‘Teselli duyuyoruz ama tüm gazeteciler serbest bırakılsın’
Gazetecilerin serbest bırakılmasından teselli duyduklarını açıklayan basın meslek örgütleri tüm gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi. Uluslararası basın örgütleri de yaşananları kınadı.

Fotoğraf: ANKA
Saraçhane eylemlerini izlediği için 25 Martta tutuklanan Gazeteci Zeynep Kuray, Foto Muhabiri Bülent Kılıç, AFP Foto Muhabiri Yasin Akgül, İBB Foto Muhabiri Kurtuluş Arı, NOW Haber Muhabiri Ali Onur Tosun, Hayri Tunç ve Gökhan Kam hakkında tahliye kararı verildi. Bununla beraber İzmir'de Gazeteci ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Yağız Barut da serbest bırakılanlar arasındaydı. Saraçhane’de gözaltına alınan Sendika.Org muhabiri Zişan Gür adli kontrolle serbest bırakılırken, Youtube kanalı Flu TV’nin kurucusu ve yönetmen İlker Canikligil "suç işlemeye alenen tahrik" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" iddiasıyla tutuklandı.
RSF: Gazeteciliğe dokunulamaz
Basın meslek örgütleri serbest bırakılmaları “memnuniyetle” karşıladıklarını ancak tüm tutuklu gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını istedi.
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu “İstanbul’daki gazeteci arkadaşımızın tahliye kararından teselli duyuyoruz. Yine muazzam bir haksızlık sonucu İzmir’de gözaltına alınan ve gözaltında dördüncü günlerini yaşayan meslektaşlarımızın da bir an önce bırakılmasını talep ediyoruz. Gazeteciliğe dokunulamaz!” derken, gazetecilerin toplu tutuklanması gibi toplu tahliyesinin de, mesleki dayanışmanın önemini ortaya çıkardığını söyledi. Önderoğlu “Gazeteciliğin ve toplumsal rolünün kasıtlı, skandal bir tarzda hedef alınmasını da gün yüzüne çıkardı. Bu kabul edilemez! İzmir’deki meslektaşlarımızın da tahliyesini talep ediyoruz” dedi.
TGC: Gerçeğin peşinde olmaya devam edeceğiz
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti “Sekiz gazetecinin tahliye edilmesini sevinçle karşılıyoruz” açıklaması yaptı. TGC şöyle dedi: “Gazetecileri gözaltına almanın, tutuklamanın toplumu gözetim altına almak olduğunu hatırlatıyoruz. Gazeteciler Anayasa’dan ve Basın Kanunu’ndan aldıkları hakla görevlerini yerine getirirken cezalandırılamazlar. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre gazeteci, önce halka ve gerçeğe karşı sorumludur. Gerçeğin peşinde olmaya devam edeceğiz. Gazetecilik suç değildir.”
EFJ: Bir başka karanlık dönemde gazetecilerin yanındayız
Uluslararası basın meslek örgütleri de Türkiye’de gazetecilerin tutuklanmasına tepki gösterdi.
Avrupa Gazeteciler Federasyonu ve Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (EFJ-IFJ) ortak bir açıklama yaptı. Tüm gazetecilerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulunan federasyonlar, gazeteciliğe yönelik baskıları da kınadı.
EFJ Başkanı Maja Sever “Yıllarca süren baskı ve demokrasi mücadelesinin ardından bir başka karanlık dönemden geçen Türk gazetecilik camiasının yanındayız. İfade özgürlüğüne ve gösteri özgürlüğüne yönelik bu son saldırıyı olabilecek en güçlü şekilde kınıyoruz. Türk gazeteciler susmayacak. Biz susmayacağız. Çünkü gazetecilik suç değildir” dedi.
IFJ: Bağımsız gazeteciliğe saldırıya son verin
IFJ Başkanı Dominique Pradalie ise şunları söyledi: “Gazetecilere yönelik bu acımasız baskı, basın özgürlüğüne ve demokrasiye yönelik çirkin bir saldırıdır. Gözaltına alınan meslektaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz ve Türk yetkilileri bağımsız gazeteciliğe yönelik bu açık saldırıya son vermeye çağırıyoruz. Dünya izliyor.”
EFJ-IFJ açıklamasında Türkiye’de yaşananları şöyle sıraladı: “Kitlesel protestolar sırasında çok sayıda gazeteci de ağır şekilde dövüldü, plastik mermilerle vuruldu ve ekipmanları kırıldı. 19-21 Mart tarihleri arasında büyük sosyal medya platformlarında ve mesajlaşma uygulamalarında bant genişliğinin daraltıldığı da bildirildi. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, ‘yasa dışı yayın yapanlara’ yaptırım ve uzun süreli yayın durdurma uyarısında bulundu.”
IPI: Saldırılar, medya özgürlüğünün bozulmasıdır
Uluslararası Basın Enstitüsü IPI “IPI, yaygın protestoları bildiren gazetecilerin polis şiddeti ve tutuklanmalarını kınadı” diyerek bir açıklama gerçekleştirdi. IPI, Türk hükümetinin gazetecilerin çalışmalarını engelleme ve kamuoyunun büyük ilgi duyduğu bilgilere erişimini kısıtlama yönündeki sistematik çabalarını kınadığını ve kitlesel sansür tehditli bu politikaya derhal son verilmesini talep etti.
IPI açıklamasına şöyle devam etti: “Türkiye'deki yetkililer, ulusal güvenlik gerekçesiyle internet sitelerini ve sosyal medya hesaplarını hızla engelleme yetkisine sahip ‘İnternet Yasası’ kapsamında, aralarında en az altı haber kuruluşunun, çok sayıda gazetecinin ve siyasi figürün de bulunduğu 700'den fazla sosyal medya hesabını engelleyerek yaygın sansür önlemleri uyguladı. RTÜK başkanı, yalnızca resmi açıklamalara ve yetkililerden gelen bilgilere dayanmayan ve kamu protestoları çağrılarını tartışan herhangi bir açıklama veya yorumcuyu yasaklayan TV kanallarının yayın lisanslarını iptal etmekle tehdit etti.
Bu koordineli saldırılar, Türkiye'deki medya özgürlüğünün ciddi şekilde bozulmasıdır. Türk yetkililerin tüm tutuklu gazetecileri serbest bırakmasını, polis şiddetini soruşturmasını, failleri sorumlu tutmasını, sosyal medya kısıtlamalarını kaldırmasını ve kamu yararına olan tüm konularda haber yapma temel hakkını savunmasını talep ediyoruz. Gazetecilik suç değildir; kamuoyunu bilgilendirme hakkı, demokratik bir toplum için olmazsa olmazdır.”
CPJ: Basına yönelik düşmanca davranışlara son verin
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) yaptığı açıklamada “Türk yetkililerin yaygın protestolar sırasında polis tarafından gözaltına alınan gazetecileri serbest bırakmaları ve basına yönelik düşmanca davranışlara son vermeleri gerektiğini” söyledi.
CPJ Türkiye temsilcisi Özgür Öğret, “Sokak protestolarını haber yapan gazetecilere yönelik polis şiddeti veya evlerine yapılan baskınlar hiçbir koşulda kabul edilemez” dedi ve şöyle devam etti: “Türk yetkililer gözaltındaki gazetecileri derhal serbest bırakmalı ve basının özgürce ve güvenli bir şekilde faaliyet göstermesine izin vermelidir."
CPJ açıklamasında RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in açıklamalarına değindi ve “protestoları ve muhalefet mitinglerini yayınlayan TV kanallarını lisans iptalleriyle tehdit etti” ifadelerini kullandı. (Medya Servisi)
Evrensel'i Takip Et