi seçimsiz, sandıksız yönetme hevesi kuruyorlar. Biz onlara bu fırsatı vermeyeceğiz" diyen İmamoğlu, "Bizim tek derdimiz, hayalimiz var; bir avuç insanın yerle bir ettiği devlet yapısını, hukuku, eğitimi, sağlığı yeniden inşa etmek" ifadelerini kullandı.

Böke: Bugün iktidarımızın yolculuğu başlıyor

CHP’nin Cumhurbaşkanlığı ön seçim adayı sıfatıyla İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel Ankara’da gerçekleştirilen “Gel, Seç, Tarihe Geç” ön seçim toplantısı düzenliyor. Toplantının sloganı “Gel seç, tarihe geç” oldu.

Toplantıda ilk sözü CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke aldı. Böke, "Dünyadaki büyük değişimlere yanıt verecek ve Türkiye'yi içine hapsettikleri çoklu krizlerden çıkartacak yeni bir kurucu iradeye, ve bu kurucu iradenin ortaya koyacağı yeni bir düzene ihtiyacımız var. Türkiye'yi içinde bulunduğu bu durumdan çıkarmak hepimizin sorumluluğu. Bu salondan başlayarak içinde bulunduğumuz bu tarihi eşikte kurucu ve cesur bir siyasi iradeyi ortaya koyuyoruz. Kararlı ve güçlü siyasetin adımlarını atıyoruz" dedi. "Bugün iktidarımızın yolculuğu başlıyor" diyen Böke, "Gelin seçin ve tarihe geçin" çağrısında bulundu.

Ardından Ekrem İmamoğlu, kürsüye çıktı.

İmamoğlu: 'Sandık milletin önüne gelecek'

Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in bu sabah gözaltına alınmasına tepki gösteren Ekrem İmamoğlu, "Türkiye'de bunlar çok kötü işlere bizi alıştırmak istiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar bunun sürdürülemez olduğunu görecekler. Hepsine bunun sürdürelemez olduğunu biz göstereceğiz. O sandık milletin önüne gelecek" diye konuştu.  

İmamoğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:

"Ne yazık ki yine bu sabah aylardır ülkemize yaşatılan utanç verici ve gerçekten insanlarımızın yaşamlarıyla ilgili dahi tereddüte düşüren uygulamalardan birisini yaşamanın utancı içindeyiz. Beykoz'da devlet adabını bilen, insanlarla iyi diyalog kurmuş, kendini sevdirmiş Alaattin Köseler, sabah 04.00 sularında evine polis baskınıyla giriliyor ve gözaltına alınıyor.

Beykoz Belediyesine operasyon: 'Savcının o belgeden haberi bile yoktu'

Bu anlaşılabilir bir şey değil diyebilirsiniz ama ben bu öfkeyi ve bu hırs yansımasını, neden olduğunu biliyorum. Bu öfke bir hafta öncesine dayanıyor. Biliyorsunuz yine geçen hafta akşamüstü Beykoz Belediyemize polisler geldi. Bazı dosyalar istediler. Ellerinde de bir savcı imzalı belge vardı. Ne oldu biliyor musunuz? O savcının bundan haberi bile yoktu. Belgede imzası görülen savcının o belgeden haberi bile yoktu. Doğal olarak imzası da yok. Ben o belgeden anlamam ama o belgeye barkoda tutulduğunda o barkoddan hiçbir şeye ulaşılamıyor ve görülemiyor.

Ortalık karıştı. Bu iş ayyuka çıkınca kötü planın sahibi, o akşam bu iş uygulanmayınca belli ki çok öfkelendi. Kişisel husumete işi döker gibi sabah saat 4'te belediye başkanının evine baskın yapıldı. Utanç verici!

Bu normal işler değil. Bunlar gerçekten bu ülkede asla görmek istemeyeceğimiz, hiç kimsenin başına gelsin istemeyeceğimiz, bir kişinin dahi yaşamasını istemeyeceğimiz ayıp şeyler, kötü işler.

Ve ne yazık ki, belediye başkanımız şu anda İstanbul'da Vatan Caddesi'ndeki polis merkezinde. Tabii Türkiye'de bunlar çok kötü işlere bizleri alıştırmak istiyorlar

O sandık eninde sonunda milletin önüne gelecek. Tarihin en büyük hezimetini yaşayacaklar. Tarihin en büyük hezimetini onlara yaşatacak olan on binlerce insan var. Onlara güle güle demeyi, onları göndermeyi dört gözle bekliyorum.

'Türkiye sosyal hukuk devleti olmaktan ve demokrasiden uzaklaştı'

Hepimiz bir kavşaktayız. Tarihimizin önemli bir kavşağında, Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında yeni rotasını tayin etmenin eşiğindeyiz. Bugün yine, yeniden, hep birlikte yola çıkıyoruz. Dünya yeniden kurulurken Türkiye'nin bu yeni dünyada nasıl yer alacağına karar vereceğiz. 102 yıldır en önemli kavşaklarda en önemli kararları CHP verdi. 1923'ten bu yana yasalar önünde herkesin eşit olduğu bir Cumhuriyet'te yaşıyor olmamızda bizim partimizin imzası var.

1923'te İzmir İktisat Kongresi'nde, 1929'da Dünya Ekonomik Buhranı'nda milli bir ekonomi kurulmasında bizim imzamız var. Türkiye'nin çok partili demokrasiye geçişini de biz sağladık. Yenildiği rakibine olgunlukla iktidarı teslim eden de biz olduk.

Biz iktidar olamayınca Türkiye'miz sosyal hukuk devleti olmaktan ve demokrasiden uzaklaştı. Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına köklü kurulları zayıflamış bir devletle, işlevsizleşmiş bir Meclis'le, demokratik dünyadan uzaklaşmış bir ülkeyle, yarısı yoksullaşmış bir nüfusla girdik.

'Kurultayı iptal etmek, kayyım atamak için süreç takibi yapıyorlar'

"Mustafa Kemal Atatürk'ün iradesi, İsmet İnönü'nün feraseti, Bülent Ecevit'in yenilikçi heyecanı yolumuzu aydınlatıyor ve bu yolda hep beraber koşacağız."

"Milletimizi yeniden devletin sahibi kılma yoluna çıkıyoruz. CHP değişimi başlattı. Şimdi sıra Türkiye'yi değiştirmekte."

'Rakibimiz büyük bir panik yaşıyor'

"Halkımız bu iktidarın rakipsiz olmadığını, güçlü bir seçeneğinin olduğunu gördü ve çok umutlandı. Rakibimiz ise büyük bir panik yaşıyor. Çünkü onlar bugüne kadar kendilerini rakipsiz zannettiler"

"Siyasi yasak getirmek istiyorlar. Kurultayı iptal etmek, kayyım atamak için süreç takibi yapıyorlar. Gözleri o kadar kararmış ki milletin asla tercihi zalimlerin zulmüne kurban etmediğini, asla seçimlerin özellikle tercihlerini, seçme yetkisini elinden alınmasına izin vermediğini unutmuşlar. Sanıyorlarki ellerindeki geçici yetkilerle milletin kararına oy koyabilirler, mahkemelerle halkın partisini durdurabilirler. Zavallılar çaresizler, acizler. Onlara hatırlatalım, CHP halkın kendisidir. Halktır halk. Halkı durduramazsın. Halkı engelleyemezsin. Halkı kapatamazsın.

'İmamoğlu'nu milletin elinden alamazsın'

Ekrem İmamoğlu da bu halkın milleti oğludur evladıdır. Onu milletin elinden alamazsın. Sanıyorlar ki Ekrem İmamoğlu'nu aday yapamazlarsa kurtulurlar. Şu salonda kaç tane İmamoğlu var biliyor musun? Görmüyorlar işitmiyorlar. Ya hepimizi yasaklasan nolur. Yıldırıp sindirip korkutup milletin seçimini, tercihini, iradesini yüzüstü bırakacağımız zannediyorlar." 

"Bizim tek derdimiz, hayalimiz var; bir avuç insanın yerle bir ettiği devlet yapısını, hukuku, eğitimi, sağlığı yeniden inşa etmek!"

'Ülkeyi seçimsiz, sandıksız yönetme hevesi kuruyorlar'

"O bir avuç insan korkmaya devam etsin. Çünkü onlar ülkeyi seçimsiz, sandıksız yönetme hevesi kuruyorlar. Biz onlara bu fırsatı vermeyeceğiz."

"Bu yola kaprisle, kompleksle, egoyla çıkılmaz. Bu yola hele hele tek başına hiç çıkılmaz. Bu yolda hepimiz varız. Hep birlikteyiz. Sadece Cumhuriyet Halk Partililer değil, milletimiz de var."

"Türkiye'nin artık bu tarz siyasi oyunlarla, hukuki baskılarla koltuğunu korumak için üretilen siyasi çatışmalarla kaybedecek tek bir günü tek bir zamanı kalmamıştır."

"Buradan, buradan aziz milletimize seslenmek istiyorum. İsraf, iş bilmezlik ve kimin, özellikle kimin nasıl yönettiği belli olan kibirin sebep olduğu ekonomik krizden, yaşanan derin yoksulluktan, her gün kriz yaratan siyasetten, giderek artan toplumsal çürümeden, adalet, eğitim ve sağlık sistemlerimizdeki çöküşten, her yere üşüşmüş olan mafya ve çetelerden, iş kazasında, yangında, depremde ihmal sebebiyle yaşanan ölümlerden ve sonu hiç gelmeyecekmiş gibi duran bu karanlıktan yorulmuş, bitap düşmüş olan büyük milletimize sesleniyorum. Müsterih olun. İçinizi ferah tutun. Şafak söküyor. Uzun ve zahmetli bir yola çıkıyoruz. Bu düzeni değiştirmek, umudu ve güveni yeniden inşa etmek, artık bu karanlıktan yorulan milletimizi iyileştirmek, Türkiye'yi dünyada hak ettiği noktaya yükseltmek için yola çıkıyoruz."

"Yargı kumpaslarınız varsa, insanımızın vicdanı ve onların tahmin edemeyeceği kadar güçlü bir hafızası var. Biliyor ve inanıyorum ki milletimiz egemenliğin gerçek sahibi olduğunu gösterecek, önündeki engelleri güçlü iradesiyle kaldıracaktır."

'Türkiye’yi bir an önce parlamenter demokrasiye kavuşturmak zorundayız'

"Bu iktidar Türkiye'nin ezici çoğunluğunun ne ekonomik sıkıntılarını ne de demokratik sıkıntılarını anlayacak durumda değil. Sevgili yurttaşlarım, değerli yol arkadaşlarım, bu ülkede, bu ülkede yargıçlar ve savcılar siyasilerden daha fazla konuşuluyorsa çok büyük sorun var demektir. Bu ülkede savcıların isimlerini insanlar günlük konuşmalarında çokça kullanıyorsa çok büyük sorun vardır. Buradan Cumhurbaşkanına seslenmek istiyorum ve bakın, bu insanların konuşulması sadece muhalefet için bir sorun değildir. Bu iktidar için de büyük bir sorundur, sizin için de büyük bir sorundur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yönetme sorumluluğu sizde ve millet bu yetkiyi size verdi, atanmış yargı mensuplarına vermedi. Türkiye çok büyük bir ülkedir. Bu büyük ülke böyle yönetilemez. Türkiye atanmışlar tarafından yönetilemez. Türkiye milleti temsil etmeyen insanlar tarafından yönetilen bir ülke olamaz. Türkiye milleti temsil eden meclisin güçsüz ve sözünün kıymetsiz olduğu bir ülke olamaz. Türkiye seçilmişlerin yönettiği bir ülke olmak zorundadır. Türkiye'yi bir an önce parlamenter demokrasiye kavuşturmak zorundayız. Türkiye'yi millet iradesinin iktidara, devlete ve meclise sahici bir şekilde yansıdığı bir ülke yapmak zorundayız. Türkiye'yi yönetmek için denge ve denetimin yerleştiği demokrasiden, hukuk devletinden başka bir yol bulunmamaktadır. Türkiye'nin kaderi mahkeme salonlarında değil, millet meclisinde, millet iradesinin tecelli ettiği yerlerde çizilmek zorundadır."

Özgür Özel: 'Kurduğu planı, kumpası görüyoruz'

İmamoğlu'nun ardından kürsüye Özgür Özel çıktı.

Özel, muhalefete yönelik baskılara dair "Hem kendisine karşı hem de bugüne kadar girdiği hiçbir seçimi kaybetmemiş olan bir rakipten kurtulmak için kurduğu planı, kumpası görüyoruz. Bugünden başlayarak buna itirazımızı yükseltiyoruz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Özgür Özel'e hitaben, "Başkomutan olarak sana sesleniyorum; ayaklarını denk al, denk almazsan denk getirmesini de biz biliriz" tehdidine dair konuşan Özel, "Ne yapacaksın? Partinin önüne tank mı yollayacaksın? Atatürk'ün partisinin genel başkanını da bir tane üyesini de korkutamazsın. Hodri meydan..." diyerek yanıt verdi.

Erdoğan'ın "Bu koltuklarda ebediyen oturacak değiliz. Hak vaki bulduğunda kara toprağa döneceğiz" sözlerini de eleştiren Özel, "Yok onu da yapmasaydın, koltuğa mumyalasaydık seni." ifadelerini kullandı. (Politika Servisi)

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yağma iklimi

Yağma iklimi

Enerji şirketlerinin patronlarının bizzat yönetimine girdiği Saray iktidarı, “iklim değişikliğiyle mücadele” adı altında sermayeye yeni kaynak aktarma hazırlığında. İktidarın Meclise getirdiği tasarıya göre karbon emisyonu ticareti sistemi kurulacak, “atmosferi kirletme hakkı” alınıp satılan bir mala dönüşecek. Sistem karbon ticareti zenginleri yaratırken, halka zehir kalacak.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et