KRİZ NOTLARI | 19 Mart operasyonunun ekonomi politiği
Doç. Dr. Ümit Akçay ve Dr. Ali Rıza Güngen ile "Kriz Notları" Evrensel’de...
Doç. Dr. Ümit Akçay ve Dr. Ali Rıza Güngen, 19 Mart ve sonrasında yaşanan ekonomik çalkantıları, Şimşek programının etkisini, bu aşamaya nasıl gelindiğini, önümüzdeki günlere ilişkin ihtimaller ve beklentileri Kriz Notları’nda konuştu.
Merkez Bankası Rezervleri ve Kur Şoku
Güngen, 19 Mart'ta başlayan siyasi operasyon sonrasında Türk lirasının ABD doları karşısında %10'a varan değer kaybına uğradığını, ancak Merkez Bankası'nın müdahaleleriyle kaybın %3 civarına çekildiğini belirtti. Güngen, "Merkez Bankası bu müdahaleleri rezervlerinden yaklaşık 29 milyar dolar satarak gerçekleştirdi. Şimşek programı döneminde toplanan rezervlerin çok büyük bir kısmı kullanıldı" dedi.
Finansal piyasalardaki etkiler
Güngen, yaşanan çalkantının diğer etkilerini şöyle sıraladı:
- Türkiye'nin kredi temelli takas puanı 300 puanın üzerine çıktı
- Borsada %7'ye varan düşüş yaşandı ve devre kesiciler iki kez devreye girdi
- Mevduat faizleri %39-40 seviyelerinden %48'e kadar yükseldi
- Para piyasası fonlarında (likit fonlar) tarihte ilk kez zarar yazıldı
- Para piyasası fonlarından döviz hesaplarına milyarlarca dolarlık aktarım gerçekleşti
Şimşek programının geleceği
Akçay, "Şimşek programının gösterebileceği, kullanabileceği olumlu ne kadar gösterge varsa ortadan kalkmış görünüyor. Enflasyondaki düşüşün önümüzdeki birkaç ayda ortadan kalkacağını beklemek mümkün" değerlendirmesinde bulundu.
Akçay, yaşanan kur şokunun Türkiye'nin son yıllarda birçok kez yaşadığı senaryolardan biri olduğunu belirterek, "İki bin on sekizde Rahip Brunson krizi, daha sonraki yıllarda Covid döneminde faizlerin baskılanması, 2021'de düşük faiz politikası, 2023'te Mehmet Şimşek'in göreve geldikten sonra bir anda ipleri elinden kaçırması. Hepsinde yaşanan kur şoku yeni faiz artışlarını getirdi" dedi.
Döviz-faiz kıskacı
Akçay, Merkez Bankası'nın döviz müdahalelerinin nasıl gerçekleştiğine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bloomberg'de çıkan habere göre Merkez Bankası normalde piyasadaki döviz müdahalelerini kamu bankaları aracılığıyla yapıyor. Ancak o gün kamu bankalarının müdahale hatlarının tıkanması, limitlerinin dolması nedeniyle birkaç saatlik bir boşlukla gelen talebi karşılayamaması sonucu %8-9'a yaklaşan değer kaybı gerçekleşti. Ardından limitlerin artırılmasıyla kontrol altına alındı."
Türkiye'nin kronik sorunları ve Şimşek programı
Akçay, Türkiye'nin kronik döviz ihtiyacının ve ithalat bağımlılığının bir türlü ortadan kalkmadığını vurgulayarak: "Şimşek Programının bu sorunu çözmek için uygulanan bir ekonomi politikası değil. Programın hedefi harcanan dövizi yerine koymak ve ödemeler dengesi krizi riskini ertelemekti. İkincisi de enflasyonu kontrol altına almaktı. İlkinde başarılı oldu, rezerv biriktirmede başarılı oldu. Ancak o rezervlerin neden biriktirildiğini de anlamış olduk şu anda." dedi.
Akçay enflasyon konusunda ise net bir başarısızlık olduğunu, yaklaşık iki yıla yaklaşan bu deney sonucunda enflasyonun Nebati dönemine yaklaştığını belirtti.
Enflasyonun dinamikleri
Akçay, Türkiye'deki enflasyonu tetikleyen dinamikleri şöyle açıkladı: "En önemli dinamik döviz kuru. Bir diğer önemli faktör uluslararası emtia fiyatları. Bir diğer etken maliyetler ve bunların içinde küçük bir yer kaplasa da ücretler. Bu üçüne baktığımızda dövizin neredeyse istikrarlı gittiğini, enerji fiyatlarının artmadığını, ücretlerin baskılandığını görüyoruz. Dolayısıyla bu üç değişkende enflasyonu destekleyen bir gelişme yokken enflasyon yükseliyor."
Akçay, bu durumun "fiyat belirleme gücü olan büyük firmaların kendi maliyetlerini doğrudan tüketiciye yansıtmaları dışında bu enflasyonist ortamdan elde ettikleri ek karlılıklar" nedeniyle sürdüğü tartışmasını gündeme getirdi.
Gelecek beklentileri
Programın sonunda Güngen, "toplumsal muhalefetin ortaya çıkmasının önemli olduğu, bundan sonraki gidişatı belirleyecek olanın da bu enerjinin nasıl yönlendirileceği" konusuna vurgu yaptı.
- Akçay ise önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini şöyle sıraladı:
- Enflasyonda döviz kurunun kontrolü nedeniyle büyük bir sıçrama olmayabilir
- Risk algısının yükselmesi ve dövize talep nedeniyle dolar artış eğilimi gösterebilir
- Merkez Bankası rezervleri önümüzdeki dönemde de kullanılacak
- Faizler daha uzun süre yüksek kalabilir ve indirim patikası ötelenebilir
- Yüksek faizler özellikle KOBİ'leri etkileyecek ve ekonomik büyümeyi yavaşlatacak
2025 için resmi büyüme hedefleri %5 civarında olsa da uluslararası kurumların tahminleri %3 ve altında. (Evrensel)
Evrensel'i Takip Et