2 Nisan 2025 04:41

Bugün İmamoğlu’na yarın hepimize

Ankara Sincan’dan bir lise öğrencisi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilip ardından tutuklanmasının yankıları sürüyor. Bu süreçte ülkenin birçok il ve ilçesinde irili ufaklı kitlesel eylemler oldu. Biz de bu süreçte çevremizdeki farklı Anadolu ve meslek liselerinden sıra arkadaşlarımızla bu gelişmeleri tartıştık.

Arkadaşlarımızın çoğu İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilip tutuklanmasını haksız, hukuksuz ve demokrasiye aykırı buluyor. Bu haksızlığın nedeni olarak da İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçiminde güçlü ve potansiyel taşıyan bir aday olmasını gösteriyorlar. Meslek liseli arkadaşlarımız bu konuyu tartışmaya çekingen davranıyorlar. ‘Siyasi partilerin hepsi aynı o yüzden ilgilenmiyorum’, ‘Siyaset konuşmak istemiyorum’ gibi söylemlerle karşılaşsak da sohbet ilerledikçe, arkadaşlarımızda geleceksizlik ve güvensizlik kaygısının yoğun olduğunu anlıyoruz.  

Diplomanın bir anlamı kaldı mı?

Konuştuğumuz birçok arkadaşımızda geleceksizlik ve güvensizlik duygusu karşımıza net bir şekilde çıkıyor. Arkadaşlarımız özellikle ileride alacakları üniversite diplomasının artık bir anlamı kalmadığını düşünüyor. “Bugün İmamoğlu’nun, yarın senin, benim diplomam...” söylemi var dillerde. Aynı zamanda tek adamın iki dudağı arasından çıkanların, astığım astık yönetimi de düşündürüyor. Onun için alanlarda toplanıp sesimizi çıkartmak yetmez, irili ufaklı bütün haksızlığa, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı sesimizi çıkartmalıyız. Her geçen gün yasaklarla, baskılarla gazetecilerin tutuklandığı, belediyelere kayyımların atandığı, cumhurbaşkanı adayının haksız ve hukuksuzca engellendiği bir vatan istemiyorsak sesimizi bulunduğumuz her alanda çıkartmalı ve eylemlerimizi kitleselleştirmeliyiz.

Sadece eylem yapmak da yetmez, işçi sınıfının üretimden gelen gücünü kullandığı yani genel grev ile daha etkili bir mücadele vermeliyiz. Onların değil bizim efendi olduğumuzu bütün bir dünyayı baştan aşağı bizim inşa ettiğimizi göstermeliyiz. Arkadaşlarımız ülkedeki hukuksuzluk sorununun daha da derinleştiğini ve tek adam rejiminin devam etmesi durumunda ekonominin daha da kötüleşeceğinden endişeliler. Arkadaşlarımın hemen hemen hepsi yaşananların demokrasiye aykırı ve halk iradesi gasbı olduğuna hemfikir. Umutsuz olanlar, protestolardan bir şey çıkmayacağını, gençlerin sesinin duyulmayacağını veya eylemlerin amacından saptığını düşünenler de var. Genel olarak arkadaşlarımızın gönlü mücadeleden yana. Hep bir ağızdan ‘genel grev, genel direniş’ diye haykırıyoruz.

Evrensel'i Takip Et