27 Şubat 2025 15:24

Boğaziçi Üniversitesi kayyım yönetiminin yasakçı icraatları Meclis gündeminde

EMEP'li vekil İskender Bayhan Boğaziçi Üniversitesi kayyım yönetiminin “Kafe işgali”ne destek veren öğrenci topluluklarının etkinliklerini yasaklaması ve öğrencileri okula almamasını Meclis’e taşıdı.

Boğaziçi Üniversitesi kayyım yönetiminin yasakçı icraatları Meclis gündeminde

Fotoğraf: Evrensel

Ankara – EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan Boğaziçi Üniversitesi kayyım yönetiminin kamusal alanların özelleştirmesine karşı yapılan “Kafe işgali”ne destek veren öğrenci topluluklarının etkinliklerini yasaklaması ve eyleme katılan öğrencilerin okula alınmamasını Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in cevaplandırması talebiyle verdiği soru önergesiyle Meclis gündemine getirdi.

Bayhan soru önergesinde: “Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüs’teki kafeteryanın kira bedelinin artırılarak kapanmaya zorlanması ve yerine Espressolab bağlantılı Ethos Kafe’nin açılması, başka bir kafenin çay ve kahve satmasının yasaklanması, sözleşmelerini yenilememesi ve öğrencileri bu alanlardan uzaklaştırmaya çalışması üniversite yönetiminin iktidara yakın sermayeyi kampüs içinde tekel haline getirme çabasının son örneği olmuştur” dedi.

“Öğrenciler kamusal alanların özelleştirilmesine karşı çıkmıştır”

Öğrencilerin bu duruma karşı tepki gösterdiğini belirten Bayhan; “Öğrenciler, kamusal alanların özel işletmelere devredilmesine karşı çıkarak, kendi kahve makineleriyle ücretsiz kahve dağıtıp alanı herhangi bir sermaye grubuna ait olmayan bir öğrenci kooperatifine dönüştürerek ve çeşitli bahanelerle ellerinden alınan Aptullah Kuran Kütüphanesi başta olmak üzere kampüslerdeki yetersiz çalışma alanlarına alternatif bir çalışma alanı oluşturarak "İşgal Kafe" adını verdikleri bir protesto başlatmıştır” diye belirtti.

“Mesele sadece bir kafeteryanın kapatılmasıyla sınırlı değil”

Öğrenci kulüp ve topluluklarınında bu duruma karşı yayımladıkları açıklamalarla duruma sesiz kalmadığını ifade eden Bayhan şunları söyledi; “Topluluklar meselenin sadece bir kafeteryanın kapatılmasıyla sınırlı olmadığına, atanmış rektör eliyle uzun süredir nitelikli eğitim hakkının gasp edildiğine, kampüsteki yaşam alanlarının kısıtlandığına, kulüp ve topluluk etkinliklerinin engellendiğine, azalan yaşam alanlarında yaşanan hijyen, barınma ve ısınma krizine, öğrencilere hukuksuzca açılan keyfi soruşturmalara ve verilen cezalara, akademisyenlerin sözleşmelerinin hukuksuz şekilde iptal edilmesine dikkat çekmişlerdir.”

“Üniversite yönetimi öğrenci topululaklarını yasakladı”

Üniversite yönetimi bu protestoya destek veren 28 öğrenci kulübü ve 6 topluluğun etkinliklerini 28 Mart’a kadar durduğunu, kulüplerin yönetim kurulu üyelerini görevden aldığını belirten Bayhan; “ ‘İşgal Kafe’ eylemine katılan 15-20 öğrencinin giriş kartlarını pasif hale getirerek üç gün boyunca kampüse girişlerini engellemiş ve haklarında soruşturma başlatmıştır. Üstelik söz konusu hukuksuz uygulama, Anayasa Mahkemesi tarafından 2024 yılında iptal edilen bir yönetmelik maddesine dayandırılmıştır” dedi.

“Kayyım yönetimi öğrencilerin iradesini gasbetmiştir”

Protestolara katılan öğrencilerden Öğrenci Temsilci Kurulu’na aday olanların adaylığının seçimlerin başladığı 27 Şubat tarihinden bir gün önce açılan bir soruşturmayla engellendiğine işaret eden Bayhan; “Üniversitenin şeffaf olmayan bütçe yönetimi başta olmak üzere kayyum yönetimin öğrenci esaslı olmayan kararlarının yarattığı problemleri çözmek üzere yan yana gelen, öğrenci temsilciliklerini daha demokratik işletmek üzere faaliyet gösteren öğrencilerin iradesi, kayyım yönetim tarafından hukuksuzca gasbedilmiştir” dedi.

"Öğrencilerin talebi parasız, bilimsel ve demokratik eğitim"

Bayhan öğrencilerin talebinin parasız, bilimsel ve demokratik eğitim olduğunu belirterek şunları söyledi; “Buna karşılık kayyım yönetimi, öğrencilerin kâr aracı haline getirilmesine, barınma güvencesizliğine, yetersiz beslenme olanaklarına, ısınmayan yurtlara ve şantiyeye dönüşen kampüslere karşı tepkileri baskı altına almaya çalışırken, üniversitenin kamusal niteliğini ortadan kaldırarak piyasa odaklı bir eğitim anlayışını dayatmaktadır”

Bayhan’ın cevaplandırılmasını istediği sorular

1- Boğaziçi Üniversitesi'nde açılan Ethos Kafenin ticaret unvanı Mery Gıda İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi olup, aynı adreste EspressoLab Fındıkzade Şubesi de bulunmaktadır. EspressoLab yetkilileri, Boğaziçi'nde açılan kafeyle ilgili PolitikYol'a yaptığı açıklamada, söz konusu işletmenin franchise olarak EsLab Fındıkzade'yi işlettiğini belirtmiştir.

Boğaziçi Üniversitesi’nde Ethos Kafe’nin açılmasıyla birlikte, üniversite yönetiminin diğer işletmelere kahve satmamaları yönünde baskı yaptığı iddialarına yönelik bir inceleme başlatacak mısınız?

Öğrencileri şirketlerin kârı uğruna müşteri olarak gören ve şirketlerin çıkarlarını önceleyen Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğü hakkında herhangi bir soruşturma yürütmeyi düşünüyor musunuz? Yoksa, şirketin sahibi Mevlüt Kocadağ’ın oğlu Emre Kocadağ olup, ortakları arasında eski AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın oğlu da bulunduğu için bu duruma sessiz mi kalacaksınız?

2- Boğaziçi Üniversitesi yönetiminin öğrenci kulüp ve topluluklarının yönetimlerini feshetmesi ve etkinlik yasağı getirmesi, son dört yıldır yaşanan yurt krizinin yanı sıra, öğrencilerin ortak çalışma ve yaşam alanlarının yok edilmesi, üniversitenin şantiyeye çevrilmesi, kulüp ve topluluk faaliyetlerinin yasaklanması, Öğrenci Temsilciliği Kurulu seçimlerine hukuksuz soruşturmalarla müdahale edilmesi ve çeşitli yöntemlerle bilimsel eğitimin koşullarının aşındırılması gibi anti-demokratik uygulamaların bir parçası mıdır?

Bu süreçlerin, bugüne kadar üniversite yönetimine yönelik herhangi bir inceleme veya yaptırım uygulanmamasının doğrudan bir sonucu olduğu düşünülürse, kendi sorumluluğunuzu da kabul ediyor musunuz?

3- Üniversite yönetimi, hukuksuz bir şekilde birçok kulüp ve topluluğun yönetimini feshetme ve bir ay boyunca etkinliklerini askıya alma, “tedbir kararı” adı altında soruşturmalar sonuçlanmadan öğrencilerin kartlarını pasif hale getirme, dolayısıyla öğrencilerin barınma, beslenme, eğitim gibi temel haklarını gasp etme cesaretini nereden almaktadır?

Bu hukuksuzluğa karşı bir adım atacak mısınız, yoksa Naci İnci’nin adım adım aşındırdığı bilimsel, demokratik ve özerk üniversite anlayışı, sizin inşa etmeye çalıştığınız sermaye ile bütünleşmiş, gerici ve anti-demokratik bir üniversite modeliyle uyumlu olduğu için mi sessiz kalacaksınız?

4- Kuzey Kampüs’teki kafeteryanın kira artışıyla zorla çıkarılması, Ethos Kafe’nin lehine başka bir kafenin kahve satışının yasaklanması, işletme gelmeden önce okul bütçesinden masraflar yapılması ve kafeye karşı eylem yapan öğrencilerin hukuksuz bir şekilde kartlarının iptal edilmesi gibi uygulamalar düşünüldüğünde, Ethos Kafe'ye gösterilen bu ayrıcalıklı muamelenin sebebi nedir?

Evrensel'i Takip Et