Sinemada direniş ve kolektif mücadele
Üçüncü Sinema kolektif özneleşmeyi ve eleştirel bilinci ön plana çıkarır, izleyiciyi yalnızca hikâyenin alımlayıcısı değil, aktif bir politik özne haline getirmeyi hedefler.

Fotoğraf: Pixabay
Tan UZUN
Avcılar/İstanbul
Üçüncü Sinema, 1960'ların sonlarında Arjantinli sinemacılar Fernando Solanas ve Octavio Getino tarafından kuramsallaştırılan ve hegemonik ticari sinema pratiklerine karşı radikal bir duruş sergileyen bir sinema paradigmasıdır. Sömürgecilik karşıtı ve devrimci bir perspektifi benimseyerek, sinemayı yalnızca bir sanatsal ifade biçimi olarak değil, aynı zamanda politik ve toplumsal dönüşüm aracı olarak konumlandırır. Bu bağlamda, Üçüncü Sinema yalnızca anlatısal ve estetik yenilikleriyle değil, üretim pratikleri, dağıtım stratejileri ve izleyiciyle kurduğu ilişkinin doğasıyla da geleneksel sinema anlayışından kopuşu temsil eder.
Üçüncü Sinema'nın teorik altyapısı, Frant Fanon'un sömürgecilik karşıtı düşüncelerinden ve Latin Amerika'daki bağımsız sinema hareketlerinden beslenmektedir. Solanas ve Getino, 1969'da yayımladıkları “Üçüncü Sinema Manifestosu”nda sinemayı üretim biçimlerine ve ideolojik yönelimlerine göre üç kategoriye ayırarak bu akımı kavramsallaştırmışlardır:
1- Birinci Sinema: Kapitalist üretim sistemine entegre, ticari kaygılar güden ve Hollywood’un tüketim odaklı anlatı yapısını sürdüren sinema.
2-İkinci Sinema: Avrupa’nın modernist, auteur merkezli ve bireysel sanatsal ifadeye dayalı sineması.
3- Üçüncü Sinema: Emperyalizm, kapitalizm ve kolonyalizme karşı direnişi esas alan, halkçı ve devrimci sinema.
Üçüncü Sinema, izleyiciyi edilgen bir tüketici konumundan çıkararak, onu filmin üretim sürecine aktif bir bileşen olarak dahil eden kolektif bir özne olarak tanımlar. Böylece, yalnızca film içerikleriyle değil, sinema üretim sürecinin kendisiyle de egemen ideolojilere meydan okur. Geleneksel sinema yapısının merkeziyetçi anlatı yapısına karşı, kesintili kurgu, doğrudan kamera kullanımı ve belgesel estetiği gibi teknikler kullanarak eleştirel bir görsellik inşa eder.
Kapitalist sinema endüstrisine alternatif üretim
Üçüncü Sinema, salt bir estetik hareketten öte, politik bir mücadele aracı olarak değerlendirilmiştir. Özellikle Latin Amerika, Afrika ve Asya’daki anti-emperyalist hareketlerin bir bileşeni olarak, sinema toplumsal bilinçlenme ve örgütlenme süreçlerinde kritik bir rol üstlenmiştir. Küba Devrimi sonrası kurulan ICAIC (Küba Sinema Sanatı ve Endüstrisi Enstitüsü) ve Bolivya'da Jorge Sanjinés’in liderliğindeki Grupo Ukamau gibi kolektifler, Üçüncü Sinema’nın pratikteki karşılıklarını oluşturan önemli örneklerdir.
Üçüncü Sinema’nın toplumsal etkisi yalnızca üretim sürecinde değil, izleyiciyle kurduğu ilişki bağlamında da belirleyicidir. Filmler, geleneksel sinema salonları yerine işçi sendikaları, köy meydanları, üniversiteler ve bağımsız kolektifler aracılığıyla gösterilerek, kapitalist sinema endüstrisinin ticari mekanizmalarına alternatif bir dağıtım modeli oluşturmuştur. Bu pratik, yalnızca izleyici kitlesini genişletmekle kalmamış, aynı zamanda filmin toplumsal dönüşüme yönelik işlevini doğrudan gerçekleştirmesine olanak tanımıştır.
İzleyici aktif politik bir öznedir
Üçüncü Sinema’nın ana çatışma alanlarından biri, ticari sinema pratiklerinin ideolojik ve yapısal mekanizmalarına yönelttiği radikal eleştiridir. Hollywood ve küresel ana akım sinema, bireysel kahraman anlatısına, dramatik gerilim ve duygusal manipülasyon tekniklerine dayalı bir yapıyı sürdürerek mevcut toplumsal statükoyu pekiştirirken, Üçüncü Sinema kolektif özneleşmeyi ve eleştirel bilinci ön plana çıkarır. Sinemanın salt eğlence ve kaçış aracı olarak kullanılmasına karşı çıkan Üçüncü Sinema, izleyiciyi yalnızca hikâyenin alımlayıcısı değil, aktif bir politik özne haline getirmeyi hedefler.
Bu karşıtlık yalnızca anlatısal düzeyde değil, üretim ve dağıtım süreçlerinde de belirgindir. Ticari sinema yüksek bütçeler, geniş dağıtım ağları ve küresel pazarın dinamikleri aracılığıyla kitlesel erişim sağlarken, Üçüncü Sinema mali kısıtlamalar, sansür ve kurumsal denetim mekanizmalarıyla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu nedenle, alternatif dağıtım ağları oluşturulmuş, yeraltı sinema ağları, kaçak gösterimler ve kolektif üretim süreçleriyle kapitalist sinema endüstrisinin tahakkümüne karşı bir direniş alanı inşa edilmiştir.
Üçüncü Sinema, yalnızca sinema tarihine yön vermiş bir hareket değil, aynı zamanda politik mücadeleye içkin bir sinema pratiği olarak varlığını sürdürmektedir. Bugün, dijital medya teknolojileri ve bağımsız yapım pratikleri, Üçüncü Sinema’nın ideallerini yeni biçimlerde yeniden üretme imkânı sunmaktadır. Alternatif sinema kolektifleri, bağımsız film festivalleri ve dijital platformlar, hegemonik ticari sinemaya karşı eleştirel sinema pratiklerinin sürdürülmesini mümkün kılmaktadır. Dolayısıyla, Üçüncü Sinema salt tarihsel bir kategori olarak değil, çağdaş sinema pratikleri açısından da güncelliğini koruyan ve dönüşerek varlığını devam ettiren bir sinema anlayışı olarak değerlendirilmektedir.
Evrensel'i Takip Et