3 Nisan 2025 19:34

Neden boykot? Bir Boğaziçi örneği

Ne işçi ve emekçilerin grev yapması üretime zarar vermek içindir ne de öğrencilerin akademik boykotu eğitime karşı bir hamledir. Buradaki amaç hayatı durdurmaya girişmektir.

Neden boykot? Bir Boğaziçi örneği

Fotoğraf: Evrensel

Dağlar Eren TEKŞEN

Boğaziçi Üniversitesi

İmamoğlu ve 28 kişinin diplomasının iptaliyle başlayan süreç, gençliğin tek adam rejimi karşısında kötünün iyisi olarak gördüğü tek ışığı da söndürmüş gibiydi. Kendi gücüne inancı zayıfladığından, gençlik, İstanbul Büyükşehir Belediyesini bunca yıl sonra AKP’den almış İmamoğlu’nun sandıkta Erdoğan’ı yenerek galip çıkacağı ve bizi doğduğumuzdan beri maruz kaldığımız karanlık iktidardan kurtaracağı öngörülüyordu. Diploma iptaliyle gençliğin kurtuluşu için bel bağladığı son umutlarının sönme ihtimali şimdiye kadar sıkışmış tüm duygularını sokaklarda dışavurmalarıyla sonuçlandı. Sonuç olarak, pek çok üniversitede öğrenci temsilciliklerinde veya geniş forumlarla üniversitelerde “Demokrasiye yönelik bir saldırı olan diploma iptal kararı geri çekilsin!”, “Tüm gözaltılar ve tutuklamalar serbest bırakılsın! Polis şiddeti son bulsun!” ve “İktidarın üniversitelerdeki antidemokratik ve baskıcı uygulamaları son bulsun!” gibi taleplerle akademik boykot kararı alındı.

Akademik boykot nedir?

Akademik boykot öğrencilerin sınavlarından derslerine eğitim öğretim hayatlarına dair her şeye es vermeleri bunun paralelinde de boykotun sebebi olan taleplerini örgütlemek için eylemlilikte bulunmalarıdır.

Bu etkinlikler bölüm buluşmaları, kulüp etkinlikleri, açık dersler veya forumlar olabilir. Bu eylemliliklerle hem boykotun talepleri daha geniş öğrenci kesimlerine yayılır hem de öğrenciler yaşamı kendi eğitim öğretim hayatından başlayarak durdurarak tüm topluma güçlü bir mesaj verir.

Boykotu sıra arkadaşlarımızla tartışırken sık karşılaştığımız bir soru ise “Zaten iktidar bizim bilinçsiz, eğitimsiz kalmamızı istemiyor mu, neden derslere girmeyelim ki?​” oluyor. Öncelikle ne işçi ve emekçilerin grev yapması üretime zarar vermek içindir ne de öğrencilerin akademik boykotu eğitime karşı yapılmış bir hamledir. Buradaki amaç hayatımıza yapılan saldırıların hak hukuk tanımaması, dur durak bilmeyişi karşısında hayatı durdurmaya girişmektir. İktidar bizim üniversitede gördüğümüz dersleri görmememizi değil mücadelenin sınıflarını doldurmamızı, mücadelenin okulunda politik bilinç kazanmamızı istemez. Yaşamımıza yönelik saldırıların içeriğini, düzeyini ve nereden, nasıl geldiğini anlamamamızı ister. Bunlar da mücadelenin okulunda öğrenilir, boykotumuz bizi cahil bırakmaz, tam tersine, öğretir ve hayata hep birlikte müdahale etme olanaklarımızı yaratır.

Boykotumuzu nasıl gerçekleştirdik?

Boğaziçi Üniversitesindeki çoğu bölüm temsilcileri hocalarla konuşarak ve ikna ederek sınavları ve dersleri ertelettiler. Ders, laboratuvar ve sınav saatlerine etkinlikler koyan öğrenciler, diğer öğrencileri boykota katılma açısından yüreklendirdi. Birçok dersliğin, fakülte binasının önünde derse giren öğrencilere akademik boykotun talepleri anlatıldı.

Ancak bazı bölümlerde aktif bölüm etkinliklerinin koyulamayışı ile birlikte hocaların dersleri ve sınavları ertelemesi, Boğaziçi öğrencisine kampüste yapacak bir şey bırakmadı ve kampüslerimiz boş kalmaya başladı. Boykot süreci bir tatilden ziyade, eylem rotamızı yeniden ve yeniden çizdiğimiz ve taleplerimiz için önümüze koyduğumuz mücadeleyi kitleselleştirmemizin bir aracı olmalı. Kitleselleşen ve daha örgütlü hale gelen tepkimiz; genel grev, genel direniş çağrılarını destekleyerek DİSK’in İzmir’de gerçekleştirdiği yarım günlük iş bırakma eylemi gibi örnekleri çoğaltmamıza vesile olmalı. Boykotumuzu hep beraber büyütmek için boykot komiteleri kurarak sticker, bildiri veya sosyal medya gönderileri hazırlamak, arkadaşlarımıza boykotu anlatmak veya eksikliğini gördüğümüz yerde kampüste bulunduğumuz bölümden ya da kulüpten arkadaşların katılabileceği buluşmalar ayarlamak ve boykotu gündem etmek yapabileceklerimizin arasında önemli bir yer tutuyor.

Unutulmamalıdır ki bu eylemlilikler yalnızca İmamoğlu’nun durumuyla sınırlı değildir. Bu sadece İmamoğlu'na veya CHP’li siyasetçilere yönelik bir saldırı değil, biz de sadece onun için sokaklara çıkmadık. Bizler yurt, burs imkanlarının iyileştirilmesi, kütüphanemizin inşaatı, çalışma alanları ve laboratuvarları için yeterince bütçe ayrılmayan ve kulüpleri, toplulukları sansürlenen, hakkını aradığı için öğrenci temsilcilerine tekrar tekrar soruşturma açılan Boğaziçi öğrencileriyiz. Yıllardır gelecek kaygısıyla hem okuyup hem çalışan, ne kadar didinirse didinsin geleceğinde, yarınında ışık göremeyen Türkiye gençliğiyiz. Kaybedecek bir şeyimizin kalmadığını görüyor, tüm gücümüzle boykota başlıyor, sokakları öfkemizle, birbirimize olan güvenimizle, yarına olan umudumuzla ve hayatımıza sahip çıkmanın iddiasıyla dolduruyoruz. Mücadele okulundan iyi notlarla geçmemiz boykotu örgütlememizdeki ısrara, ortak taleplerimizi yükselttiği için tutsak olan arkadaşlarımızın özgür kalması için ne kadar çabaladığımıza bağlı. Tutuklanan Boğaziçi ÖTK başkanımızı da mücadelenin öncüsü olmuş tüm dostlarımızı da alacağız, taleplerimizi kazanana kadar hep beraber boykotumuzu sürdüreceğiz!

EVRENSEL'İNMANŞETİ

'Aklı' sermayeye, eli cebimize

'Aklı' sermayeye, eli cebimize

Türkiye’de “akılcı, rasyonel ekonomi” adı altında uygulanan Erdoğan-Şimşek programı, sermayeyi ihya etti, enflasyon ve düşük ücret zamlarıyla emeği her geçen gün daha fazla ezdi. Programla enflasyon, 670 gün sonra ancak devraldığı yüzde 38 noktasına geldi. Emekçilerin gelirleri günden güne erirken, kaynak yüksek faizle sermayeye aktı.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Boykot çağrısı yapan 11 kişi gözaltına alındı.

Evrensel'i Takip Et