Herkes muhafazakar olmak zorunda değil
Burak Karakurt / Ayşen Güven
2008 yılında TürkMax’te tek açı, HD bir el kamerası marifetiyle girdi hayatımıza ‘Bir Erkek Bir Kadın’. Salondaki kanepede bir çift, uzun yıllardır devam eden bir ilişkide çıkmazlar, açmazlar, kıskançlıklar derken düşülen komik haller... Biz salon kanepesinde, onlarla karşılıklı, insanlık tarihi boyunca hiç bitmeyen kadın-erkek savaşını kocaman bir heyecanla izledik. Derken bu eğlenceli yolculuğun da sonuna gelindi. ‘Bir Erkek Bir Kadın’ Aralık ayında ekranlara veda etmeye hazırlanıyor. 7 Mart’taysa yeniden göz kırpacak sevenlerine ama bu defa beyaz perdeden. ‘Bir Erkek Bir Kadın Bir Düğün’ adıyla çekilmesi beklenen filmi, dizinin ağızda bıraktığı tadı hayatımızdan hiç çıkarmak istemediğimiz bu karakterlere hayat veren Demet Evgar ve Emre Karayel ile projenin mimarı Müge Turalı Pak’ın da katıldığı bir sohbette doyasıya konuştuk. Ha bu arada uzun bir aradan sonra ekibin verdiği ilk röportajdır, bir kez daha bu eğlenceli sohbet için teşekkürler kendilerine.
‘Bir Erkek Bir Kadın’ dizisi ile ilgili sorulmasından en çok sıkıldığınız sorular hangileri? Ona göre onları sormayacağız...
Emre Karayel: Aslında çok var ama düşünelim en çok hangisiydi? Mesela “Bu kadar skeç çektiniz, ilişkinize faydası oluyor mu?”. Biz bir ilişkinin her türlü sıkıntısını, mutluluğunu her şeyi yaşadık, her şeye hazırlıklıyız o yüzden hayatımızda mükemmel bir ilişki yaşıyormuşuz zannediliyor. En çok sorulan soru bu.
Müge Turalı: Ama ‘Bunca şey yaşadınız aranızda ilişki oldu mu?’ sorusunu da çok soruyorlar. Özellikle üniversitelerde.
BİRAZ İMKANSIZDI AMA KAFAYA TAKTIM
Öyleyse ‘Bir Erkek Bir Kadın’ın çıkış hikayesini hatırlayalım mı?
Müge Turalı: 6 yıl oldu çok anlattım doğrusu. Yıllar önce bir arkadaşım dedi ki Fransa’da bir format var. Millet evinden çıkamıyor, işyerinden eve dönmüyor ya da eve koştura koştura gidiyor. Sene 96-97’ler 7 dakikalık bir format “ne kadar bağımlılık yapabilir ki insanda” diyorum. 3 yıl sonra Paris’e gittiğimde bir Fransız kanalında seyrettim. Müthiş komik. Bayıldım ve orada dedim ki biz neden Türkiye’de böyle bir şey yapmıyoruz. Tabii tek açı, 7 dakika biraz imkansız gibi geldi fakat kafayı taktım. Takış o takış işte. Hikaye öyle başladı.
Dizideki kadın-erkek tipleri sizce gerçek mi?
Demet Evgar: Elbette. Zaten bu kadar sahici bir şeyi izlemek insanlara enteresan geliyor. Gizli kamera efekti gibi duruyor o yüzden.
Bazen bizim yapamadığımızı siz yapıyorsunuz...
Demet Evgar: Evet kendi yapamadığımı yapıyorum. (Gülüyor)
PSİKOLOGLAR ÇİFTLERE DİZİYİ ÖNERİYOR
Son dönemdeki ‘kızlı-erkekli’ tartışmalarından sonra akla ilk gelen dizilerden biri de sizin diziniz. Bir bakan “Bazı diziler, Türk aile yapısını bozuyor” dedi. Siz bozduğunuzu düşünüyor musunuz?
Müge Turalı: Türk aile yapısını bozduğumuza değil tam tersi Türk aile yapısına destek olduğumuza inanıyorum. Türkiye’de ilişkiler bu kadar yozlaşmışken, kent yaşamında saygı bitmişken, bizim ilişkimiz çok sıcak ve sahici bir ilişki. Dolayısıyla bir sürü ilişkiye ışık olduğumuz daha doğru bir tespit olur.
Emre Karayel: Nişanlı bir çift ve evlilik hazırlığındalar. Hiç bu kadar uzun süre nişanlı kalan bir çift yok mu? Ve evlenmek istiyorlar, aile kurmak istiyorlar ve çocuk sahibi olmak istiyorlar.
Demet Evgar: Niyetleri çok temiz. (Gülüyor)
Emre Karayel: Bunu denetleyen bir kurum var, RTÜK. Biz bugüne kadar bu kurumdan herhangi bir ceza almadık. Psikiyatrlar, psikologlar evli çiftlere bizim diziyi önermişler. Bunu kendileri söylediler bize. Bir tuhaflığımız olsa herhalde doktor önermez.
Müge Turalı: Bizim format Kanada formatı sonuçta. Dünyada bir kadın-erkek ilişkisi irdeleniyor. Dünyada kadın-erkek ilişkisine baktığımız zaman bizden çok farklı değil. Bu iş 25 ülkede de başarılı olmuş bir iş. Türkiye, Fransa’dan sonra en başarılı olmuş ülkelerden biri. Denenmiş bir işi biz Türkiye’de denedik ve oldu. Herkes muhafazakar kesimin öngördüğü gibi belli kurallarda yaşamak zorunda değil.
Demet Evgar: Aslında muhafazakar güzel bir kelime. Onlar da sevgilerini muhafaza eden bir çift. Son derece muhafazakarlar bence. (Gülüyor)
ZEYNEP GİBİ ÇOK KADIN VAR ETRAFIMIZDA
Zeynep karakteri ‘Çocuk da yaparım kariyer de’ diyen reklamdaki kadın gibi, evde çok güzel kurabiyeler yapıyor, dışarıda da çalışıyor.
Demet Evgar: Valla benim etrafımda öyle çok kadın var. Herkesin içinde de öyle bir kadın var.
Müge Turalı: Hep beraber konuşarak yarattık biz o kadını hatta ilk yaratım aşamasında ben çok böyle bir kadın istedim. Dediler ki Türkiye’de böyle bir kadın tutmaz. Niye tutmaz? Bir kadın hem erkeğini çok sevip, hem çalışmak isteyip para kazanıp güzel yemek yapamaz mı ya.. Bıktım tabulardan, tabuları yıktık ve o kadınların sesi olduk.
Rolden bazı edalar, refleksler falan kalıyor mu size?
Demet Evgar: Bizden oraya gidiyor daha çok. (Gülüyor)
Emre Karayel: Benim hızlıca söylediğim “bedava” mesela öyle çıktı. Düzeltelim dedik sonra düzeltmeyelim kalsın dedik. Demet de hep gülüyordu bedavaya.
Demet Evgar: Ben gülme durumu olduğu zaman mümkün değil, iptal oluyorum resmen. Son 13 bölümü çekerken bir gün bu yüzden kabus yaşadık mesela. 3 -2 -1 çekim başlıyor ama bir kelime söyleyemiyorum. Skecin sonu çok komikti, onu düşünüyorum. Asıl olansa bizim bir birimize çok komik geldiğimiz hallerimiz, anlarımız var. Oralarda iptal oluyoruz işte. Ayrıca ekip de muhteşem. Yaşam uzatır yani öyle diyeyim.
‘Bir Kezban bir Mahmut’u duydunuz mu?
Müge Turalı: Yok
Sizin çakmanız bir internet dizisi..
Müge Turalı: İlk defa duyduk..
İzleyicilerden ‘Emre biraz daha ağırlığını koy’ ya da ‘Helal olsun Zeynep!’ gibi tepkiler geliyor mu?
Demet Evgar: Hepsi geliyor. “Sizde kendimizi izliyoruz” diyorlar. Enteresan olan şu 70 yaşında bir çift de “kendimizi görüyoruz sizde” diyor, 24 yaşında bir kız da.
Müge Turalı: Annem 80 yaşında, dizinin bir numaralı hayranı. Hiçbir bölümü kaçırmaz ve her yayından sonra açıp gülmeye başlar.
Demet Evgar: Geçen sene babaannemin annesi; öldüğünde 104 yaşındaydı. Ve büyük fan’ımızdı.
Emre Karayel: Abi biraz sesini çıkar diyenler tabii oluyor ama kimseyi memnun edemezsin ayrıca onlara ne. (Gülüyor)
Artık dizi ekranlara veda edecek... Film olmasıysa uzun zamandır bekleniyor. Beyaz perdeye düşme hazırlığınız ne aşamada?
Müge Turalı: Aralık 15 dizi bitiyor. 7 Mart’ta film vizyonda. Filmin çekimlerine de çok kısa zaman içinde başlıyoruz.
Demet Evgar: Gerçekten mi? (Gülüyor)
SANSÜRÜ ESPRİYE DÖNÜŞTÜRDÜK
‘Bir Erkek Bir Kadın’ bir sansür kaygısı olmasa acaba nasıl olurdu?
Demet Evgar: Bu bir fırsatta da dönüşebiliyor bazen. Dizide bunu bir espri konusuna çevirebiliyorsunuz.
Emre Karayel: Yanlış bir algı var bize özellikle bir baskı yapılmadı benim bildiğim. Genel dizilere nasıl bir yasak geldiyse biz de ona uygun davranmak durumundaydık. Bizim hikayemiz bir ilişki süreciyle alakalı olduğu için çoğu diziye göre daha çok etkilendi bu kısıtlamalardan.
EVGAR: ‘MÜZİK ÇALIŞMALARI YAPACAĞIM’
Kostümlerinizi annenizin yaptığı doğru mudur?
Demet Evgar: Evet. Çocukluğumdan beri annem yapıyor.
Müge Turalı: Geçen sene Antalya televizyon ödüllerinde giydiği o güzel elbiseyi de annesi yapmıştı.
Demet Evgar: Eskiden kalma şeyleri birleştirip, yeni bir şey çıkarıyor ortaya çok yaratıcı biridir. Annemin yaptığı şeyleri giymekten büyük zevk alıyorum.
Fikret Kızılok’tan “Farketmeden”i söylediğiniz klip çok beğenildi. Bir albüm ya da profesyonel anlamda müzikle ilgilenmek gibi bir düşünceniz var mı?
Demet Evgar: Şarkı sölemekten çok büyük zevk alıyorum. Albüm yapmak gibi bir fikrim yok ama küçük küçük bazı çalışmalar yapacağım bu dönemde.
1 ERKEK 1 KADIN FİLMİ 7 MART’TA VİZYONDA
Diziden sonra film olan projelerde dizi tadından o sinemasal dile dönememe hali konusunda eleştiriler oluyor? Sizin kaygılarınız var mı?
Müge Turalı: Çok kaygım var tabii. Ama sonuçta biz komedi filmi çekeceğiz. Romantik komedi bile değil komedi. Baştan sona gülmek. Bizim çekim tekniğimiz de komediye çok uygun. Tabii ki sinemasal bir dil kaygısı güdüyoruz. Bunu sinema seyircisi için gidereceğiz. Çok da bizim formattan farklı bir şey olmayacak çünkü ikisinin yakaladığı enerjiyi sinema anlatımında yakalayacağımı düşünmüyorum. Fan’larımız da ‘bu sistemden kopmayacaksınız deği mi’ diye soruyorlar çok alıştılar çünkü tek açı ve amors planlara. Baştan sona tek açı değil ama tek açıları vazgeçemediğim yerlerde kullanacağım.
Sinemasal kaygı açısından zaten iki yönetmen çekeceğiz: ben daha çok çocuklar, oyun ve etrafa bakacağım, sinemasal kaygıyı biraz Ulaş İnanç’a bırakacağım. Ben iyi bir televizyoncuyum onun için iyi bir sinemacıyla daha iyi kotaracağımı düşünüyorum. Sinema seyircisi de mutlu olacaktır. Diziye başlarken de bu dizi tutacak demiştim, umarım filmde de aynı tadı vereceğiz.
Dizi ‘Bir Kadın Bir Erkek’ adıyla yayın hayatına başladı ama ‘Bir Erkek Bir Kadın’ olarak yola devam etti. Bu değişiklik çokça spekülasyona açıldı. Neden isim değişti?
Müge Turalı: Ulusal bir kanala geçtiler erkek öne geçti gibi şeyler konuşuldu. Yok öyle bir şey. Dizinin 25 ülkedeki orjinal adı ‘Bir Erkek Bir Kadın’ zaten. Biz Türkmax’a geçtiğimiz zaman benim yüzümden çok başka bir kadın yaratmak istediğimiz için ‘dedim adı da Bir Kadın Bir Erkek olsun. Yeter bu ülkede her şey erkek üzerine. Bir kez de kadın önde olsun’ dedik. Ve öyle kullandık. Ulusal bir kanala geçince de format sahibi dedi ki ‘Ulusal bir kanala geçiyorsun artık format adını kullan’. ‘Eyvallah’ dedik.
İkiniz de tiyatro kökenlisiniz... Var mı sahneye çıkmaya hazırlandığınız projeler?
Demet Evgar: benim var. Biz geçen sene Tiyatro Hangar’ı kurduk. Süpriz isimlerle birkaç oyunumuz olacak. Oyunda kimin oynayacağı da sürpriz kalsın.
Emre Karayel : Bende yok, tiyatroya ara verdim biraz. Bir süre kişisel gelişimim için çalışmayı planlıyorum.
Erkek Tarafı 22 Kasım’da vizyona giriyor. O da merakla beklenen bir film?
Emre Karayel: Evet o da oynadığımız bir oyundu. Testosteron’u sinemaya uyarladı İlksen Başarır. Gerçi ben daha seyretmedim filmi nasıl olmuş bilmiyorum.. Ama oyun muhteşemdi film de keyifli olur.
‘Bir Erkek Bir Kadın’ı hiç tiyatro sahnesine düşünmediniz mi? Zaten skeçlerden oluşuyor. Uyarlaması da kolay olmaz mıydı?
Demet Evgar: Biz Emre ile düşündük onu. Ama devam eden çalışma temposu içinde oyun çıkarmak pek mümkün olmadı.
Emre Karayel: 4 gün birbirimizi sette görüyoruz. 3 gün de provada birbirimizi görmeye başlayınca. Olmayacak dedik. (Gülüyor)
Demet Evgar: Düşünsenize kimse ile bu kadar çok fotoğrafınız yok. Suyun altında bile çekim yaptık. Birbirimizin her anını biliyoruz. Gerçekten kardeş gibi oluyorsun. Zaten diğer türlü ekranda bu kadar uzun süren bir iş yapılması mümkün olmazdı. Emre ile aramızda başka bir sevgi var ve bu hep olacak gibi.
Evrensel'i Takip Et