Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ifade verdi
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Siyasi Partiler Yasası'na muhalefet iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında savcılığa verdiği ifadesinde, konu olan ses kaydının kendisine ait olmadığını belirtti.

Fotoğraf: ANKA
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Siyasi Partiler Yasası'na muhalefet iddiasıyla açılan bir soruşturma kapsamında sabah saatlerinde Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne geldi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, dün, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Siyasi Partiler Yasası'na muhalefet suçlamasıyla yürütülen bir soruşturma kapsamında çağrı kağıdı ile ifadeye çağrıldığını duyurmuştui. Güney'in CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili "şüpheli" olarak ifadeye çağrıldığı belirtilmişti.
İnan Güney, bu sabah eşi Ayşen Güney ile birlikte Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne geldi ve avukatıyla birlikte savcılık katına geçti. Güney, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nda 1 saat 15 dakika ifade verdi. Güney, ifadesinin alınmasının ardından adliyeden ayrıldı.
Güney: İlgim olmadığı halde, hakkımda karalama yapılıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, CHP İstanbul İl Kongresi'ne yönelik 'Seçimde usulsüzlük' iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Güney ifadesinde şunları kaydetti: "Bu ses kaydını dinlediğimde kendimin orada olmadığını ve bu hususun bir yalan olduğunu gördüm. Bunun yanı sıra daha ses kaydını açmadan o ortamda olduğu iddia edilen kişilerin kim olduğuna bakınca, zaten o ses kaydındaki kişinin ben olmadığımı anladım. Çünkü bu isimlerle birlikte bugüne kadar herhangi bir toplantıya katılmadım."
Kendisine sorulan isimleri de tanımadığını belirten İnan, "Kendileri belki partimizde görev alan şahıslar olabilir. Bir parti toplantısı ya da siyasi parti faaliyeti sırasında şahıslarla aynı yerde bulunmuş olabilirim. Ancak doğrudan bir temasım veya tanışıklığım yoktur" dedi.
"Algı oluşturularak hakkımda karalama yapılmaktadır"
Güney ifadesinin devamında, "Bahse konu ses kaydından bir kesit tarafıma okundu. Burada 'Fahrettin' olarak geçen şahsın kendi konuşmasında müteahhitlik yaptığını ve Porsche marka aracının olduğunu beyan ettiği, bana okuduğunuz kesitten görülmektedir. Ancak ben yukarıda beyan ettiğim üzere kimseyi zan altında bırakmamak adına, orada geçen adı geçen şahsın kim olduğu hususunda herhangibir şey söyleyemiyorum. Yine ses kaydı içeriklerinden tarafıma okunan ve yerel bir kulüp başkanlığı yaptığını beyan eden şahsın kim olduğunu bilmiyorum. Yukarıda da bahsettiğim üzere böyle bir toplantının içerisinde yer almadım ve Beykoz il delegesi olan şahıslardan da yukarıda beyan ettiğim üzere sadece Yücel Akdemir’i mali müşavir mesleki kimliğim sebebiyle tanırım. Bu sebeple ses kaydında yapılan konuşmaları kimlerin yaptığı ya da konuşulan hususların doğru olup olmadığı hakkında herhangibir bilgim yoktur. Ben bu ses kaydı sosyal medya platformlarına düştüğünden beri bu ses kaydının mağduru durumundayım. Hiçbir ilgim olmadığı halde sanki bu ses kaydının yapıldığı yerde varmışım gibi bir algı oluşturarak hakkımda karalama yapılmaktadır" cümlelerini kullandı.
"HTS kayıtları çıkarıldığında bu kişilerle birlikte olmadığım anlaşılacaktır"
Güney, "Bu dilekçede geçen ve benim sesim olduğu iddia edilen hususları kabul etmiyorum" diyerek ifadesinin sonunda şunları kaydetti:
"Sonuç olarak tarafıma sormuş olduğunuz tüm sorulara bildiğim kadarıyla samimi bir şekilde beyanda bulundum. Ben bu ses kaydının alındığı toplantıda bulunmadım. Toplantıda kimler olduğuna dair bir fikrim yoktur. Toplantıda konuşulan hususların gerçekleşip gerçekleşmediğinden de bir bilgim yoktur. Bahsekonu ses kaydının mağduru konumuna geldim. Üzerime atılı olan suçlamaların hiçbirisini kabul etmiyorum ve konuya ilişkin hakkımda takipsizlik kararı verilmesini talep ediyorum. Zaten bu konuşmanın yapıldığı iddia edilen şahısların birbirleri arasındaki HTS kayıtları çıkarıldığında, benim bu kişilerle birlikte olmadığım ortaya çıkacaktır. Bunun yanı sıra artık teknoloji gelişti. Bu ses kayıtları incelendiğinde konuşan kişilerin kim oldukları ortaya çıkacaktır. Bu incelemeler yapıldığında zaten bahse konu yer ve bahse konu kişilerle olmadığım ortaya çıkacaktır" dedi.
Güney önceki gün de kendisine ait olduğu ileri sürülen bir ses kaydıyla ilgili "Böylesine çirkin bir iftiraya cevap vermek zorunda kalmaktan üzüntü duyuyorum. Gerçek dışı ithamlarla oluşturulmaya çalışılan algı operasyonlarına karşı söz konusu sosyal medya kullanıcıları hakkında hakaret suçundan soruşturma başlatılması, şüphelilerin eylemlerine uyan TCK ve sair mevzuat gereğince cezalandırılmaları talebiyle suç duyurusunda bulunduğumuzu kamuoyuyla paylaşmak istiyorum" açıklamasını yapmıştı.
"Adımı lekelemeye çalışanlara karşı hukuki hakkımı kullanacağım"
Güney, ifade verdikten sonra açıklama yaptı. Güney, "Adımın bu tip bir mesele ile gündeme gelmesini arzu etmezdim. Ancak bu tip çirkin iftiralar ile ifadeye çağrılmam üzerine vatandaşlarımızın da meraklandığının, endişelendiğinin farkındayım. Bu nedenle bir açıklama yapma gereği duyuyorum. Bulunmadığım, katılmadığım, haberdar olmadığım bir toplantı sırasında alındığı söylenen bir ses kaydı bahane gösterilerek verilen, İstanbul İl Kongremizle ilgili bir şikayet dilekçesine istinaden ifadeye çağrıldım. Şikayet dilekçesinde adımın geçtiğini ve tarafıma yöneltilen suçlamaları ifade verdiğim esnada öğrendim.Şikayete konulan ses kaydında bulunan ses bana ait olmadığı gibi, bahse konu kayıtta adım dahi geçmemektedir. Söz konusu ses kaydının alındığı ortamda bulunmadığım HTS kayıtları incelendiğinde de ortaya çıkacaktır" dedi.
"Kimliği belirsiz kişilerce yayılan ve kötü niyetli olduğu açık ses kaydının mağduru durumundayım" diyerek sözlerini sürdüren Güney, "İftira niteliğindeki bu şikayet ile adımı lekelemek için beyhude çaba içinde olan isimlere karşı her türlü hukuki hakkımı sonuna kadar kullanacağımı belirtmek isterim" diye konuştu. (Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et