Ömer Çelik: Irak'taki ve Suriye'deki bütün unsurlarıyla silah bırakmalı
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Abdullah Öcalan'ın silah bırakma açıklamasına dair "PKK, YPG, PYD, SDG hangi adla olursa olsun silah bırakmalı ve kendini feshetmelidir" dedi.

Fotoğraf: DHA
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, dün PKK lideri Abdullah Öcalan'ın silah bırakma ve örgütün feshedilmesine yönelik çağrı hakkında konuştu.
Çelik, "Cumhurbaşkanımız büyük kongremizde, yeni dönemin Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşacak bir eylem planının ana maddelerini açıklamıştır ve önümüzdeki günlerde bunun detaylarını ifade edecektir" ifadelerini kullandı.
Çelik Öcalan'ın silah bırakma çağrısına dair, "PKK, YPG, PYD, SDG hangi adla olursa olsun Irak'taki ve Suriye'deki bütün unsurlarıyla terör örgütü silah bırakmalı ve kendini feshetmelidir. Hangi adla olursa olsun terör örgütlerinin tamamının tasfiye edilmesi gerekir" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, bir yılı aşkın süredir müzakerenin sürdüğüne dair açıklamalarını yalanlayan Çelik, Özel'in ihraç edilen subaylara ilişkin sözlerine ve dış politikaya ilişkin açıklamalarına da dikkat çekerek "Bunlar boştur, halen bölgede olan önemli oalyları, Türkiye Yüzyılı çerçevesinde ortaya konan iradeyi anlamadıklarını göstermektedir" diye konuştu.
February 28, 2025
Ömer Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
20 Sene önceki sözleri hatırlattı
"Cumhurbaşkanımızın başbakan olduğu dönemde milletimizin üzerindeki yasakların ortadan kaldırılması, vesayetin ortadan kaldırılması, Kürt vatandaşlarımızın kimlikler ve haklarının baskı altına alınmasıyla ilgili konuşmaları vardır. 12 Ağustos 2005'te sayın cumhurbaşkanımız Diyarbakır'da yaptığı konuşmada 'Türkiye ne kadar İstanbul ise ne kadar Konya ise o kadar Diyarbakır'dır. Bu ülkenin her renginin, her sesinin farklı bir lezzeti vardır. Kürt sorunu bu milletin bir parçası değil hepsinin sorunudur' diye ifade etmiştir. Bu, tarihi bir konuşmadır."
'Eylem planı'nın detayları anlatılacak
"Bu konuşma bir demokrasi meselesidir. Kürt vatandaşlar üzerindeki yasakların kaldırılması için büyük emek vermiştir. Aynı mücadeleyi başörtüsü sorunu için de Alevi canlarımızın karşı karşıya kaldığı yasaklara da 'bütün toplumun sorunu' olarak bakmıştır. Genel demokratikleşme perspektifi, hukuk devleti gereklerinin yerine getirilmesi olarak betimlenmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız büyük kongremizde, yeni dönemin Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşacak bir eylem planının ana maddelerini açıklamıştır ve önümüzdeki günlerde bunun detaylarını ifade edecektir. Cumhurbaşkanımız, ükedeki sorunların demokrasi standardının yükseltilerek çözülmesi yönünde adımlar atmaktadır."
"Silahlarını bırakması ve feshedilmesi esastır"
"Artık 'terörsüz Türkiye' hedefine ulaşma zamanı olduğu ifade edildi. Sayın cumhurbaşkanımızın 'iç cepheyi güçlendirme' yönündeki ifadesi ve bunu TBMM'de ayrıntılı şekilde ifade etmesi ve arkasında Sayın Bahçelİ'nin tarihi çağrısı, bölgede kardeşliği artıracak yeni bir mesaj ve irade olarak ortaya çıktı. Bunun esası 'terörsüz Türkiye' hedefine ulaşmaktır. Bu şartlarda terör örgütünün silahlarını bırakması ve tamamen feshedilmesi esastır. Geçmişte çözüm süreci döneminde sayın Cumhurbaşkanımız terör örgütü mensuplarına silahlarını gömüp ülkeyi terk etsinler demişti."
"Irak'taki ve Suriye'deki bütün unsurlarıyla..."
Etrafımıza baktığımızda özellikle Netanyahu'nun ifadelerinde Orta Doğu'ya yeni bir şekil verme gibi birtakım karanlık siyasetlerin yürürlüğe koyulmaya çalışıldığını görüyoruz. Bu çerçevede Türkiye jeopolitik gerçeklerine ve bölge değerlerine uygun bir kadeşlik siyasetini irade olarak ortaya koymuştur. Bu çerçevede PKK, YPG, PYD, SDG hangi adla olursa olsun Irak'taki ve Suriye'deki bütün unsurlarıyla terör örgütü silah bırakmalı ve kendini feshetmelidir. Sadece Irak meselesiyle bağlantılı olarak indirgemeci şekilde ele alıyorlar. Hayır, hangi adla olursa olsun terör örgütlerinin tamamının tasfiye edilmesi gerekir.
Etnik kimlik olarak kendisini Türk, Kürt, Arap olarak adlandıran, mezhepsel olarak Alevi, Sünni olarak adlandıran vatandaşlar olması doğaldır. Hepimizi soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir. Ortaya çıkan çağrı bu iradedir.
Devlet bir pazarlık sürecine girer mi diyorlar. Devletin bir pazarlığı söz konusu değildir. Bügün bu süreç Cumhurbaşkanımızın talimatı ve MİT'in gözetiminde hassas şekilde takip edilecektir. Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak ilkesi dışında bize yakıştırılmaya çalışılan unsurlar siyasi yalandan ibarettir."
Özel'i yalanladı
"Hiçbir şeffaf olmayan süreç yoktur. Maalesef sayın Özgür Özel, TSK'yi hedef alırken 'duydum' diyerek konuşuyor. Muhtemelen partisindeki bazı emekli askerlerin dedikoduların bilgi diye ortaya koyuyor. Dış politikayla ilgili konuşurken yine 'duydum' diyerekten, 'bana böyle söylendi' diyerekten konuşuyor. Muhtemelen partisindeki bazı emekli diplomatların söylemlerini dış politika stratejisi zannediyor. Bu meselede de 'şeffaf olmayan süreçler devam ettiriliyor', işte 'bir AYM üyesi ve şöyle bir heyet bir yıldan beri çalışıyor' gibi birtakım sözler söylemesi yine aynı çizgiyi, aynı savrulmayı devam ettirdiğini göstermektedir. Yine kendisi Cumhur İttifakı içerisinde çatlak olduğunu ifade ediyor. Bunlar boştur, halen bölgede olan önemli olayları, Türkiye Yüzyılı çerçevesinde ortaya konan iradeyi anlamadıklarını göstermektedir."
(Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et