Adalet ayakkabı kutusunda demokrasi sırt çantasında
Seyit ALDOĞAN
Türkiye ve Yunanistan’da gizlenemeyip açığa çıkan yolsuzlukların üzeri kazındıkça pislik ve çürümüşlük kokuları ortalığa daha bir saçılıyor. Hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk, yumağının ucu ortada ama nereye kadar uzandığı operasyonlarla, yalanlarla, tehditlerle ve sonuç olarak iktidarı elinde bulundurmanın avantajlarıyla engellenmeye çalışılıyor.
Olaylar ve gelişmeler, demagoji ve yalanlar o kadar benzer ki insan bazen okuduğu haberin hangi ülkeye ait olduğunu karıştırıyor. Bakan odaları, sekreterler, çocuklar, kuzenler, sırt çantaları, ayakkabı kutuları, bağışlar, ihaleler ve milyonlar, milyarlar.
Biri sisteme, statükoya karşı mağduru oynadı, ‘adalet ve kalkınma’ sözleri verdi. Diğeri ise yıllarca Yunanistan’da hükümet olmuş olan PASOK’un haksızlık ve yoksulluk politikalarına son verecek olan ‘yeni demokrasiyi’ pazarladı. Ankara’dan şeffaflık Atina’dan sıfır tolerans sesleri duyuldu. Biri ortak para birimi bölgesine girecek kadar güçlü bir ekonomiden diğeri büyük kalkınma hamlelerinden bahsetti.
Tabii hiçbir zaman komşunun düşmanlığını unutmayıp Avrupa ve daha geniş bir coğrafi bölgede silahlanmaya en çok bütçe ayıran ülkeler sıralamasında birinciliği kimseye kaptırmadılar. İşçi ve emekçilerin kazanımlarının, demokratik hak ve özgürlüklerin ortadan kaldırılmasının, Orta Çağ sömürülerinin dayatılmasının, tüm faturaların yoksul halka kesilmesinin birinciliğini ellerinde tutma konusunda da oldukça iddialı oldukları gözleniyor.
Her iki ülkede de, ülkenin ve ulusun çıkarları söylemlerinin altından bakanlar, çocuklar, kuzenler, akrabalar, yandaş sermaye grupları çıktı.
Siemens Yunanistan’da silahlanma programları için yüz milyonlar dağıtmış. Toplam rüşvetin 2 milyar olduğu söyleniyor. Eski savunma bakanı Akis Çohacopulos 40 yıl hapisle cezalandırıldı. Eşi, kızı, kuzenleri ve sekreterleri yüz milyonlara varan mal varlılarını açıklayamadılar. Her gün yeni bir yolsuzluk ortaya çıkıyor ve gelişmeler her gün yeni bir boyut kazanıyor. Şu anda Yeni Demokrasi Partisinin Eski Ekonomi ve Savunma Bakanı Yannis Papandoniu sorgulanıyor. Eski Kara Ve Deniz Komutanlarının aldığı milyonlar tanıklarla ortaya çıkıyor. Bundan iki dönem önceki hükümete başbakanlık yapmış olan Kostas Simitis’in her şeyi bildiği üzerine yazılıp çizilmeyen kalmadı. Siemens’in Yunanistan sözcüsü ile silahlanma programlarından sorumlu müdür yardımcısı Antonis Kandas açıkça milyonların peynir, ekmek gibi dağıtıldığını itiraf etmiş bulunuyorlar. Kandas aldığı 18 milyon avronun dağıtılan rüşvetin toplamıyla kıyaslandığında bakkalda harcanan para olduğunu söylüyor ve zurnanın son deliği bendim diyor. Kandas savcılık ifadesinde silah şirketi sözcüsünün 600 bin avroyu sırt çantası içinde bürosuna getirdiğini söylüyor. Siemens sözcüsü ise PASOK ve Yeni Demokrasi Partilerinin bütçelerine 100 milyon avro yatırıldığını itiraf ediyor.
Bundan önceki Yeni Demokrasi Partisi Hükümetinin Başbakanı olan Kostas Karamanlis’in kuzeni olan ve aynı hükümette Ulaştırma Bakanı olarak görev alan Mihail Liapis ise Turizmi teşvik kredisinden aldığı on milyon avroyu Florina kentinde bulunan villasının tamir ve harcamasında kullanmış. Sağlık alanındaki skandallar, usulsüz ihaleler ve rüşvet ise videolarla belgelenmiş durumda.
Tabii bütün bunlar Türkiye’de olduğu gibi Yunanistan’da da buzdağının görünen kısmını oluşturuyor.
Yeni Demokrasi Partisi ve PASOK koalisyonunun başbakanı olan Antonis Samaras muhalefetin meclis soruşturması açılsın talebine ‘küçük parti çıkarlarını gözetenlerin attığı çamur’ diyerek karşı çıkıyor. Aynı şeyleri Erdoğan dile getiriyor ve ‘Ülkemizin kalkınmasını istemeyenlerin oyunu’ ya da ‘Dış güçlerin provakasyonu’ diyor.
Bütün bunların bir de karşı kutbu var. Yunanistan’da son üç yıldan beridir hemen her eylem ve gösteride bekli de dünyanın en kısa sloganı olan ‘hırsızlar’ sloganı atılıyordu. Aynı slogan şimdi Türkiye’de de atılıyor. Çok kısa ama sisteme bir şamar gibi inen, çürümüşlüğü ve adaletsizliği bu kadar güzel ve kısa olarak ifade eden ortak bir slogan.
Hırsızlarrrrr….
Evrensel'i Takip Et