5 Nisan 2025 14:17

TTB: Gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde sağlık hakkı ihlallerine son verilmelidir

Türk Tabipleri Birliği, gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde işlenen sağlık hakkı ihlallerine yönelik açıklamasında tutuklu vatandaşların muayene ve tedavi haklarının korunması çağrısı yaptı.

TTB: Gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde sağlık hakkı ihlallerine son verilmelidir

Fotoğraf: Evrensel

Ankara – Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde işlenen sağlık hakkı ihlallerine yönelik yazılı açıklama yaptı. Açıklamada gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde sağlık hakkı ihlallerine son verilmesi gerektiği belirtilerek. Gözaltı giriş-çıkış muayeneleri İstanbul Protokolü’ne uygun yapılmalıdır. Tutuklu vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimi sağlanmalı, muayene ve tedavi hakları korunmalıdır” dedi.

Açıklamada: “Uzunca bir süredir geniş toplumsal kesimlerin yıkıcı ve ağır sonuçlarına doğrudan maruz kaldığı, hukukun üstünlüğü ilkesinin hiçe sayıldığı, adaleti ve demokrasiyi ortadan kaldıran uygulamalar toplum sağlığını derinden etkileyen ciddi bir tehdit haline gelmiştir. Kutuplaştırıcı ve ötekileştirici siyaset, toplumsal barışı zedeleyerek ruh sağlığını olumsuz etkilemektedir” denildi.

Siyasetçilerden gazetecilere, belediye başkanlarından sanatçılara, emek-meslek örgütlerinden sendikalara kadar demokrasiden hukuktan ve adaletten yana olan tüm kesimleri hedefine koyan baskı, gözaltı ve tutuklama furyasının gittikçe şiddetlendiğine işaret edilen açıklamada; “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanlarına yönelik hukuksuz gözaltılarla devam eden süreçte binlerce vatandaşımız gözaltına alındı ve yüzlercesi tutuklandı. 19 Mart’tan bu yana eylemlerde farklı illerde en az 2 bine yakın yurttaşımız gözaltına alınmış ve en az 300 yurttaşımız tutuklanmıştır” ifadelerine yer verildi.

“Biber gazı sağlık alanında ciddi sorunlara yol açmaktadır”

Gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde yaşanan hak ihlallerinin, güvenlik güçlerinin topluluklara yönelik orantısız müdahalesinin, kişilere yönelik kolluk görevini aşan fiziksel şiddet, yoğun ve yaygın biçimde kullanılan biber gazının özellikle sağlık alanında ciddi sorunlara yol açtığı vurgulanan açıklamada, “Tutuklu vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişiminin engellenmesi, muayene ve tedavi haklarının kısıtlanması, ilaçlarının zamanında verilmemesi gibi uygulamalar, insan onuruna aykırı ve kabul edilemezdir” denildi

“Gayri hukuki ve keyfi uygulamalar sıradan hale geldi”

Gayri hukuki ve keyfi uygulamaların sıradan hale geldiği belirtilen açıklamada; “Bu durum milyonlarca yurttaşı, geçmişte ya da gelecekte herhangi bir sebeple gözaltına alınıp tutuklanabilecek durumda bırakmıştır. Kişiler, hukuki bir gerekçe olmadan her an baskı altına alınabilir, kazanılmış hakları kaybedilebilir. Bu durum, hukuki güvenlik ilkesinin tamamen ortadan kalkması anlamına gelir. Hukuki güvenliğin olmadığı bir yerde, ne hukuk ne de demokrasi kalabilir” diye belirtildi.

“Gözaltı giriş-çıkış muayeneleri İstanbul Protokolü’ne uygun yapılmalıdır”

Hukuk ve demokrasi dışı uygulamaların halk sağlığını ciddi olumsuz etkilediği vurgulanan açıklamada yetkililere şu çağrı yapıldı; “Gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde sağlık hakkı ihlallerine son verilmelidir. Gözaltı giriş-çıkış muayeneleri İstanbul Protokolü’ne uygun yapılmalıdır. Tutuklu vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimi sağlanmalı, muayene ve tedavi hakları korunmalıdır. Güvenlik güçlerinin topluluklara yönelik orantısız müdahalesine, kişilere yönelik kolluk görevini aşan fiziksel şiddete, yoğun ve yaygın biber gazı kullanımına derhal son verilmelidir. Toplumsal barışı zedeleyen kutuplaştırıcı ve ötekileştirici siyasetten uzak durulmalıdır. Hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokrasi değerlerine saygı gösterilmelidir. Sağlıklı bir toplum için insan haklarına, adalete, barışa ve demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğiz.” (ANKA)

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Cengizleri ihya

Cengizleri ihya

Saray rejiminin soygun düzenine, yoksullaştıran ekonomi programına, adaletsizliklerine karşı harekete geçen halkı, ‘milli ekonomi düşmanı’ ilan edenler, kasalarını doldurmayı sürdürüyor. Elektrik dağıtım bedeli yüzde 34.5 artırıldı, bu artış faturalara yüzde 25 zam olarak yansıtıldı. 21 dağıtım bölgesinde Mehmet Cengiz gibi patronların kasasına 100 milyarlarca lira akıtıldı.

2008-2013 yılları arasında elektrik dağıtımının tümü özelleştirildi.

21 bölgeye ayrılan enerji dağıtım işi Mehmet Cengiz, Ahmet Çalık gibi iktidarla içli dışlı sermayedarlar arasında pay edildi.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Elektriğe yüzde 25 zam geldi.

Evrensel'i Takip Et