'Gazeteciyi gözaltına almak, toplumu gözetim altına almaktır'
Gazetecilerin tutuklanmasına dair açıklama yapan meslek örgütleri "İşimiz gazetecilik. Bu kararla sahadaki gazetecilere mesaj mı veriliyor?" diye sordu.

Fotoğraf: Damla Kırmızıtaş/Evrensel
Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla birlikte yapılan eylemleri takip eden AFP Muhabiri Yasin Akgül, Now Haber Muhabiri Ali Onur Tosun, Foto Muhabiri Bülent Kılıç, Muhabir Zeynep Kuray, İBB Foto Muhabiri Kurtuluş Arı, Bakırköy Belediyesi Foto Muhabiri Gökhan Kam ve Muhabir Hayri Tunç tutuklandı. 25 Mart sabah saatlerinde tutuklanan bu 7 gazeteci dışında, CHP ekibinden 1 basın çalışanı da tutuklananlar arasında. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklanan gazetecilerin, İstanbul'daki cezaevlerinde yer olmadığı gerekçesiyle Çağlayan Adliyesi'nden Vatan'daki Emniyet Müdürlüğü binasına geri götürüldüğünü bildirdi. Edinilen bilgiye göre, Çağlayan Adliyesi'nden Vatan'a götürülen tutuklu gazeteciler, Güvelik Şube'ye geri götürüldü ancak avukatlara "cezaevinde yer olmadığı" bilgisi verilmedi, "cezaevine nakil yazıları henüz yazılmayan" denildi.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti “Haber yapmak gösteri yürüyüşüne muhalefet değildir meslektaşlarımızı serbest bırakın” derken, Türkiye Gazeteciler Sendikası “İşimiz gazetecilik, soruyoruz: Bu karar talimatla mı çıktı?” diye sordu. Türkiye Yayıncılar Birliği ise “Halkın demokratik taleplerine kulak verin” dedi.
"Gazeteci kamunun bekçisi konumundadır"
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Saraçhane protestolarını haberleştirdikleri için “toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanuna muhalefet” gerekçesiyle tutuklanan gazeteciler için açıklama yaptı. Açıklamada şu görüşler yer aldı:
“Saraçhane protestolarının haberleştirilmesi gazetecilik faaliyetidir. Ancak Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan protestoları takip ederken gözaltına alınan yedi gazeteci 25 Mart 2025 Salı günü önce adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, sonra tutuklanmıştır. Gazetecilere haber yaptıkları için suç uydurulması, hapis cezasıyla yıldırılmaya çalışılması, güvenlik güçlerinin şiddetine uğraması kabul edilemez.
Gazeteciyi gözaltına almak, tutuklamak toplumu gözetim altına almaktır. ‘Basın özgürlüğü gazetecinin şahsına tanınmış bir imtiyaz değildir.’ Gazeteciye tanınan güvence, halkın haber alma hakkının güvencesidir. Gazeteci kamunun bekçisi konumundadır. Siz isteseniz de istemesiniz de olayları izleyecek, araştırma yapacak, değerlendirmede bulunacak ve elbette ki tüm bunları halkla paylaşacaktır. Bu aynı zamanda gazetecinin sorumluluğudur.
"Tarihe kara bir leke"
Gazetecilik görevini yapan meslektaşlarımız, olayları haberleştirmek için gösterilerin yapıldığı yerdedirler. Meslektaşlarımızın görevlerini yapmasına engel olunmasının hiçbir makul ve haklı sebebi de bulunmamaktadır. Haberin verilmesinde kamu yararı varsa, güncelse, görünür gerçeğe de uygunsa ve meslek ilkelerini dikkate alarak kaleme alınmışsa o haber sonuçları ne olursa olsun hukuka uygun kabul edilir.
Demokratik bir ülke olabilmemiz için haberin serbest dolaşımı şarttır. Yedi meslektaşımızın tutuklanma nedeni olan ‘toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet’ gerekçesi basın tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Gazetecilerin suç duyuruları, davalar ve hapis cezasıyla baskı altına alınmaya çalışılması basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne aykırıdır. Meslektaşlarımız serbest bırakılmalıdır.”
"İşimiz gazetecilik"
Türkiye Gazeteciler Sendikası ise dün yaptığı açıklamada “İşimiz gazetecilik, soruyoruz: Bu karar talimatla mı çıktı?” dedi. Gazetecilerin tutuklanmalarına delil olarak protestolar sırasında çekilmiş fotoğrafların gösterildiğini belirterek şöyle dedi: “Masa başından ne fotoğraf çekilir ne haber yapılır. Bir gazetecinin arkada kalarak olan biteni belgelemesi beklenemez. Haber neredeyse gazeteci oradadır! Amaç sahaya dönüp haber yapmalarını engellemek mi? Bu kararla sahadaki gazetecilere mesaj mı veriliyor? Arkadaşlarımız Saraçhane’de haber için bulunuyordu. Ev baskınları ile gözaltına alındılar. Adli kontrol ile serbest bırakılacakları söylendi, sonra karar değişti. Tutuklandılar! Bu karar çok açık hukuksuzdur!”
"Halkın demokratik taleplerine kulak verin"
Türkiye Yayıncılar Birliği, yaptığı açıklamada, “Son dönemde yaşanan gelişmeler, ülkemizin demokrasisi açısından son derece kaygı vericidir. Halkın oylarıyla seçilerek göreve gelen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Belediye Başkanlarının, siyasi ve haksız gerekçelerle, hukuka aykırı biçimde tutuklanması kabul edilemez. Bu durum, yalnızca bir bireyin değil, halkın iradesinin ve demokratik temsil hakkının hedef alındığını göstermektedir" denildi.
Açıklamada, "Bu haksızlığa karşı sesini yükselten yurttaşların, barışçıl protestolar yoluyla demokratik tepkilerini ifade etmeleri hem Anayasa hem de uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel bir haktır. Ancak son günlerde, bu haklarını kullanan yurttaşlara yönelik orantısız güç kullanımı, gözaltılar ve cezalandırma girişimleri görülmüştür. Halkın haber alma özgürlüğü için çalışan basın ve medya emekçilerine de gözaltılar ve cezalandırma girişimlerinde bulunulmuştur" diye kaydedildi.
AFP: Muhabirimizi bir an önce serbest bırakın
Bu arada Fransız Haber Ajansı AFP, İstanbul'daki protestoları takip eden ve sonrasında tutuklanan yedi gazeteciden biri olan muhabiri Yasin Akgül için mektup yazdı. Akgül'ün tutuklanmasını kınayan ajans, muhabirinin bir an önce serbest bırakılmasını istedi. (Medya Servisi)
Evrensel'i Takip Et