Rant lobisinin ağları!
İdris AKKUZU
17 Aralık sabahı başlayan “yolsuzluk ve rüşvet” soruşturmasının kaçınılmaz bir biçimde ana gündemi oluşturduğu memlekette konuya doğru bir yakıştırma henüz yapılabilmiş; kamuoyuna yansıyan tapeler, görüntüler, evlerden çıkarılan paralar arasındaki bağlantılar ile bu bağlantıların ülke ekonomisiyle olan ilişkisi henüz görülebilmiş değil. Konu kamuoyunda büyük ölçüde siyasi çekişme ve devleti ele geçirme savaşı olarak tartışılsa ya da birilerince bu operasyonlar sonrası hızlıca siyasi sonuçlar beklense de, fotoğrafı doğru bir şekilde anlama çabasına devam etmekte fayda görüyorum.
Bir cümleyle ifade etmek gerekirse yaklaşık on gündür izlediğimiz şey ülkedeki iş yapmanın ve ihale almanın tek yolu olarak karşımıza çıkan “rant lobisi” nin, üstelik sadece bir kısmının ve o da hukuksuz görünenin ifşa sürecidir.
Parti merkezi, taşra teşkilatları, belediyeler, sivil toplum kuruluşları, meslek birlikleri ve kamu birimlerini içine alan ve bir anlamda ağ ekonomisi görünümü veren bu rant lobisi tepeden tabana ülkenin hemen her köşesinde örgütlenmiş durumda. Dahası bu ağ içerisinde gerçekleşen ve emek karşıtı, çevre ve doğa karşıtı nitelik arz edebilen ekonomik faaliyetlerin çoğunun da hukuki karşılığı mevcut. Zaten o nedenle bir ağ ekonomisi görünümü vermekte. Mesela, bir bölgede kentsel dönüşüm politikaları uygulanacaksa sürece katılabilecek sermaye gruplarının yerine getirmesi gereken, okul yapma, cami yapma, belirtilen adreslere ayni ya da nakdi yardım yapma gibi yükümlülüklerini de ortaya çıkaran bir ağdan söz ediyoruz. Daha da önemlisi bu ilişkilerin bir semt ekonomisi için de geçerli olması. Yani bir emlakçının iş yapmasının koşulu da, bir bürokratın terfi almasının koşulu da bu ağa iştirak etmekten geçmekte.Ve bu ağ yılbeyıl genişledikçe içerisine aldığı kitlenin siyasal homojenliği de ortadan kalkmakta ya da en azından bir bölümü sırf ekonomik çıkarları için egemen siyasal kimliğe ya da tahakküme karşı sesini çıkarmamakta. Bu durumu ister büyük sermaye gruplarının belli durumlardaki sessiz ve çekingen tavırlarına, ister küçük mahalle esnafının aman istikrar olsun diye direten endişelerine bakarak anlayabiliriz.
İşte bu nedenle karşımızdaki yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu iyi tahlil etmek gerekir. Kişisel kanaatim odur ki ortadaki iddiaların bir kısmı, eğer gerçekse, bir yolsuzluk faaliyetinden ziyade kriminal bir ekonomik faaliyeti aklama çabasıdır. Özlücesi bir kara para aklama girişimi. Hem de büyük miktarlarda. Kimilerine göre bu paralar ülkenin cari açığını da finanse etme görevi görmekte. Ama bir kısmı da özellikle TOKİ ile ilgili olanları tam da yukarıda özetlemeye çalıştığım ağlarla kentsel yağmanın nasıl gerçekleştiğini kanıtlar nitelikte. Şimdi bu fotoğrafta yer alanlara bakarak “hırsızlar”, “yiyiciler” diye başlıklar atarak olaylara birkaç kişinin başının altından çıkan istisnai bir görünüm verdiğimizi bilmek gerek.
Oysa ortaya dökülenler ülke ekonomisinin nasıl çalıştığını gösteren delillerdir. Nitekim operasyonların gerçekleştiği ilk günden bu yana Hükümetin ve yakın çevrelerinin meseleyi doğrudan Gezi sürecinde de karşımıza çıkmış olan, gerçekliği kuşkulu ama siyasi anlam taşıyan bir metafor olarak “faiz lobi”sine bağlayan haykırışlarını, açığa çıkmaya başlayan rant lobisini seçmen nazarında görünmez kılma çabası olarak da görmem mümkün.
Hem bu ekonomik çarkı hem de yaşananların nasıl algılandığını daha iyi anlamak için yukarılara değil daha aşağılara bakmak ve bu operasyonların siyasi sonuçlarını ona göre tahmin etmek yerinde olabilir. Yani, rant lobisi şeklinde özetlediğim bu ağ ekonomisinin kapsadığı esnaf, KOBİ gibi küçük iktisadi birimler; bu ağdan iş bulmak, işini korumak için faydalanan kesimler, ya da çaresizlikten bu ağlardan ekonomik yardımlar alan işsiz ve yoksulların davranışlarına ve tepkilerine bakarak sürecin nereye evrilebileceğini söyleyebiliriz.
Bundan bir hafta önce eğer bu soruşturmaların ardı gelecekse ve ülke genelindeki, belediyeler, yürütme, iş dünyası ve bürokrasi arasında ilmek ilmek örülmüş ekonomik ağlar hedefte yer alıyorsa bu operasyonların siyasi sonuçlarını da beklemek gerekir mealinde bir öngörüde bulunmuştum.
Her geçen gün yeni operasyon haberleri ya da bunların önünü tıkama girişimleri gibi bu tahmini doğrulayacak gelişmelere tanık oluyoruz. Ama bu gelişmelerin rant lobisini, yani AKP dönemi ekonomisinin temel yapısını ne derecede sarsacağını söylemek için henüz çok erken.
Evrensel'i Takip Et