21 Mart 2025 11:25

EMEP: Baskı, inkâr ve katliamların son bulması için mücadeleyi yükselteceğiz

Emek Partisi bu yıl Newroz'un baskı, inkâr ve katliamlara karşı mücadele günü olarak kutlandığını belirterek ülkede demokrasi, bölgede barış mücadelesini yükseltme çağrısı yaptı.

EMEP: Baskı, inkâr ve katliamların son bulması için mücadeleyi yükselteceğiz

Fotoğraf: Burcu Yıldırım / Evrensel

Emek Partisi, "Ülkede Demokrasi, Bölgede Barış! Newroz Pîroz Be!" başlığı ile yayımladığı mesajıyla halkların Newroz'unu kutladı. Son gelişmelerin değerlendirildiği açıklamada silahların susmasının Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesi için bir fırsat olduğu ancak iktidarın bu çağrıya muhalefeti dağıtmak için baskıyı arttırarak karşılık verdiği vurgulandı. Bu baskının son halkasının ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 106 kişi hakkında soruşturma başlatılması olduğu belirtildi. Yok sayma, inkâr ve baskı politikaları ile Kürt sorununun çözülemeyeceği ifade edilen açıklamada "Toplumsal muhalefet üzerindeki baskı derhal durdurulmalı, genel bir siyasi affın yolu açılmalı, kayyımlar geri çekilmeli ve seçilmişler görevlerine iade edilmeli, kamusal alanda anadili kullanımının önündeki tüm engeller kaldırılmalı, sınır ötesi operasyonlara derhal son verilmelidir" çağrısı yapıldı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

"Zulüm ve sömürü düzenine karşı halkların özgürlük ateşini yaktığı mücadele günü Newroz kutlu olsun!

2025 Newroz'unu, silahların bırakılma çağrısının yapıldığı önemli bir dönemde karşılıyoruz. Mecliste Bahçeli'nin DEM Partililerle 'tokalaşmasıyla' başlayan süreç Öcalan'ın mektubuyla devam etti.

Tek adam iktidarı bölgesel sıkışmışlığın etkisiyle de başlattığı bu süreçten, sıkışmışlığı aşmayı ve süreci içeride bir fırsata çevirmeyi amaçlıyor. Hiç kuşkusuz iktidarı inkârcı, 'Kürt sorunu yoktur' tutumundan tokalaşmaya getiren, başta Kürt halkı olmak üzere emek ve demokrasi güçlerinin mücadelesidir.

Bir yandan el sıkışıp silahlar bırakılsın çağrısı yapılırken, diğer yandan baskılar arttırılıyor. Silahların susması, sürecin demokratik yollarla çözülmesi için bir fırsat. Ancak iktidar, silah bırakma çağrısına, tüm muhalefeti dağıtmak için çeşitli hamleler yaparak, faşizan baskıyı arttırarak karşılık veriyor! Bu baskının son halkası İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 87 kişinin gözaltına alınması oldu.

Yıllardır uygulanan yok sayma, inkâr ve baskı politikaları devam ettirilerek Kürt sorunu çözülemez! Oysaki sorunun, çözüm yoluna girmesi için yapılması gerekenler çok açıktır: Toplumsal muhalefet üzerindeki baskı derhal durdurulmalı, genel bir siyasi affın yolu açılmalı, kayyımlar geri çekilmeli ve seçilmişler görevlerine iade edilmeli, kamusal alanda anadili kullanımının önündeki tüm engeller kaldırılmalı, sınır ötesi operasyonlara derhal son verilmelidir.

Tek adam iktidarı, ülkeyi yönetirken elindeki bütün baskı araçlarını, halkları kıskaç altına almak için kullanıyor. Muhalefeti susturmaya yönelik adımlarını büyütüyor, yasakların zeminini genişletiyor. Belediye başkanları gözaltına alınıp tutuklanıyor, kayyım atanıyor. Gazeteciler, Kürt yazarlar gözaltına alınıyor, tutuklanıyor.  Sendikacılar, siyasetçiler, gençler... Herkes iktidarın bu gözü dönmüş baskı politikalarıyla karşı karşıya kalıyor. Grevlere, hak arayışlarına, direnişlere yasak getiriliyor, demokratik eylemler polis şiddetiyle batırılmaya çalışılıyor. Yargı; emek, özgürlük, barış isteyenler üzerinde sopa olarak kullanılıyor.

İsrail; Filistin'e, Lübnan'a ve Suriye'ye yönelik tehditlerini ve saldırılarını devam ettiriyor. Ateşkesi bozarak soykırımı sürdüren İsrail, yüzlerce Filistinliyi katletti! İsrail Siyonizmi, savaştan dolayı yerlerinden edilen Filistinlilerin çadırları ve sığındığı okullar ile sivillerin evleri dahil olmak üzere Gazze Şeridi'ni yoğun bir şekilde bombalayarak bir kez daha Ortadoğu'daki bütün halkları tehdit eder pozisyonda olduğunu gösterdi.

Suriye'de iktidarı ele geçiren HTŞ'ye bağlı selefi güçler insanların evlerine girerek kadın, çocuk demeden Alevi halkına yönelik katliam yapmaya devam ediyor. HTŞ'nin Suriye'de yönetimi ele geçirmesi sonrasında Colani'yi ziyaret etmek için sıraya giren bölge gericilikleri ve Batılı emperyalistler, şimdi bu cihatçı çetelerin Alevi katliamı karşısında sessizliklerini koruyorlar!

Ortadoğu'daki bu gelişmeler, Ortadoğu'da paylaşım savaşlarının artacağına işaret ederken daha büyük çatışmaların önünü açacak taşların da emperyalistler ve bölgedeki işbirlikçileri elleriyle döşenmeye devam ettiğini gösteriyor.

2025 Newroz'unu baskılara karşı mücadele günü olarak kutluyoruz!

Newroz'u: Her milliyetten işçi sınıfı ve emekçi halklar olarak Kürt sorunun savaş ve şiddet politikalarıyla çözülmesi ısrarına, Filistin'deki katliamlara, Suriye başta olmak üzere bölge ülkelerinde devam eden işgallere karşı özgürlüğün, demokrasinin, barışın sesini alanlarda yükselttiğimiz bir mücadele günü olarak kutluyoruz!

Newroz'u, ülkede demokrasi, bölgede barış mücadelesini büyüttüğümüz gün olarak kutluyoruz!

Newroz'u başta Ortadoğu halkları olmak üzere tüm halklar üzerindeki baskının, inkârın, katliamların son bulması için mücadeleyi yükselteceğimiz bir gün olarak kutluyoruz!

Yaşasın Newroz!

Newroz Pîroz be!

Wes bo Newroz!" (Politika Servisi)

Evrensel'i Takip Et