3 Nisan 2025 20:22

Kocaeli sokakta: Gençler halka cesaret veriyor

Kışkırtıcı tartışmalara rağmen birlik olmak öğrencilerin kırmızı çizgisi haline gelmeye başladı. Bu birlikleri fakülte ve bölümlerde oluşturmak kalıcı bir mücadeleyi doğuracaktır.

Kocaeli sokakta: Gençler halka cesaret veriyor

Fotoğraf: Evrensel

Aybora TEKİN

Kocaeli Üniversitesi

Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesi ve 105 kişi ile gözaltına alınması üzerine 19 Mart'ta İstanbul Üniversitesi'nde başlayan öğrenci protestoları bir gün sonra Kocaeli'ne sıçradı. 

20 Mart Perşembe günü üniversite önünde buluşan öğrenciler Ekrem İmamoğlu nezdinde son dönemde yaşanan baskılara ve hukuksuzluklara karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. Bu basın açıklamasının diğer üniversite eylemlerinden farkı öğrencilerin gerçekleştirdiği eylemin Kocaeli'deki ilk eylem olmasıydı. Öyle ki kent meydanına doğru olası bir yürüyüşü engellemek için kolluk güçlerinin barikatı, öğrencilerin yanı başındaydı.

Biriken öfke barikatlara taştı

Bazı üniversitelerin aksine tepki ve öfkesini dile getirebileceği protestolardan yoksun bırakılan ve mücadele deneyimi aktarımının çok zayıf olduğu öğrenciler, basın açıklamasının ardından bu açıklamayla tatmin olmadı. Akademisyenlerin daha güçlü hareket etmeleri tavsiyesine rağmen öğrencilerin kendi içlerindeki görüşmeler yürüyüşün gerçekleşmesi talebini güçlü kıldı. Yürümek isteyen öğrencilere polis müdahale etti. İlk gözaltılar ve orantısız güç de orada başlamış oldu. Kitle dağınıklık yaşasa da ısrarı ve direnciyle yürümeyi başardı. Saatler süren eylemde gençler CHP'nin Saraçhane'ye giden otobüslerinin kente geri dönmesini sağladı, gençliğin ısrarlı tavrı kenti harekete geçirdi.

Eylem bir günle sınırlı olamayacak kadar çok talebi de içinde barındırıyordu. Eşitsizlik, adaletsizlik, hukuksuzluk en başat taleplerdi. Öğrencilerin birliği arttıkça kolluk kuvvetlerinin önlemleri de artıyordu. Diğer günler kente inen eylemler daha büyük polis barikatı ve önlemle karşı karşıyaydı. Önlemler her geçen gün artıyor, şiddet de o oranda artıyordu. Yürüyüşlerin sonu mitingle bitiyor ancak öğrencilerin sözü ve görünürlüğü zayıf kalıyordu. Bu zayıf görüntü “Mitinge değil, eyleme geldik” ve “Çözüm sokakta, sandıkta değil” gibi sloganlar öne çıktı.

Pazar günü sabahında Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması haberiyle uyanan halk ve gençlik kitleleri kentin demokrasi güçlerinden çok daha güçlü bir eylem çağrısı beklerken CHP yalnızca seçim sonuçlarını açıklamak adına yeniden bir miting çağrısı yaptı.

Miting sahnesini aşarak yürüyüşe devam eden kitleler AKP'nin il binasına yürümeye çalıştı ancak çok büyük bir polis ablukasıyla karşılaşıldı. Kitlenin bir kısmı dağılma kararına uyarken özellikle faşist grupların etkisi altında kalan gençler polisle çatışmayı tercih etti. 77 kişi gözaltına alındı, 48 saati aşkın bir gözaltı sürecinin ardından dört genç tutuklandı.

Birlik olmak kırmızı çizgimiz

Yeni hafta başladığında öğrencilerin kendi alanına, üniversiteye dönme zamanı gelmişti. Bu dönüş bir forumla başladı. Kocaeli Üniversitesinden boykot kararı çıksa da boykotun tam anlamıyla yapılması mümkün olmadı. Burada derslere ve hocaların kimi tutumlarının kaygı yaratması etkiliydi. Sabahları dersleri boykot ederek açık hava amfisinde forumlar ve atölyeler düzenleyen üniversiteliler, akşamları da kentin emek ve demokrasi güçlerinin çağrılarına katıldı. Süren polis şiddeti ve tutuklamalara karşı boykotu yaygınlaştırma fikri öne çıkarken yaklaşan bayram tatili ve üniversitedeki akademisyenlerin yoklama almak gibi adımları da öğrencilerin eylemlere olan katılımını azalttı.

Ancak bir haftalık boykot direnişinde yan yana gelen gençlerin kendilerine belirlediği parolalar izlenecek yolu gösterdi. Sayımızı arttıralım, örgütlenelim, birlikte hareket edelim gibi sözcükler her konuşmanın sonunda yer aldı. İlk günkü forumda ortaya çıkan talepler manzumesi bundan sonra izlenecek yola ilişkin ipuçları veriyor. Havayı soğutmak için sıkıştırılan bayram tatili, kolluk kuvvetlerinin engellemeleri gibi hamleler gençlik içerisinde kaygılar yaratsa da diploma iptaliyle başlayan süreç ortak talepler etrafında mücadele etmede ortaklaşmayı sağladı. Üstelik kimi kışkırtıcı tartışmalara rağmen birlik olmak meselesi öğrencilerin kırmızı çizgisi haline gelmeye başladı. Bu birlikleri kalıcı hale getirmek bölümlere ve fakültelere ayaklarını basan bir hale getirmekle sağlanır. 

Planlı provokasyonlara ve iktidarın bütün hamlelerine karşı sürdürdüğümüz mücadele kararlılığı planlı şekilde işleyen bölüm ve fakülte komitelerinde kristalize olmadığı müddetçe kendiliğinden bir hareket olarak kalacak, politik kalıcı birlikteliklere dahil olmadıkça da yaşananlar her birimiz için ileride hatırlanacak bir gençlik macerası olarak yaşayacak. Oysa her şeye muktedir olan insanın değiştirici gücünün ancak kendi örgütlerinde var olduğu ve kendi kararlarını alabildiği ölçüde açığa çıktığını bu süreç bize net bir şekilde göstermiştir.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

'Aklı' sermayeye, eli cebimize

'Aklı' sermayeye, eli cebimize

Türkiye’de “akılcı, rasyonel ekonomi” adı altında uygulanan Erdoğan-Şimşek programı, sermayeyi ihya etti, enflasyon ve düşük ücret zamlarıyla emeği her geçen gün daha fazla ezdi. Programla enflasyon, 670 gün sonra ancak devraldığı yüzde 38 noktasına geldi. Emekçilerin gelirleri günden güne erirken, kaynak yüksek faizle sermayeye aktı.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Boykot çağrısı yapan 11 kişi gözaltına alındı.

Evrensel'i Takip Et