İTÜ Mimarlık öğrencileri taleplerini açıkladı
İTÜ Mimarlık Fakültesi öğrencileri fakülte ve okul özelinde taleplerinin ve genel taleplerinin olduğu bir metin yayınladı.

Fotoğraf: Evrensel
İTÜ Mimarlık Fakültesi öğrencileri fakülte ve okul özelinde taleplerinin ve genel taleplerinin olduğu bir metin yayınladı.
AKP karanlığına teslim olmayacaklarını belirten öğrenciler, yapmış olduklardı forumlarda öne çıkan taleplerini seçtikleri boykot komitesi tarafından yazılan bir metinle dile getirdiler. Öğrenciler yaptıkları açıklamada öğrenciler, “Ülkemizi de okulumuzu da bu karanlığa terk etmeyeceğiz” dedi.
Fotoğaf: Evrensel
“Taşkışla Boykot” İnstagram hesabı üzerinden yayınlanan metnin tamamı şu şekilde:
“AKP'nin seçme ve seçilme hakkına, yargıya saldırıları üzerine ateşlenen olaylarda İstanbul Teknik Üniversitesi'nin öğrencileri olarak günlerdir okulumuzda akademik boykot örgütlemekteyiz.
Fakültelerimiz önünde nöbet tutuyor, derslikleri geziyor gücümüzü örgütlü kılıyoruz. Buna rağmen AKP'nin işbirlikçisi olan rektörlüğün akademisyenlere dönük baskısı olduğunu biliyor; ÖGB dolayımıyla bizim üzerimizde de baskı kurmaya çalıştığını da hepimiz görüyoruz.
Çokça konuştuğumuz üzere ördüğümüz boykot AKP ve AKP'nin arkasındaki güç olan büyük sermayeye karşı hayatı durdurma, daraltılan siyaset alanını mücadele ile açmak ve haklarımız için mücadele etmektir!
AKP'nin iktidara gelişiyle birlikte sınırsız özelleştirmeler yaşandı. Halkımızın neyi varsa büyük sermayeye peşkeş çekildi. İnsan haklarının yerini, eğitim hakkımızın yerini kâr ve para aldı.
Tüm bunlara ek olarak AKP'nin siyaset alanını daraltmasından bahsettik.
Arkadaşlar, yönetemiyorlar! Yönetemedikçe baskı mekanizmalarını artırıyorlar. Okulumuzda da artırıyorlar. Kültür sanat kulüplerini yok olma noktasına getirdiler. AKP işbirlikçisi tarikat ve cemaatleri kulüpler yoluyla okullarımıza soktular. Üniversitemizde örgütlemeye çalıştılar ve başardılar. Fakat kazanmadılar. Onların örgütlülüğüne karşı bizim örgütlülüğümüz!
Biz İTÜ öğrencileri olarak sıralayacağımız taleplerimiz adına hem ülkemizde hem de okulumuzda yeniden kazandığımız örgütlülüğümüzü ve mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bu taleplerimizi ülkemizin yakıcı sorunlarından ayırmıyoruz bizzat onlardan işaretle Taşkışla'nın özel taleplerinden başlayarak okulumuza ve ülkemize dönük talepler öne sürüyoruz.
Şimdi taleplerimize geçiyoruz:
- Bu günlerde yaşadığımız özel durumlar göz önünde bulundurularak başta projeler olmak üzere tüm derslerdeki devam zorunlulukları kaldırılmalı, ve arkadaşlarımızı dersten bırakma, burs kesilme tehtidiyle boykota katılmasını engelleyen uygulamalara derhal son verilmelidir.
- Ders materyalleri ücretsiz sağlanmalı, okul içinde üretime yönelik çeşitli atölyeler işlevlendirilmeli, ve teknik gezilerin masraflarının tamamı okul bütçesi tarafından karşılanmalıdır.
- Kültür sanat kulüpleri başta olmak üzere AKP'nin karanlığına boyun eğmeyen kulüplere baskı ortadan kaldırılmalıdır. Sınıf izni, sahne izni, etkinliklerin 1 ay önceden bildirilmesi gibi bürokratik prosedürlerle kulüplerin önüne çıkarılan engeller kaldırılmalı, öğrencilerin birlikte öğrendiği-ürettiği-eğlendiği-düşündüğü etkinliklerin önü açılmalıdır. Geziler için otobüsler, tiyatro kulüplerinin sahne dekoru masrafı, kulüp odaları gibi imkanlar okul bütçesiyle sağlanmalıdır.
- Akademik Boykotumuz süresince akademisyenlere uygulanan baskı ortadan kaldırılmalı, ÖGB öğrencilerden elini çekmelidir.
- Özel İşletmeye peşkeş çekilen yemekhane yeniden kamulaştırılmalı, öğrenciyi müşteri yerine koyan ve okulu şirket yönetir gibi yöneten zihniyet son bulmalıdır!
- - Öğrencileri ucuz iş gücü olarak kullanan ve sermayeyle işbirliği içindeki kurumlar ve işletmeler kampüslerimizden def edilmelidir.
- Bugünden yarına mücadelemizden bir bakiye bırakmak adına, boykot komiteleri ve beraberinde boykotu örgütleyen arkadaşlarımız öncülüğünde öğrenci iradesine bir temsiliyet kazandırılmalıdır. Üniversite ile ilgili alınan kararlarda üniversitenin tüm bileşenlerinin dahil olduğu bir temsiliyet mekanizması yaratılmalı ve kalıcı hale getirilmelidir.
- Hak aramak, eylem yapmak suç değildir. Hukuksuzca gözaltına alınan, tutuklanan sıra arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. -Taksim meydanı üzerindeki abluka kaldırılmalı, Taksim yeniden halka açılmalıdır.
- Öğrenciler mücadeleyi büyütürken aynı zamanda bu sürecin başarılı olması için genel grev çağrısının gerekli olduğunu bilmektedir. Olması gereken emekçi halkımızın örgütlenmesi ve genel grevin örülmesidir!
İTÜ Öğrencisinin çağrısı bu yöndedir.
Saydığımız bu talep ve çağrılar ülkemizde yıkılan cumhuriyetin, ayaklar altına alınan laikliğin, Büyük sermayenin diktatörlüğünün yarattığı yıkıcı sonuçlardan doğan talep ve çağrılardır. Bunun farkındayız. Bu çağrıları ve talepleri yükseltmeye devam edeceğiz, mücadelemizi büyüteceğiz.
Ülkemizi de okulumuzu da bu karanlığa terk etmeyeceğiz!”
Evrensel'i Takip Et