Tutuklu gazeteci Murat Ağırel yazdı: Ben profesyonel bir sanığım!
Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan gazeteci Murat Ağırel, gönderdiği mektupta tutuklanma sürecini ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yaşadıklarını anlattı. Ağırel, “Haber yapmamanın karşılığı özgürlük olmamalı” dedi.
Fotoğraf: @muratagirel/X
Gazeteci Murat Ağırel, BirGün’ün ‘İçeriden Dışarıya Mektuplar’ yazı dizisi için kaleme aldığı, Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevinden gönderdiği mektupta, tutuklanma sürecini ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle karşılaştığı yargı süreçlerini anlattı. 16 Ekim sabahı kapısının çalındığını belirten Ağırel, "Telefonum, bilgisayarım, notlarım ve nihayet özgürlüğüm alındı" ifadelerini kullandı.
Tutuklanma gerekçesinin haber yapmamak olduğunu belirten Ağırel, “Haber yapmayarak örgüte yardım etmişim” dedi. Avukatından dünyada benzer bir örnek olup olmadığını araştırmasını istediğini aktaran Ağırel, “Cinayeti araştırırken elde ettiği delilleri soruşturma makamlarına vermeyen ve tutuklanan, kaynağını açıklamadığı için tutuklanan meslektaşlarım var ama haber yapmadığı için tutuklanan dünyadaki ilk gazeteci sanırım ben oldum” ifadelerini kullandı.
“Profesyonel bir sanığım ben”
Mektubunda daha önce yaptığı haberler nedeniyle karşılaştığı yargı süreçlerini de anlatan Ağırel, sahte kanser ilaçları dosyasında Bangladeş'ten 35 avroya alınan bir ilacın devlete 1750 avroya satılmaya çalışan AKP'li eski milletvekilini yazdığını ve belgelerini sunduğunu belirtti. Ağırel, haberinin ardından hakkında aile mahkemesinden kadınları koruma kanununu kullanılarak kendisi hakkında uzaklaştırma kararı alındığını aktardı.
Yasa dışı bahis finansmanına ilişkin iddiaları araştırdığını, hakkında iddianame düzenlenen ve MASAK raporu hazırlanan bir kişiye sorular yönelttiğini belirten Ağırel, bu kişinin ifadesinde kendisini “üstenci bakış açısı ile beni baskı altına aldı” diyerek suçladığını aktardı. Ağırel, bu süreçte evinin basıldığını, üç gün imza yükümlülüğü ve yurtdışı yasağı kararı verildiğini kaydetti.
Yeni Parti Milletvekili Ümit Özlale'nin iddialarını da araştırdığını belirten Ağırel, doğrulayabildiği bilgileri SÖZCÜ TV'de anlattığını, diğer iddialara ilişkin bilgisinin olmadığını söylediğini aktardı. Ağırel, Bakan'ın söylemediği sözleri kendisine atfederek suç duyurusunda bulunduğunu, ardından yurtdışı yasağı, imza yükümlülüğü ve ev hapsi kararları verildiğini belirtti. Ayağına elektronik kelepçe takıldığını ifade eden Ağırel, “Dedim ya profesyonel sanığım ben” sözleriyle yaşadıklarını anlattı.
“Haber yapmamanın karşılığı özgürlük olmamalı”
Ayağında elektronik kelepçe varken nezarete, emniyete, savcılığa ve mahkemeye götürüldüğünü belirten Ağırel, ne söylediğinin dikkate alınmadığını savundu. Tutuklama gerekçelerinden birinin “kaçma şüphesi” olduğunu aktardı.
Tutukluluğu sırasında bir dostunun kendisine “Bütün bunlara değdi mi?” diye sorduğunu anlatan Ağırel, bu soruya hemen yanıt veremediğini belirtti. Ailesinden, işinden ve alıştığı hayattan uzak kalmanın bedelini anlatmanın kolay olmadığını ifade eden Ağırel, gazeteciliğin toplum için gerekli olduğuna inandığını ancak kimsenin bu nedenle böyle bir bedel ödemek zorunda kalmasının yüceltilmesini istemediğini söyledi.
Ağırel, “Çünkü bu haksızlığın kendisini de normalleştiriyor” dedi.
Gazetecilikte doğru haber yapmanın yanı sıra yanlış haber yapmamanın da önemli olduğunu vurgulayan Ağırel, mektubunu şu sözlerle tamamladı:
“Doğru bir haberi yapmak kadar, yanlış bir haber yapmamak da değerlidir. Haber yapmamanın karşılığı özgürlük olmamalı.”
Yeniden gazetecilik yapacağı günü beklediğini belirten Ağırel, “Bir gün yeniden masama oturduğumda önüme bir dosya gelecek. İlk sayfasını açacağım. Ve her zaman sorduğum soruyu soracağım... ‘Belgesi nerede?’” ifadelerini kullandı.
(Haber Merkezi)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et