3 Nisan 2025 19:40

Genç Hayat özel: Sırbistan’da öğrenciler ülkeyi nasıl salladı?

“Protestolar sona erince üniversiteleri işgal etmeyi planlamıyoruz çünkü bu taleplerimizin karşılandığı anlamına gelecektir. Ancak taleplerimiz yerine getirilirse sınıflarımıza döneceğiz.”

Genç Hayat özel: Sırbistan’da öğrenciler ülkeyi nasıl salladı?

Fotoğraf: Sanja Janaçkoviç/AA

Son dönemde Sırbistan’da öğrenci hareketleri, kitlesel protestolar ve üniversite işgalleriyle gündemde. Novi Sad’daki tren garının çatısının çökmesi sonucu 15 vatandaşın hayatını kaybetmesiyle başlayan protestolar, devletin sorumluluk almaması ve polis şiddetiyle karşılık vermesi sonucu büyüyerek ülke çapında bir harekete dönüştü. Peki, bu süreç nasıl gelişti? Öğrenciler taleplerini nasıl şekillendirdi? Hükümetin baskılarına karşı nasıl bir mücadele yürütüldü?

Bu soruların yanıtlarını almak için Belgrad Üniversitesi Felsefe Fakültesi komitesiyle konuştuk.

1- Novi Sad'daki tren garı faciası sonrası gerçekleşen eylemler, protesto eden öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırılar ve olayın aydınlatılmasına ilişkin ilgili taleplerle birleşerek devam etti. Bu olayların kitlesel bir öğrenci hareketine dönüştüğünü söyleyebilir miyiz? Öğrenci işgalleri, taleplerin genişlemesi ve diğer toplumsal kesimlerin katılımı nasıl gerçekleşti?

Aslında bu protestoların başından beri rejim karşıtı olmasından ziyade sistem karşıtı olarak karşımıza çıktığı söyleyebiliriz. Çünkü sistem derin bir yolsuzluğa kök salmış durumda. Bizim taleplerimiz yaşanan bu trajedinin sonuçlarına karşı ve buna yol açan sistemik sorunlara karşı mantıklı bir cevabı temsil ediyor. Dramatik Sanatlar Fakültesinden bu “kazaya” karşı eylemde olan arkadaşlarımız saldırıya uğradıktan sonra fakülte binalarını işgal etmeye karar verdiler. Bundan biraz sonraysa teker teker Belgrad, Novi Sad, Kragujevac, Niş ve Novi Pazar Üniversitesinde fakülteler de arkadaşlarıyla dayanışmak için kendi kampüslerinde işgale katıldılar. Diğer yerler de bizim protestolarımızdan ilhamla benzer bir şekilde örgutlenmeye ve sorunlarını çözmek için ipleri kendi ellerine almaya karar verdiler. Çünkü tüm bu sorunlar herkesi etkileyen toplumsal eşitsizlik ve düzenin kendisiyle alakalıydı.

2- Eylemler nasıl organize edildi? Liderlik yapısı nasıldı ve hangi stratejiler kullanıldı? İşgallerin 80’den fazla üniversiteye yayılmasını göz önüne alırsak, üniversiteler arasındaki koordinasyon nasıl sağlandı?

Bizim temel ilkelerimiz doğrudan demokrasi, şeffaflık ve eşitliktir, bu sebeple doğrudan bir liderlik yapısından bahsedemeyiz. Ancak bununla birlikte tüm kararların, kitlesel öğrenci hareketi içerisindeki çeşitli organlar ve yapılanmalarla birlikte alındığını söylemek mümkün. Belirli görevleri olan çalışma grupları aracılığıyla örgütlendik, ortak iradeye saygı duyulması koşuluyla herkes sürece dahil edildi. Hareketin başarılı bir şekilde örgütlenebilmesi için iletişimin çok önemli olduğunu anladık.

3- Protestolar sırasında hangi somut talepleri dile getirdiniz?

Dört temel talebimiz var. Birincisi, Novi Sad tren istasyonun çatısının çökmesiyle ilgili tüm belgelerin kamuoyuna şeffaf ve açık bir şekilde sunulması; ikincisi öğrencilere yönelik saldırıları gerçekleştiren tüm faillerin tutuklanması ve yargılanması, üçüncüsü protestolarda tutuklanan tüm arkadaşlarımızın serbest bırakılması ve suçlamalarının düşürülmesi, dördüncü ve son olarak da yükseköğretime ayrılan bütçenin öğrencilerin yaşam standartlarının yükseltilmesi için kullanılmasını talep ediyoruz.

4- Protestolar sırasında dar gruplar ya da bölünmeler yaşandı mı? Öğrenciler ne tür baskılara maruz kaldı? Polis şiddeti veya gözaltılar yaşandı mı?

Öğrencilerin arasında farklı fikirler olduğu ortada. Ancak onları bir taraftan gerekli buluyoruz çünkü karar alma süreçlerimizi iyileştiriyorlar. Bu farklı fikirleri görmezden gelmek istemiyoruz çünkü tartışmalarımızda doğru sonuçlarla çıkabilmemiz adına en iyi çözüme ulaşmanın yolu olarak görüyoruz. Devlet aygıtlarından baskı gördük, bu beklediğimiz bir şeydi ancak bu baskı üniversite yönetimleri, provokatör oluşumlar ve muhalefet gibi başka yerlerden de geldi. Süreç boyunca kurduğumuz birlikteliği, inisiyatiflerimizi kendi çıkarlarına uyacak şekilde şekillendirmeye çalıştılar.

5- Öğrenci protestoları toplumun diğer kesimlerinden nasıl bir destek aldı? Hangi gruplar ya da örgütler protestolara katıldı veya destek verdi?

Taleplerimizin açıklığı ve ihtiyaç duyduğumuz güveni kazandıkça, halkımızdan destek de zamanla yavaş yavaş geldi. Bugün eğitim, tarım, sosyal hizmet, sağlık, ulaşım, hukuk ve diğer birçok alanda meslek gruplarıyla, emekçilerle birlik içinde olduğumuzu söylemekten gurur duyuyoruz.

6- Muhalefet partileri protestolara nasıl tepki verdi?

Destekleri iki ucu keskin bir kılıç gibi geldi. Hareketimizi yerleşik muhalefet partileriyle ortaklaştırmak için bir ilgi olsa da eylemlerimizin ana hedefini düşündüğümüze, mücadele ettiğimiz sistem tarafından onaylanan bir anlayışa yedeklenerek hareketin tehlikeye atılması çabalarına da şait oluyor ve buna şiddetle karşı çıkıyoruz.

7- Medya protestolar sırasında nasıl bir rol oynadı? Öğrenciler medyanın tutumunu nasıl değerlendiriyor?

İşgaller başladığından beri medyanın farklı anlatımlarıyla karşılaşacağımızın farkındaydık. Bazıları açıkça bize karşıydı, protestolarımızı ciddiyetsiz bir şekilde yansıtıyorlardı ve aktif olarak yanlış bilgi yayıyorlardı. Bu sebeple öğrencilerin yanında duracak medya gruplarının bile, yer yer bizimkiyle örtüşmeyen bir anlatının içine yerleştirilmeye çalışıldığı bir durum ortaya çıktı.

8- Protestolara katılan öğrenciler bu süreçte ne tür deneyimler yaşadı? Bu deneyimler bakış açılarını ve gelecek planlarını nasıl etkiledi?

Eylemlilik süreci ve işgaller, fakültemizi ve mesleğimizi nasıl gördüğümüzü yeniden tanımladı. Bu nedenle, kolektif hareketi ve yaşamı nasıl algıladığımıza dair yeni bir anlayış bulduk. İşgaller de toplumumuzdaki politik mekanizmalara, hayatımızda daha önce ulaşılamaz gözüken şekillerde katılmamızı sağladı.

9- Hükümet ve yetkililer protestolara nasıl tepki verdi? İstifalar veya tutuklamalar gibi somut sonuçlar oldu mu? Hükümetin öğrencilere yönelik baskı politikalarına karşı ne gibi önlemler aldınız?

İlgili makamlarla bazı iletişimler kurulmuş olsa da yanıtları yetersiz bulundu. Birkaç hükümet yetkilisi, görevlerinden alınmaları gerektiğini belirten taleplerimize yanıt olarak istifalarını sundular. Protestolarımız sırasında öğrencilere saldıran bazı failler tutuklanmış olsa da hepsi için bu durum geçerli değil. Bu protestolar sırasında öğrencilere yönelik saldırganlığa karşı tek ölçütümüz eylemlerimizin kitleselliği ve ortak çağrılar etrafında birleşilmesi olarak ortaya çıktı. Protestolarımızı belirleyen barışçıl doğadan sapmayacağız.

10- Protestoların uzun vadeli etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz? Hedeflerinize ulaşabileceğinize inanıyor musunuz?

Son birkaç ayda adaletsizlik ve yolsuzluğa karşı mücadelemizde muazzam bir hareketin yeşerdiğine tanık olduk. Bu süreçle birlikte kolayca söndürülemeyecek bir ateş yaktığımıza inanıyoruz. Bu ateşin de sistemin sorunlarına karşı duruşumuzda daha dikkatli, örgütlü ve hareket etmemiz için kritik bir yol açtığının farkındayız.

Biz birtakım eksik kazanımlara, önlemlere inanmıyoruz ve bu sebeple taleplerimize verilecek “az pişmiş” cevaplara da razı olmayacağız. Hedeflerimize ulaşabileceğimize, isteklerimizin kolayca karşılanabileceğine inanıyoruz. İlk protestolardan bu yana masaya yatırdığımız dört talebimiz, açıktır ve yerine getirilmeyi beklemektedir.

11- İktidarlar öğrenci hareketini bölmek veya itibarsızlaştırmak için çeşitli yöntemlere başvurabiliyor. Peki, Sırbistan’daki öğrenci hareketi, iktidarın “devlete karşı dış güçler” ve “hainler” söylemine nasıl yanıt verdi? Buna karşı ne gibi önlemler almayı planlıyorsunuz?

Bizi “yabancı ajanlar” olarak görerek kendi kurallarına uymamız için hareketin meşrutiyetini düşürmeye çalışan bu kampanya, “plenum”larımızın, yani aldığımız forumlar ve meclis gibi geniş katılımlı toplantıların gerçekte ne olduğu ve nasıl işlediğine dair bir anlayış eksikliğinin sonucudur. Plenumlar doğrudan demokrasi yoluyla işliyor ve bu nedenle içten bir yolsuzluğa maruz kalmıyor. Herhangi bir plenumda herkesin sesi duyulabiliyor. Kötü niyetli gündemleri olan kişiler olsa bile bunlar, plenumun geri kalanı tarafından bastırabilir. Kısacası, hareketi itibarsızlaştırmaya çalışan insanların saldırılarına cevap vermeyen bir sistemin içinde çok fazla sayıdayız. Taleplerimizi kazanana kadar mücadeleye devam edeceğiz.

12- Başbakan Miloš Vučević’in istifası hareketiniz için ne anlama geliyor? Bu istifa, taleplerinizin karşılandığı anlamına mı geliyor, yoksa mücadele devam edecek mi?

Miloš Vučević’in istifası hareketimiz ve verdiğimiz mücadele açısından önemsizdir. Dört temel talebimiz henüz karşılanmadı ve bu nedenle eylemler devam edecek.

13- Üniversite işgalleri ve protestolar azalmaya veya sona ermeye başlayacak olursa, işgalleri nasıl sürdürmeyi planlıyorsunuz?

Protestolar sona erdikten sonra üniversitelerimizi işgal etmeyi planlamıyoruz çünkü bu taleplerin karşılandığı anlamına gelecektir. Yeniden tekrar edelim, ancak taleplerimiz gerçekten tam olarak yerine getirilirse işgaller sona erecek ve ancak o zaman sınıflarımıza geri döneceğiz.

14- Türkiye’deki öğrenciler de pek çok sorunla ve baskıyla karşı karşıya kalıyor ve zaman zaman irili ufaklı hareketlerin bir parçası oluyor ancak henüz Sırbistan’da olduğu gibi kitlesel bir öğrenci hareketinden bahsetmek zor. Bu noktada Sırbistan’daki öğrenci mücadelesinin Türkiye’deki öğrenci hareketlerine ilham verebileceğini düşünüyor musunuz? Türkiye’deki öğrencilere nasıl mesajlar vermek istersiniz?

Hareketimiz Sırbistan’ın kendine özgü tarihi ve spesifik olarak Novi Sad olayının bir sonucudur. Durum böyle olsa bile protestolar diğer benzer protestolar için ilham kaynağı olabilir ya da doğrusuyla, yanlışıyla fikir edinmek için yol gösterici olabilir. Öte yandan sürecin nasıl sonuçlanacağını hep beraber göreceğiz.

Şunu belirtmek gerekir ki gençliğin örgütlenmesi herhangi bir protestonun en önemli parçasıdır. Gençler herhangi bir politik veya sosyal bağlamda bir araya gelirse, yeterli zaman verildiğinde, sorunlarının çözümü kendini gösterecektir.

Sıcak selamlar,

Blokajda olan üniversite öğrencileri.

Evrensel'i Takip Et