6 Nisan 2025 04:42

‘Hakkımızı aradık diye mi ekonomi bozuldu?’

Beraber yürüdüğümüz kadınlar öfkeli. İktidarın ekonomi politikalarını hayatlarında bu kadar ağır hissederken sorumluluğun insanca yaşam talebiyle mücadele edenlere yüklenmesi öfkelerini büyütüyor.

‘Hakkımızı aradık diye mi ekonomi bozuldu?’

Cemre Kavuker


Kocaeli İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesinin ardından üniversite öğrencilerinin başlattığı eylemler ülkenin dört bir yanına yayıldı. Mesele sadece diplomanın iptal edilmesi değildi elbette. Yıllardır yaşananlara karşı büyüyen bir adalet talebiydi. Herkes kendi sözüyle, kendi talebiyle çıktı bu yüzden alanlara. Bu çıkışın ekonomik bir karşılığı da oldu elbette. İktidar da bunu bastıra bastıra söylüyor her yerde. Sanki yaşanan ekonomik krizin sorumlusu bugün sokaklarda olanlarmış gibi. Elbette bu açıklamalar da bir öfke yaratıyor. Hele ki kadınlarda...

"Parayı yöneten onlar, sorumlusu biz"

Üniversite okuyan ama aynı zamanda geçinebilmek için çalışan bir öğrenci ile sohbet ediyoruz. Eylemlerden önce de sonra da geçinemediğini söylüyor bize. İktidarın ekonomide hep bir sorumlu aradığını belirten genç kadın, “Parayı yöneten onlar, sorumlu olan biz. ‘Sokağa çıkmayın, ses çıkarmayın, oturun’ deyip duruyorlar. Ya onca yaşadığımız şey?​” diye soruyor. İktidarın ekonomide 30 milyar dolarlık bir kayıp yaşandığını söylemesi onu güldürüyor. Ekonomide yaşanan tüm bu kayıpların, krizlerin sorumlusunun iktidarın ekonomi politikaları olduğunu söylüyor. Hem okul hem iş temposu içinde gündemi takip etmeye çalıştığını söyleyerek, “Bu eylemlerden önce de çok iyi değildi ekonomi. Bize sürekli ‘Dişinizi sıkın, aman biraz dayanın’ diye diye açlığı öğrettiler. Şimdi biz hakkımızı aradık diye mi ekonomi bozulmuş oldu” diyor. Bir yandan yaşananlara bir yandan da açıklamalara öfkeli. Öfkesi konuşmanın harareti ile daha da belli oluyor. Yaşanan adaletsizlikler canına tak etmiş. Okurken çalışıyor olmasının iktidarın politikalarının bir sonucu olduğunu belirten genç kadın, “Ben her gün okula gidebilirdim ama gidemiyorum. Verdikleri kredi yetersiz, okumak masraflı. Bu yüzden çalışıyorum. Dün çok iyi değildi ekonomi de bugün bozulsun. Bizim gerçeğimiz buydu hep” diyor.

"Dünden bir farkı yok benim için"

İktidarın ekonomi politikaları bir öfkeye neden oluyor. Üstelik eylemde olanları ekonomi üzerinden hedef haline getirmesi bu öfkeyi büyütüyor. Uzun yıllar bir ofiste çalışmış, şimdi çocuğu olduğu için çalışmayan bir kadınla sohbet ediyoruz. Tüm bu süreçte çocuk nedeniyle evde oturmak zorunda kalması onu rahatsız eden şeylerden biri. “Ben de o alanda olmalıydım” diyor sık sık. Yaşanan süreçte evde oturmak, dışarı çıkamamak, sözünü söyleyememek de bir burukluğa neden olmuş onda. Ancak eylemlerle gurur duyduğunu söylüyor. Özellikle de üniversite gençliği ile. Ekonomide yaşanan kaybı sorduğumda, “Bu sadece bugün olan bir şey değil ki. Zaten ekonomi iyi bir halde değildi. Bize ‘Kemer sıkın’ diyorlardı. Markete gidiyorduk, seçmece uygun ve sağlıklı bir şeyler almaya çalışıyorduk. Bugün sokağa çıkmasak da bu kayıp olabilirdi. Çünkü iyi bir yönetim yok” diye yanıt veriyor. Çocuğu olmadan önce de alışverişte kimi şeylere dikkat ettiğini söyleyen kadın, çocuğu olduktan sonra en ufak detayı bile incelediğini anlatıyor. “İçinde ne var, ne maddesi konmuş, doğal mı, yararlı mı, zararlı mı diye bakarken aklımın bir yerinde cüzdan da dolaşıyor. Acaba yeter mi düşüncesi. Ekonomide kayba neden oldu dediler de dünden bir farkı yok benim için. Bunun sorumlusu da ne ben ne de sokaktakiler” diyerek ekonomi politikalarının yaşanan eylemlerde etkisi olduğunun altını çiziyor sıkça.

Yan yana geldiğimiz, sohbet ettiğimiz, beraber yürüdüğümüz kadınlar öfkeli. İktidarın ekonomi politikalarının yansımasını hayatlarında bu kadar net hissederken sorumluluğun insanca yaşam ve demokrasi talebiyle mücadele edenlere, tepki gösterenlere yüklenmesi öfkeyi büyütüyor.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Cengizleri ihya

Cengizleri ihya

Saray rejiminin soygun düzenine, yoksullaştıran ekonomi programına, adaletsizliklerine karşı harekete geçen halkı, ‘milli ekonomi düşmanı’ ilan edenler, kasalarını doldurmayı sürdürüyor. Elektrik dağıtım bedeli yüzde 34.5 artırıldı, bu artış faturalara yüzde 25 zam olarak yansıtıldı. 21 dağıtım bölgesinde Mehmet Cengiz gibi patronların kasasına 100 milyarlarca lira akıtıldı.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Elektriğe yüzde 25 zam geldi.

Evrensel'i Takip Et