4 Nisan 2025 03:26

'Aklı' sermayeye, eli cebimize

Mart 2025'te TÜFE yıllık yüzde 38.10, aylık yüzde 2.46 arttı. En yüksek fiyat artışı eğitimde yüzde 80.42 oldu. Enflasyonun yükü dar gelirlilere bindi.

'Aklı' sermayeye, eli cebimize

Fotoğraf: AA, Düzenleme: Evrensel

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre mart ayında aylık enflasyon yüzde 2.46, yıllık enflasyon yüzde 38.10 oldu. Bu yılın ilk 3 ayında tüketici enflasyonu yüzde 10’a çıktı. Türkiye’de Erdoğan-Şimşek eliyle uygulanan ‘dezenflasyon’ programının 2025 yıl sonu enflasyon hedefi de mart ayında çöktü.

TÜİK tüketici fiyat endeksi (TÜFE) mart 2025 sonuçlarını açıkladı. TÜİK’e göre TÜFE yıllık yüzde 38.10, aylık yüzde 2.46 arttı. TÜFE’deki değişim 2025 yılı mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2.46, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 10.06, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38.10 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 51.26 olarak gerçekleşti.

Enflasyonun yıllık değişim oranı yüzde 38.10 olmasına rağmen 12 aylık ortalamalara göre enflasyonun yüzde 51.26 olarak gerçekleşmesi dikkat çekti.

2025 mart döneminde en yüksek fiyat artışı yıllık yüzde 80.42 ile eğitimde oldu. İkinci en yüksek fiyat artışının görüldüğü harcama grubu yıllık yüzde 68.63 artışla konut olurken üçüncü harcama grubu ise yüzde 46.74 ile alkollü içkiler ve tütün oldu. Gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki artış ise yıllık artış yüzde 37.12 olarak açıklandı.

Türkiye’de birkaç yıldır devam eden yüksek enflasyon dar gelirlilerin ve işçilerin alım güçlerinin düşmesine yol açtı.

Gıda fiyatları manşet enflasyonun üzerinde

Yıllık enflasyonda var olan geri çekilme baz etkisi ile gerçekleşti. Mart 2024’teki 3.16 oranındaki aylık enflasyonun yerini mart 2025’te yüzde 2.46 oranında enflasyon aldı. Bu durum son 12 aylık artış hızının yavaşlamasına yol açtı.

Enflasyonun artış hızı yavaşlasa da fiyatlar artmaya devam etti. Enflasyon hesabına esas olan fiyat endeksleri, madde fiyatlarının derlenmesiyle oluşturuluyor ve fiyatlardaki artışı daha çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Buna göre manşet enflasyon ile gıda fiyatları endeksi arasındaki fark açılmaya devam etti.

Uzun dönemde gıda fiyatlarının genel otalamadan çok artması gıda harcaması yüksek olan düşük gelir gruplarının geçim sıkıntısının artmasına yol açtı.

Enflasyonun yükünü düşük gelirliler çekiyor

Gelir düzeyi ve harcama kalıplarının farklı olması nedeniyle toplumsal sınıf ve kesimleri enflasyon sonucu ortaya çıkan pahalılığı çok farklı hissediyor. TÜİK verilerine (2023) göre en düşük yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 6.3’ünü alırken, bu grubun harcamaları içinde gıdanın payı yüzde 36.6 oldu. En yüksek yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 48.1’ini elde ederken harcamaları içindeki gıdanın payı yüzde 14.5’te kaldı. Böylece dar gelirli grupların gıda dışı harcamalar için geliri daha sınırlı kalırken yüksek gelir gruplarında bu miktar oldukça fazla oldu. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına, farklı toplumsal kesim ve sınıflara göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.

DİSK-AR tarafından yapılan hesaplamaya göre en yoksul yüzde 20’lik grubun geliri 100 birim kabul edildi. Buna göre en yüksek gelir grubunun birim geliri 763 oldu. 100 birim gelir elde eden birinci yüzde 20’lik grup gıda için 36.6 birim harcama yapmakta ve elinde gıda dışı harcamalar için 63.4 birim kaldı. Oysa en yüksek yüzde 20’lik grubun geliri 763 birim olup bunun 110.7 birimini gıdaya harcamakta ve elinde 653 birim gelir kalmaktadır. Bu nedenle düşük gelir grupları daha düşük bütçeye sahip oldukları için ve bütçenin çok önemli bir bölümünü gıda için harcadıklarından dolayı kalan gelirleri ile geçinmeleri çok daha zor olmaktadır. Yüksek fiyat artışları düşük gelir gruplarında daha şiddetli bir geçim sıkıntısı yaratmaktadır.

TÜİK yargı kararını hiçe sayıyor, veri saklamaya devam ediyor

TÜİK madde fiyat listesini haziran 2022’den bu yana açıklamadığı için ürün ve hizmet bazında ortalama fiyatlar tam olarak bilinmiyor. Bu nedenle enflasyon oranını hesaplanmasına kaynak teşkil eden madde fiyat listesi görülemiyor. TÜİK, DİSK tarafından açılan davada kesinleşen yargı kararına rağmen madde fiyat listesini açıklamıyor. Bu nedenle enflasyon oranını hesaplanmasına kaynak teşkil eden madde fiyat listesi görülemiyor. TÜİK enflasyon hesabına esas aldığı ortalama madde fiyat listesini haziran 2022’den itibaren açıklamaktan vazgeçti. Oysa madde fiyat listesi 2003 yılından bu yana düzenli açıklanan bir veriydi.

Baz etkisi yıllığı 0.9 aşağı çekti, kur atağı etkisi henüz görülmedi

Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Küçükkale, enflasyonda baz etkisi ve mart ayında yaşanan kur ataklarına dikkat çekti. Küçükkale, “Yıllık enflasyonun bir önceki aya (şubat 2025’te yüzde 39.05) kıyasla hafif bir düşüş gösterdiği görülüyor. Bunun böyle olacağını iki gün önce belirtmiştik. Demiştik ki: “Eşik değer mart 2024 aylık enflasyonu yani yüzde 3.61. Bu oranın üzerindeki bir aylık enflasyon yıllık enflasyonu yükseltirken, bu oranın altında kalacak bir aylık enflasyon yıllık enflasyonu düşürür (baz etkisi).” Aynen dediğimiz gibi oldu. Açıklanan aylık enflasyon (yüzde 2.46), yüzde 3.61’den küçük olduğu için, yıllık enflasyonda bir miktar azalmaya yol açtı... 19 Mart ve sonrasında yaşadığımız kur ataklarının, mart ayından ziyade nisan ayı enflasyonuna yansıyacağını da belirtmiştik. Açıklanan rakamlar bunu da teyit etmiş gibi oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Evrensel'i Takip Et