3 Nisan 2025 21:18

Bütçe eğitime, gelecek gençlere

“Eğitime Bütçe, Gençlere Gelecek” diyerek yola çıktık. Tüm Sincanlı gençleri bekliyoruz. Yanyana, el ele, daha güçlü bir yarın için bir aradayız. Gelecek bizim, kimse bunu elimizden alamaz!

Bütçe eğitime, gelecek gençlere

Fotoğraf: Freepik

Nazlıcan

Ankara/Sincan

Liselerde dönem arası tatiline giriyoruz. Bu dönemin ilk yarısı da acısıyla tatlısıyla (belki bol bol acısıyla) geçip gitti. Eğitim hayatımızda yaşadıklarımız, geleceğimize dair düşüncelerimiz ve ülke gündeminin ortasına oturan eylemler bu ilk yarıya damgasını vurdu desek yanlış olmaz. Gelin benim de içinde bulunduğum liseli/mezun gençlerin yaşamlarına beraber bakalım. Bu sene okullarımızda ciddi temizlik sorunlarıyla karşılaştık. Sabun, peçete gibi temizlik materyallerinin eksikliği ve temizlik personelinin olmaması yüzlerce gencin her teneffüs doldurduğu tuvaletlerin temiz kalmamasının başlıca sebebi. İlk defa bu sene karşımıza çıkan bu sorunun kaynağıysa Eğitim Bakanlığı'na, haliyle Bakanlığın da okullara yeterince bütçe ayıramaması.

Gelin rakamlara beraber bakalım

 Genel bütçenin içinde Milli Eğitimin payı %10'un bile altına düştü. 2016’da bu oran %13,6’ydı. Yani her yıl biraz daha azalıyor. Üstelik bu bütçenin %80’i personel ve öğretmen maaşlarına gidiyor. Geriye ne kalıyor dersiniz? 81 ildeki tüm okullara sadece %20’lik komik bir pay düşüyor. Bu parayla mı okullar temizlenecek, sınıflar mı ısıtılacak, sıralar mı yenilenecek? Belki devletin parası yok diyenler olacaktır fakat diğer yandan diğer bakanlıklara para akmaya devam ediyor. Örneğin 2025 yılında diyanete ayrılan bütçe 130,1 milyar TL. Eğitime ayrılan bütçeyse 1 trilyon 452 milyar TL. Sıra eğitime gelince birden tasarrufa gerek oluyor. Belli ki bu bir tercih. Eğitime değer verilmediği ortada, biz gençler ise bu sistemin kurbanı oluyoruz.

Üniversite boykotları biz liselilere örnek oluyor

Okurken ya da okullarımız bittikten sonra işe girip paramızı kazanıp rahat bir yaşam sürmek istersek de Türkiye’de işsizlik iki yılda 2,5 milyon artarak 11,4 milyona ulaştı. Bu da demek oluyor ki Türkiye’nin %28,4'ü işsiz ve bu işsizlik oranının %14,9' u genç. Bir şekilde iş bulduk diyelim orada da can güvenliğimiz yok. 2025'in ilk iki ayında 299 iş cinayeti yaşandı. Ölmediğimiz takdirde Türkiye’nin yarısının aldığı maaş olan asgari ücret sadece ev kirasına denk geliyor. Faturalarımız, aylık alışverişimiz, kıyafetlerimiz, bazen eğlenmek istememiz gibi ihtiyaçlar arasında zaten ölüme terk ediliyoruz. Kadına yönelik şiddet cezasız kalıyor. Sendikacılar, gazeteciler, muhalif siyasetçiler tutuklanıyor. Ülkede bu koşullar altındayken birçok genç abimiz ablamız Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesi ve gözaltına alınmasının ardından sokaklara döküldü. Üniversite öğrencileri bu süreçte birliklerini kurup, eylemlerde ön saflarda yerini aldı. İstanbul Üniversitesi’nde öğrencileri barikatı yıktılar, ODTÜ’de polislerin tüm baskılara rağmen öğrencilerin tüm gücüyle mücadelesine devam ettiler. Eylemler tüm üniversitelere dalga dalga yayıldı ve beraber hareket eden üniversiteliler boykot çağrısı yaptı. Demokrasinin, özgürlüklerin gaspedildiği, tutuklama ve polis şiddetinin yaygınlaşmasına karşı üniversitelilerin boykota gitmesi biz liseliler için büyük bir örnek oluşturuyor.

Kampanyadan geleceğe yarınları beraber inşa edelim!

İşte tam da bu yüzden pes etmiyoruz. Bir araya geliyoruz, sesimizi yükseltiyoruz. Halı saha turnuvaları düzenliyoruz, film izleme etkinlikleri yapıyoruz, genç hayat okumalarıyla buluşuyoruz, pikniklerde sohbet ediyoruz. Hem birlik oluyoruz hem de taleplerimizi haykırıyoruz. Eğitime Bütçe, Gençlere Gelecek! Bu talepler boşuna değil. İmza kampanyalarıyla, yetkililere sorularla, mecliste önergelerle bu işi gündemde tutabiliriz. Ama yetmez... Sokaklarda, futbol sahalarında, buluşmalarda birleşelim. Mücadelemizi büyütelim, çünkü biliyoruz ki bu gidişat değişmezse kaybeden hepimiz olacağız. O yüzden biz de hakkımız olanı istiyoruz. Eğitim istiyoruz, özgürlük istiyoruz, gelecek istiyoruz. Bize “Susun! oturun” diyenlere inat, ayakta duruyoruz. Sincan’da bu dayanışmayı büyütmek için birlik oluyoruz. Sincanlı gençler olarak herkesi bu harekete çağırıyoruz. Gelin, halı sahada top koşturalım, filmlerde buluşalım, okuma etkinliklerinde omuz omuza oturalım. Hem eğlenelim hem de sesimizi duyuralım. Türkiye’nin geldiği son hâl bize şunu söylüyor, Geleceksiz bırakılmak isteniyoruz. Ama biz gençler buna izin vermeyeceğiz. “Eğitime Bütçe, Gençlere Gelecek” diyerek yola çıktık ve bu yolda yürüyoruz. Tüm Sincanlı gençleri bekliyoruz. Yanyana, el ele, daha güçlü bir yarın için bir aradayız. Gelecek bizim, kimse bunu elimizden alamaz! 

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Sarayın açmazı

Sarayın açmazı

Türkiye’de neoliberal dönüşümü hızlandırarak uluslararası sermayeye bağımlılığı artıran Erdoğan-Şimşek programı yapısal sorunları derinleştirdi. Yargı operasyonlarıyla tetiklenen sermaye kaçışı arttı. Prof. Dr. Oğuz Oyan’a göre mevcut ekonomik program işlevsizleşti ve Saray iktidarı açmaza girdi.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
5 Nisan 2025 - Sefer Selvi

Evrensel'i Takip Et