15 Kasım 2013 07:22

SES ve KESK kongrelerine giderken emekçilerin gündemi

Şahin Tanrıverdi

Memleketin yoğun gündemi içerisinde emekçilere yönelik saldırılar aralıksız sürüyor. Hükümet mücadeleler sonucunda elde edilen kazanımların son kırıntılarını da yasal ve anayasal düzenlemelerle geri almaya girişti. Kıdem tazminatının ve iş güvencesinin kaldırılması, istihdam paketi, taşeron çalışmanın yasalaşması, bütçeden emekçilere ayrılan payın düşürülmesi ama vergi yükünün çalışanlara yüklenmesi gibi konularla ilgili sermayenin direktifleri doğrultusunda düzenlemeler yapıyor.
30 yılı aşkın süredir ülkede devam eden ve ekonomik boyutu bir yana 10 binlerce insanın ölümüne sebep olan Kürt sorununda başlatılan çözüm süreci emekçileri umutlandırdı. Ama büyük adım olarak kamuoyuna sunulan ‘demokratikleşme’ paketinden çıkan sonucun, daha fazla demokrasi mücadelesi olduğu ortada.
Bütün bunlar yaşanırken ve hükümetin halkı bölme çabaları dozunu artırarak devam ederken KESK, işyerlerinden başlayarak şube, genel merkez ve konfederasyona kadar uzanacak kongre sürecini başlattı.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası da (SES) kongre öncesinde son MTK toplantısını yaptı. MTK’nin gündeminde siyasal ve politik gelişmelerin yanı sıra nispi temsil sistemi ve taşeron çalışanların örgütlenmesi vardı. Önceki genel kurulda kararlaştırılan nispi temsil sisteminin işyerlerindeki delege seçimlerinde uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanırsa bunun hangi yöntemle olacağı tartışmaları yapıldı. Yine bir önceki genel kurulun kararı olan “Güvencesizlerin örgütlenmesi” tartışmasına ise geçen 3 yıllık süre zarfında ciddi bir çalışma yürütülmemiş olmasının sıkıntıları yansıdı. Ağırlıklı olarak taşeron sağlık çalışanlarının seçme seçilme hakkının olup olmayacağı gündem edildi. Elbette sendikamıza üye olan ve aidat ödeyen her emekçinin seçme ve seçilme hakkı da vardır. Ancak taşeron sağlık çalışanlarının bunca sorunu varken tartışmanın seçme ve seçilme sorununa indirgenmesi manidar.
AKP iktidarı döneminde sağlık iş kolunda taşeron çalışan sayısı 10 kat artmış ve toplam çalışanlar içindeki payı yüzde 30’a yaklaşmış durumda. Ama, 3 yıl önce alınmış bir karar olmasına rağmen, taşeron sağlık çalışanlarının örgütlenmesine dair çalışma yürütülen işyeri sayısı bir elin parmağını geçmiyor. Bu lokal örgütlenme girişimleri dışında sendikamız ortaya herhangi bir mücadele planı koyamadı, kurultay kararını yerine getiremez pozisyona itildi. Önümüzdeki dönemde, koşullarının iyileştirilmesi ve güvenceli çalışma talepleriyle mücadele eğilimi içerisinde olan taşeron sağlık çalışanlarına yönelik, kapsamlı bir örgütlenme seferberliği başlatılmalıdır.
İki gün süren tartışmalar sonucunda SES MYK’si temsilciler ve şubelerin görüşlerinin toplamı üzerinden bir eğilim tespiti yaptı. Sonuçta nispi temsil sisteminin basit yöntem diye bilinen “milli bakiye” sisteminin işyerlerinden başlayarak her aşamada uygulanması kararı alındı. Ayrıca aidat kesintisi yapılan taşeron sağlık çalışanlarının seçme seçilme hakkına sahip olması ve bunların 15 Kasım’a kadar belirlenmesi kararlaştırıldı.
Nispi temsilin ne kadar demokratik olduğu ayrı bir tartışma konusu. Ama tartışmaların düzeyi ve kararlarda oy birliği sağlanamamış olması, sendikamızda grup çıkarlarının ön plana çıktığını, mücadelenin geldiği noktayla olması gereken arasındaki makasın ne kadar açıldığını gösteriyor aslında. Bu nedenle asıl sorun, hangi seçim sisteminin uygulanacağından çok, işyerlerinden başlayarak tüm emekçileri bir araya getirecek, ortak mücadeleyi örgütleyecek iradeyi ortaya koymakta.
Süreli ve süresiz geçici görevlendirmeler, yüzde 200’e varan fazla çalışma, ek dönerin ortadan kaldırılması, 657’de yapılacak değişiklikle iş güvencesinin ortadan kaldırılması, 11 yılda yüzde 3’ten yüzde 30’a çıkan taşeron çalışma, 24 saat hizmet verildiği halde yıpranmanın uygulanmaması, tek tek kapatılan kreşler… Sağlık emekçileri, iş kolunda çığ gibi büyüyen sorunlarının ivedilikle çözülmesini bekliyor ve bu sorunlar için örgütlenmeye hazır.
Başta sendikamız SES ve konfederasyonumuz KESK içerisinde mücadele eden güçler, grup çıkarlarını bir kenara bırakıp emekçilerin çıkarlarını ön plana almalı, emek ve demokrasi mücadelesinde birleşmeli. Önümüzdeki yerel seçimler de bu bakımdan önemli. KESK seçimlerde kaçak açıklamalarla yetinmemeli, emekten, demokrasiden yana programı olan adayları desteklediğini kamuoyuna açık ve net bir şekilde ifade etmeli.

*SES Anadolu Yakası Şube Sekreteri

Evrensel'i Takip Et