30 Mayıs 2014 07:00

Seçime günler kala Ağrı’da ne oluyor?

M. Mehmet İZCİ*

30 MART’ta Ağrı’da yapılan yerel seçimler, bilindiği gibi itirazlar sonucu tekrarlanmak üzere 1 Haziran’a bırakıldı. Seçimlere sayılı günler kala partiler çalışmalara hız verdi.
Biraz geriye gidip 30 Mart seçim sonuçlarına baktığımızda her iki partinin oylarının birbirine yakın olduğunu hatırlıyoruz. Bu durumu şu şekil değerlendirebiliriz; Ak Parti çoğunlukla il dışından gelip Ağrı’da görev yapan memurlar, il merkezinde ikamet edip daha önce MHP’ye oy veren Azeri yurttaşlar, sosyal yardım alıp henüz siyasi bir fikre sahip olmayan ve oyunu Ak Parti’ye vermediği takdirde aldığı yardımın kesileceğinden korkanlardan, kadınlar ve yaşları ilerlemiş/kendilerine ‘dindarım’ diyen kitleden oy aldı.

BDP ise başta genç nüfus olmak üzere, erkeklerin neredeyse yüzde 75’inden oy aldı. Saadet Partisinin aldığı oylar ise Ak Partiyle araları bozulan Gülen Cemaatinin oylarıydı. Milli Görüş ve Saadet Partisi seçmeni ise Ak Partiye oy verdi. Yani yer/parti değişikliği yaşandı.

Bakalım bu tablo 1 Haziran’da değişecek mi? Bunun için seçimin gidişatını değiştirmek isteyen partilerin seçim kampanyalarına bir göz atmak gerekir.
Ak Parti Ağrı’ya adeta çıkarma yaparken, en üst düzey parti yöneticilerini seçim çalışmaları için seferber etmiş durumda. Ağrı Ağrı olalı hiç bu kadar ‘Bakan’ı bir arada görmemişti. Bakan ve milletvekillerinin yanı sıra Ağrılı olan birçok bürokrat, iş adamı, il dışında bulunan Ağrı hemşeri dernekleri tam kadro Ağrı’da. Bu arada Ak Parti adayı olan Hasan Aslan’dan eser yok şimdilik! Her yerde, bütün billboardlarda ‘Başbakan’ var. Ak Partinin belediye başkan adayı, Başbakanmış gibi seçim çalışmaları yürütülüyor.
Ak Parti yetkilileri tarafından her fırsatta dile getirilen konuların başında; ‘Kürt açılımını ve barış sürecini biz başlattık’ iddiası var. BDP aleyhinde/hakkında en çok propaganda ettikleri konular şöyle; BDP’nin sözde vatandaşı tehdit ederek oy istediğini iddia edip, dağ kadrosuna son günlerde Ağrı’dan fazla sayıda katılım olduğunu, yine saha çalışması yürüten Ak Partililere zaman zaman saldırdıklarını, afişleri ve parti bayraklarını söktüklerini, üzerlerinde baskı kurmak istediklerini, 30 Mart’ta seçimi kazanan tarafın aslında kendileri olduğunu, BDP’nin ideolojik bir parti olduğunu, hizmet belediyeciliğinden anlamadıklarını anlatıyorlar.

BDP cephesinde de adeta seferberlik ilan edilmiş durumda. Birçok önemli BDP kadrosu Ağrı’da kamp kurdu. Artık Ağrı’daki seçimin bir belediye başkanlığından ziyade onlar için adeta referandum olduğunu ilan etmiş durumdalar. 30 Mart’ta kazanmış oldukları seçimi Ak Partinin hükümet olma gücünü kullanarak, gasbettiğini, her şeye rağmen fedakarlık yaparak hiç kimseye zarar gelmemesi için seçimi kazanmalarına rağmen, yeniden seçime gitmeyi kabul etiklerini söylüyorlar.  Ak Parti hakkındaki eleştirileri ise; devletin bütün imkanlarını kullanarak adil olmayan bir seçim kampanyası yürüttüklerini belirtiyorlar. Ayrıca binlerce güvenlik gücünü Ağrı’ya sevk ettiklerini, bunun Ağrı seçmenin psikolojisini etkilemeye yönelik olduğunu, halkın dini duygularını kullanıp, Nihat Hatipoğlu gibi kişileri getirerek her zamanki gibi politikaya dini alet etiklerini, yine ekonomik durumları iyi olmayan vatandaşlarımızın menfaat karşılığı iradelerini değiştirmelerine yönelik faaliyetleri olduğunu iddia etmekteler.

Ak Partinin, partileri hakkında iddialarına BDP; Barış sürecini başlatan tarafın bizzat Sayın Öcalan ve partileri olduğunu, ayrıca değil birilerini dağa göndermek, amaçlarının gençleri dağdan indirmek olduğunu, halkı asla tehdit etmediklerini, zaten Ağrı halkının kendilerini canı gönülden desteklediğini, BDP belediyelerinde bugüne dek zere kadar şaibe bulunmadığını ve kıt kanaat imkanlara rağmen yaptıkları hizmetin ortada olduğunu, aksine Ağrı belediyesi dahil Ak Partili belediyelerin çoğunda yolsuzluk iddiaları bulunduğunu, bütün çabalarının bu topraklara barışı hakim kılmak olduğunu savunmaktalar. Yine seçim arifesinde Ağrı Emniyet müdürünün görevden alınmasını da manidar buluyor BDP’liler.  BDP’nin Ak Partiye göre en önemli avantajlarından biri ise Kürt siyasi hareketinin sembol isimlerinden Sırrı Sakık gibi bir adayının olması.

* Ağrı Kültür Yardımlaşma ve
Dayanışma Derneği Başkanı

Evrensel'i Takip Et