Ne kadar güzel… Dünyanın sizinle gurur duyduğunu mu sandınız?
Adnan GERGER
1 Mayıs, işçinin ve emekçinin bayramı olması açısından elbette çok önemli bir gün…
Emeğin dünyayı yarattığına dair bilincin oluşmasında bugünün anlamı bütün dünyada artık kabul edilen bir gerçek…
Evet, bütün dünya dedim… Bu anlamda 1 Mayıs, uluslararası bir bayramdır ve Türkiye’nin de dünya halklarıyla birlikte kutladığı bayramdır. Çünkü emeğin dini, milliyeti olmaz.
1 Mayıs’ın kutlanması, bu anlamda yerel olarak görülmesi, kabul edilmesi dünyada geçerliliğini çoktan yitirmiştir. Her ülke siyasi iktidarının bu günün kutlanmasına ya da kutlanmamasına ait kararı da işte bu dünya arenasında çok dikkatle izlenir.
Hiç şüphesiz bütün dünyada bayram havasında geçen 1 Mayıs’ın bu yıl da Türkiye’de nasıl kutlandığını bütün dünya izlemiştir, öğrenmiştir…
***
İstanbul’daki dünkü görüntüler, her fırsatta dünyanın en uygar ve en gelişmiş ülkeleri arasında olduğu siyasi iktidar tarafından dillendirilen Türkiye’nin uluslararası bir bayramı nasıl kutladığının bir kanıtı olmuştur, şüphesiz.
Sadece ülkemizde değil, bütün dünyada kabul gören bir meydan olarak görülen Taksim’de 1 Mayıs Bayramı kutlamalarının yasaklanması da siyasi iktidarın güç gösterisinin, uygulanmakta olan demokrasinin bir göstergesi olarak yansımıştır.
Bütün dünya, Türkiye’de demokrasinin gerçek yüzünü görmüştür.
***
40 bin polis…
Havadan uçuş yasağı…
Karadan yollar tutulmuş.
Ara sokaklarda TOMA’larıyla zırhlı araçlarıyla ve diğer donanımlarıyla yüzlerce çevik kuvvet polisi barikatı.
Havada polis helikopterleri…
Ve sokaklar gaz bulutunun altında; hunharca dövülen, yerlerde sürüklenen, polise direnen gözaltına alınan insanlar; durmadan ha bire su sıkarak insanları deviren polis araçları, sirenler…
Siz olun da, yurt dışından Türkiye’deki bu görüntüyü izleyin.
Ne düşünürdünüz?
***
Taksim’de bayramı kutlamak isteyen az sayıdaki kitlenin Şişli’de ve Beşiktaş’ta önlerinin nasıl kesildiği ve onların nasıl dağıtıldığı, sadece İstanbul değil başta Ankara olmak üzere diğer illerde gün boyu süren çatışmaların izahını kim nasıl yapacak, acaba?
Evlerinde oturan masum insanların ve çocukların, gazlardan zehirlenen çocukların görüntülerinin bile, sizin bu gövde gösterisinin bir parçası olarak algılanmasını kim nasıl engelleyecek?
Evet, bu görüntüleri izleyenler bu ülkenin nasıl bir ülke olduğunu, hangi rejimle yönetildiğini sanacak, sizce?
(Ayrıca bu görüntüler, İstanbul’da Taksim’i, Ankara’da Kızılay’ı ve gelecek sene de Kadıköy’ü şimdiden yasaklamanızın eften püften nedenlerinizin de tuzu biberi olmuştur.)
***
1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasının uluslararası bir başka boyutu da hukuksal yönüdür. Çünkü toplantı ve gösteri hakkı, insanın en temel kişi hak ve özgürlüğüdür. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin de gerek Türkiye’yle ilgili gerek genel anlamda verdiği kararlarla bu özgürlükler hukuksal teminat altına alınmıştır ve bu mahkeme kararlarının uygulanması gerekmektedir. Yine Rıza Türmen’in de belirttiği gibi Venedik Komisyonunun toplantı özgürlüğüne ilişkin 25.06.2012 tarihli raporunda, toplantı özgürlüğüne egemen olan ilkeler şöyle belirtiliyor: “Toplantının yapılacağı ‘yer’ toplantı özgürlüğünün en önemli unsurlarından biridir. Toplantı hakkının özü, toplantıyı örgütleyenlerin toplantı yerini de kararlaştırmalarını içerir. Toplantının amacı çoğunlukla belirli bir yerle sıkı sıkıya bağlıdır. Bu durumlarda toplantı özgürlüğü amaçlanan yerde toplantı yapma özgürlüğünü de kapsar.”
***
Özce, bu siyasi iktidarın mirası ve ne olduğu, 1 Mayıs’taki dünkü görüntülerle bir kez daha tarihe geçmiştir hem de bütün dünyanın gözü önünde ve belleğinde…
Evrensel'i Takip Et