18.10.2026 00:10 / Güncelleme: 10:39

Konut Sendikası Sözcüsü Julia Sendra’yla İspanya’daki eylemeleri konuştuk: ‘Önümüzdeki seçimlerde ne olursa olsun, bir sınıf cephesi kurmalıyız’

İspanya, uzun bir süredir devam eden konut protestolarıyla gündemde. Peki tüm bu süreç işçi sınıfı için ne ifade ediyor? Tüm merak ettiğimiz soruları Valensiya Konut Sendikası Sözcüsü Julia Sendra’yla konuştuk.

Konut Sendikası Sözcüsü Julia Sendra’yla İspanya’daki eylemeleri konuştuk: ‘Önümüzdeki seçimlerde ne olursa olsun, bir sınıf cephesi kurmalıyız’

Fotoğraf: AA

Kavel Alpaslan


İspanya, uzun bir süredir devam eden konut protestolarıyla çalkalanıyor. Uzun yıllardır kiracı olarak yaşadığı evden kirasını ödeyemediği için tekerlekli sandalyeyle çıkartılan 87 yaşındaki Maricarmen Abascal’ın hikayesi kitlesel protestoları tetikledi. İspanya’nın 2008 krizinden bu yana kronikleşen konut sorunu ve son on yılda kiraların ikiye katlanmasıyla biriken öfke, sendikaların genel grev çağrısı yapmasına ve meydanların işgal edilmesine yol açtı.

Konut krizine çözüm üretemeyen parlamento, merkez-sol hükümetin sunduğu iki konut kararnamesini de reddedince Başbakan Pedro Sánchez parlamentoyu feshedip 29 Kasım için erken seçim ilan etti.

Peki tüm bu süreç işçi sınıfı için ne ifade ediyor? İspanya’nın konut krizinde kimler kapı önüne konurken, kimler zengin oluyor? Seçim süreciyle eylemler arasında nasıl bir bağ var? Tüm merak ettiğimiz soruları Valensiya Konut Sendikası Sözcüsü Julia Sendra’yla konuştuk.

‘Biriken öfke taştı’

Öncelikle, konut krizi nedeniyle başlayan protestoların Parlamentonun feshedilmesine ve erken seçime nasıl yol açtığını anlatabilir misiniz?

Sokaklardaki öfke bir anda ortaya çıkmadı. Yedi yıldır sağdan sola bütün kurumsal partiler, bütün hükümetler ve yerel yönetimler, İspanya’da işçi sınıfını sert bir şekilde vuran konut krizine net bir yanıt veremedi. Öfke bu yıllar içinde birikti, sonunda sokağa taştı.

Sendikal örgütlenme bu süreçte belirleyici oldu. Maricarmen ya da Olga gibi tekil vakaları -Olga, evini kaybedip bir hafta önce intihar etmişti- krizin genel bir analiziyle birleştirdik. Bunları somut ve asgari taleplere bağladık.

Bu baskı, ikinci kez, iki kraliyet kararnamesi hazırlanıp oylanmasını sağladı. Daha önce söylediğimiz gibi, kararnameler asgari önlemlerden ibaretti. Yine de Kongre bunları onaylayamadı. Oysa durum ciddiyetini bugün de sürdürüyor. Sonunda hükümet koalisyonun çoğunluk partisi [PSOE] Parlamentoyu feshetti.

Bu tablo, Valencia Konut Sendikası olarak yıllardır anlattığımız şeyi doğruluyor: Konut gibi bir sınıf çatışmasında, işçilerin çıkarlarını temsil eden tek bir siyasi parti yok.

‘Hareket sınıf örgütlerini güçlendirmeli’

Protestoların şu anki durumu ve toplumsal atmosfer hakkında neler söyleyebilirsiniz? Sokaklarda kimler var?

Protestoların en görünür sonucu, ülkenin dört bir yanında kurulan acampadas’lar yani ‘çadır kampları’ oldu. Daha önce de belirttiğimiz gibi, Valencia Konut Sendikası olarak bu girişimleri destekliyoruz.

Kampların çoğunu sokaktaki insanlar kendi başlarına kurdu. Bazı kolektifler ve örgütler de organizasyonda yer aldı. Genelleme yapmamak gerek ama kampların birçoğu zamanla net bir siyasi hedeften uzaklaştı. Geriye sadece öfkeyi dile getirmek kaldı.

Bu hareketlilik, evrensel, ücretsiz ve nitelikli bir konut için mücadele eden sınıf örgütlerini güçlendirmeye hizmet etmeli.

‘Fırsatçı siyasi partileri kınıyoruz’

Siyasi partiler protestolara nasıl tepki verdi? Sokaktaki hareketlerle bağlantılı bir parti var mı?

Valencia Konut Sendikası olarak kurumsal partilerin açık fırsatçılığını kınıyoruz. Sağ ve aşırı sağ cephenin, güçlenen konut hareketini protestoyu suç haline getirmek ve rantçıların-spekülatörlerin kazançlarını savunmak için kullanacağı ortada.

Burada bir hatırlatma yapmak gerekiyor. Kendilerine ‘ilerici’ diyen alternatifler yedi yıldır merkezi hükümette. Sorunun köküne, yani konut ticaretine dokunacak tek bir adım atmadılar. Şimdi protestoların patlamasından yararlanmaya çalışıyorlar. Sokağa temsilci gönderiyor, konut hakkını savunan açıklamalar yapıyorlar. Oysa bu hak İspanya Anayasası’nda zaten yazıyor.

Üstelik yeterli çözüm üretmediler. Devletin polis, yargı ve kurumsal bütün imkanları rantiyenin kazancını güvenceye almak için kullanıldı, kullanılmaya devam ediyor. Yargı kararı olmadan tahliye yapan ‘tahliye şirketleri’ çoğaldı. Nefret söylemi körüklendi. Medyada korku anlatısı yayıldı. Bunlar, Valencia Konut Sendikası gibi örgütlerin işini zorlaştırdı. Evini kaybedip sokakta kalan işçilerin durumunu ise daha da kötüleştirdi.

‘İşçi sınıfı eve kavuşmaktan çok sokağa atılmaya yakın’

İspanya’daki pek çok yurttaşı etkileyen konut sorununun köklerini anlatabilir misiniz?

Valencia Konut Sendikasına göre konut krizi, daha yapısal bir krizin en çıplak yüzlerinden biri. Sermaye emlak sektöründe toplandı, çünkü bu sektör hem çok kârlı hem güvenli. Bir konutun değerini tamamen yitirmesi neredeyse imkansız.

Bu yapısal kriz, kamu hizmetlerini, refah devletini ve işçi sınıfının yaşam koşullarını adım adım eritiyor. Krizdeki kapitalizmin ihtiyacı da bu: Toplumsal maliyetleri düşürmek, kaynakları özel sermayeye aktarmak, giderek güvencesizleşen ve parçalanan işçi sınıfını disipline etmek.

Reel ücretlerin alım gücü son on yılda ciddi biçimde düştü. Kiralar ise maaşın yarısını alıp götürebiliyor. Bu koşullarda ev almak neredeyse imkansız. Maaşlar düşük, birikim yapılamıyor, işler güvencesiz, kamu hizmetleri geriliyor. İşçi sınıfının büyük çoğunluğu, insanca bir eve kavuşmaktan çok sokağa atılmaya yakın.

‘Kazanım sokağın baskısıyla mümkün oldu’

Parlamentodaki tartışma, PSOE’nin sunduğu iki konut kararnamesi etrafında dönmüş gibi görünüyor. Konut sendikaları bu kararnameler hakkında ne düşünüyor? Sizce bunlar konut sorununa çözüm mü?

Hükümet kararnameyi, seçim öncesi imajını kurtarmak için ikiye böldü. Konutun metaya dönüştürülmesine son vermeyi hedefleyen önlemler paketin dışında kaldı. Oysa sorunun kökü bu. İşçi sınıfı için bu kadar temel bir ihtiyaçta konut ticaretinin sürmesi asıl mesele. Süresiz kira sözleşmeleri ve turizm ya da spekülasyon için kullanılan konutlara el konulması, dışarıda bırakılan önlemlerden bazıları.

Bununla birlikte, kararnamenin maddi koşullarda getireceği her iyileşmeyi memnuniyetle karşılıyoruz, önlemler açıkça yetersiz olsa bile. Şu da açık olmalı: Bu kazanım sendikal örgütlenme sayesinde, konut hareketinin ülke çapında sokaklarda yaptığı baskı sayesinde mümkün oldu.

Başka konular da kapsam dışı kaldı. Emlakta ırkçılığın yarattığı kayıt dışı piyasa bunlardan biri. Tahliye şirketlerinin faaliyetleri de öyle. Yabancılar Yasası yürürlükte kaldığı sürece milyonlarca insan temel haklardan yoksun kalmaya devam edecek.

Son olarak şunu da biliyoruz: Bir ya da iki asgari kararname çıksa bile, her küçük iyileşmenin gerçekten uygulanması için sınıfımızın örgütlenmesi gerekiyor. Rantiyelerin ve spekülatörlerin elinde çok daha fazla araç var. Devletin meşruiyeti de arkalarında. Kazançlarını azaltacak her önlemin uygulanmasını engellemeye çalışıyorlar.

‘Hiçbir seçim bu soruna etkili bir yanıt veremez’

Erken seçimlerin İspanya işçi sınıfının sorunlarını çözmek için bir kaldıraç olabileceğini düşünüyor musunuz? Yoksa sorunun kökleri daha derinde mi?

Hayır. Kapitalist devlet, temel ihtiyaçları ticaret konusu yapıyor. Böyle bir devlet içinde yapılan hiçbir seçim, bu soruna etkili bir yanıt vermez.

Meselenin özü tam olarak bu. Piyasa modeli ile mal ve hizmet dağıtımı, kârlılık ve kazanç mantığıyla işliyor. Bugünkü gibi yapısal bir kriz döneminde devletin, işletmelerin ve siyasetin mekanizmaları ‘toplumsal maliyetleri’ kısmaya ve kaynakları özel sermayeye aktarmaya yöneliyor.

Valencia Konut Sendikasına göre bu durumu aşmanın yolu, bağımsız sınıf örgütleri kurmak. Bu örgütler, işçi sınıfının ortak çıkarlarını dayatabilecek güçte olmalı. Toplumsal ihtiyaçlara dayanan demokratik bir ekonomik planlama olmadıkça ne konut sorunu çözülür, ne düşük ücretler, ne de yaşam standardındaki gerileme.

Bu yüzden önümüzdeki seçimlerde ne olursa olsun, bir sınıf cephesi kurmalıyız. Bu cephe, sosyal demokrasiyi gerçek ve kararlı adımlar atmaya zorlayabilmeli. Gericiliği durdurup onunla karşı karşıya gelebilmeli.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
18.10.2026 07:18 / Güncelleme: 09:51

Meteoroloji uyardı: Şiddetli yağış, sel ve fırtına bekleniyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Batı Karadeniz başta olmak üzere birçok bölge için kuvvetli yağış, sel ve saatte 100 kilometre hıza ulaşabilecek tam fırtına uyarısında bulundu. Vatandaşların olumsuz hava şartlarına karşı tedbirli olmaları istendi.

Meteoroloji uyardı: Şiddetli yağış, sel ve fırtına bekleniyor

Fotoğraf: Misael Silvera/Unsplash

18.10.2026 00:15

Özdilek’te 55. yıl kutlamaları: Sömürünün gösterişi

Özdilek patronu 55. yıl kutlamasında 40 milyar lirayı aşan ciroyu övüyor. O serveti üreten işçiler ise molasız, üretim baskısı ile 31-45 bin liralık ücretlere çalıştırılıyor: "Bize hediye edilmeye reva görülmeyen o bornozları biz üretiyoruz."

Özdilek’te 55. yıl kutlamaları: Sömürünün gösterişi
18.10.2026 09:58

Hindistan'da kamyon tapınak yakınındaki kalabalığa çarptı: 15 ölü, 30'dan fazla yaralı

Hindistan'ın Madya Pradeş eyaletinde bir kamyonun tapınak yakınında toplanan kalabalığa çarpması sonucu 15 kişi hayatını kaybetti, 30'dan fazla kişi yaralandı. Kazaya ilişkin 2 kişi gözaltına alındı.

Hindistan'da kamyon tapınak yakınındaki kalabalığa çarptı: 15 ölü, 30'dan fazla yaralı

Fotoğraf: Nizil Shah/Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0

18.10.2026 00:25

Kanseri tedavi etmek için önce yakalanmak mı gerekir?

Kanser görülme hızındaki azalma ölüm hızındaki azalma karşısında daha düşük. Bilimin, tıbbın 30 senede daha da ilerlemesine karşın kanser görülme sıklığının tedavideki iyileşmelere kıyasla geri kalması bir çelişki barındırıyor.

Kanseri tedavi etmek için önce yakalanmak mı gerekir?

Fotoğraf: Evrensel

18.10.2026 10:05

Pendik’te toprak kayması: 9 katlı bina tahliye edildi

İstanbul Pendik’te 9 katlı bir binanın önündeki inşaat alanında toprak kayması meydana geldi. Sitenin bahçesini de etkileyen toprak kayması nedeniyle bina tedbir amaçlı tahliye edildi.

Pendik’te toprak kayması: 9 katlı bina tahliye edildi

Fotoğraf: DHA

18.10.2026 07:57 / Güncelleme: 08:00

İstanbul Valisi Gül'den sel açıklaması: 'Kısa vadeli işleri Pazartesi’ye kadar tamamlayacağız'

Sarıyer Ayazağa’da selin ardından yapılan çalışmaları takip eden İstanbul Valisi Davut Gül, “Kısa vadede yapılacak işleri pazartesiye kadar tamamlayacağız” dedi.

İstanbul Valisi Gül'den sel açıklaması: “Kısa vadeli işleri Pazartesi’ye kadar tamamlayacağız”

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!