21 Mart 2025 04:39

İşçiler için demokrasi ve özgürlük de ekmek kadar ihtiyaç!

Ankara’daki işçiler, İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını “Bu kadar da olmaz!” diyerek eleştirirken, iktidarın hukuksuzlukları ve ekonomik belirsizlikler karşısında mücadele çağrısı yapıyor.

İşçiler için demokrasi ve özgürlük de ekmek kadar ihtiyaç!

Fotoğraf: Evrensel

Demir Dikkan
demirdikkan@gmail.com


Ankara — İmamoğlu ve beraberinde 105 kişi hakkında verilen göz altı kararı ülkenin birçok yerinde tepkilere yol açtı. Ankara’da Türk Traktör, Beko gibi başlıca metal fabrikalarında; şu an TİS için mücadelelerini sürdüren Erkunt Sanayi işçileri arasında da iktidarın bu hamlesi oldukça yoğun tartışılıyor.

İşçilerin önemli bir bölümü açısından şaşkınlıkla ve tepkiyle ‘Bu kadar da olmaz’ değerlendirmeleri mevcut. Bu kararı doğru bulmayan hemen herkes iktidarın uzun zamandır uyguladığı ve üzeri kapanan yolsuzluk, hilekarlık politikalarıyla kıyaslayarak değerlendirmeler yapıyor. Depremde çadır satanların yargılanmaması, ‘yenidoğan’ ve ‘Dilan Polat’ gibi dolandırıcıların; kumar ve uyuşturucu çetelerinin davalarının düşerek serbest kalmaları ve bir dizi böylesi örnek bu durumla kıyaslanıyor. ’30-35 yıllık hukuksuz diploma yeni mi akla geldi?​’ Sorusunu Erdoğan’ın kaybetmemek için en yakın rakibini devre dışı bırakması için bu adımı attığı değerlendirmesi takip ediyor. Yakın zamana kadar Cumhur İttifakını desteklemiş işçiler de ‘Biz işte bu hukuksuzluklar, yanlışlar yüzünden bıraktık desteği.’ Diyor. Hala Cumhur İttifakı’na destek veren işçiler arasında İmamoğlu’nun zaten belediyecilik yapmadığı, Cumhurbaşkanlığı hevesiyle hareket ettiği, yolsuzluk varsa bu cezanın iyi olduğu değerlendirmeleri olsa da daha zayıf. İktidara destek verenlerin önemli bir bölümü dahi bu kararın yanlış olduğunu dile getiriyor.

İmamoğlu gitse Mansur var. Daha ne yapacaklar, herkesi de alamazlar değerlendirmeleri hala sandıktan umut duyanların, beklentilerini oraya havale edenlerin de azımsanamayacak bir bölümü oluşturduğu söyleyebiliriz. ‘Yeter artık, çözüm sokakta’ diyen işçiler henüz azınlıkta görünüyor.Altın ve doların ani yükselişi, borsanın düşüşü de işçiler arasında kaygıyla takip ediliyor. ‘Gezi gibi bir şey olur mu?​’ sorusunu iç kargaşanın oluşabileceğine özellikle iktidar kaynaklarından yayılan endişeler besliyor.

Bu eğilimlere dair birkaç not düşmekte fayda var.

Erkunt işçileri 60 bin net taban ücret ve bir dizi talebine kulağını tıkayan, söz hakkını tanımayan sendikal bürokrasiye ve patrona karşı mücadele ediyor. Maaşları eksik yatırıldığı için tepki gösteren, sendikalı oldukları için işten atılan Altındağ Belediyesi önüne çadır kurarak işçiler direniyor. Burada karşılaştıkları tüm baskılar ülke genelindeki bu anti-demokratik uygulamalarla doğrudan ilişkili.

Türk Traktör’de siparişlerin azalması bahanesiyle bir süredir işden çıkarmalar devam ediyor. Sayı yüzleri aştı. Geçtiğimiz günlerde Ali Koç Romanya’da verdiği bir röportajda ‘Dünyanın hiçbir yerinde olmayan teşvikler bizde var. Bu konuda gerçekten harikayız ve çok memnunuz.’ Benzeri ifadelerle tek adam yönetiminin hangi sınıfın çıkarlarını temsil ettiğini bir kez daha göstermiş oldu. İsizlik korkusuyla işçileri sömürüye razı etmeye çalışanlarla, iktidarı onaylamayan tüm kesimlere yönelik saldırılar aynı kaynaktan çıkıyor.

Fabrikalar, atölyeler, tüm işyerleri; sokaklar ve mahalleler işçilerin hayatı ürettiği alanlar. Kendi istekleri ve ihtiyaçları için sözünü söyleyebileceği yerler. ‘Aman ha sokağa çıkmayın, karışıklık çıkar’ diyenler gerçekten bir karışıklık çıkmasından değil işçilerin kendini ifade etmesinden korkuyor. İşçilerin politikaya yani hayatın akışına müdahalesi başta üretim alanlarında birlik olup sözünü söylemeden mümkün değil. Olan bitenlere seyirci kalmak ‘Bu kadar da olmaz’ denecek daha çok saldırıya kapı aralar.

Bu saldırı İmamoğlu’nun ötesinde tüm emekçilere yönelik. Ülke genelinde örgütlenmek istenen faşist bir rejim demokrasinin en ufak kırıntısını ortadan kaldıracak ve sermayenin saldırılarının azgınca uygulamasının önünü açacak. Bu da en çok işçileri, emekçileri kadınları ve onların genç kuşaklarını vuracak. Yasaklanmadık grev bırakmayan, işçilerin örgütlenmesinin önüne her türlü engeli koyan, haklarını gasp eden Erdoğan iktidarı ve ittifakı şimdi de oy hakkına dahi darbe vuruyor. Demokrasi ve özgürlük olmadan ekmek mücadelesi de olmaz.

Geçtiğimiz yılın son günlerinde grev kararı alan ancak Cumhurbaşkanlığı tarafından konan yasağa rağmen fiili olarak devam ederek birbiri ardına kazanımlara imza atan Birleşik Metal Sendikası üyesi işçiler; TİS sürecine pankartlarla, etiketlerle müdahale eden Erkunt işçileri, Valilik yasağına ve BİRTEK-SEN başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına rağmen mücadeleyi sürdüren Gaziantep işçileri… İşçilerin demokrasi ve özgürlüklere gözü gibi sahip çıkması gereken bir süreçte yürünecek yol budur.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Sabancı’ya 44 uçak devletten!

Sabancı’ya 44 uçak devletten!

Ali Sabancı’ya ait Pegasus 100 uçak aldı, 4.4 milyar dolar değerindeki 44 uçak teşvik ve vergi indirimleriyle devlet kasasından karşılandı. Uçak alımı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ali uçak alacak mısın?” diye sormasıyla gündeme gelmişti. Sabancı, 100 uçak siparişi daha verdi.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan'ın koltuğuna talip olan İmamoğlu'na yapılan operasyona tepki için sokağa çıkanlara yönelik gözaltı ve tutuklamalar sürüyor.

Evrensel'i Takip Et