16 Kasım 2014 03:46

Kobanê direniş destanı -2

IŞİD’in Temmuz başında başlattığı ağır saldırının ay sonuna doğru büyük bir direniş ile püskürtülmesi ardından YPG/YPJ’nin başlattığı ‘’Kobanê şehitleri İntikam Hamlesi’’ Ağustos ayı boyunca devam etti.

Kobanê direniş destanı -2

Sedat SUR*

IŞİD’in Temmuz başında başlattığı ağır saldırının ay sonuna doğru büyük bir direniş ile püskürtülmesi ardından YPG/YPJ’nin başlattığı ‘’Kobanê şehitleri İntikam Hamlesi’’ Ağustos ayı boyunca devam etti. Kobanê, bu ay boyunca görece  sakin günler geçirdi. Ancak Taqba ve Ayn İsa’da ele geçirilen ağır silahlar ile birlikte Eylül ayında Kobanê’ye dönük en büyük saldırı başlıyordu.

KOBANÊ DİRENİŞ DESTANI -1

ÜÇ CEPHEDE DAİŞ’E BÜYÜK DARBE

Bu ay boyunca Batı cephesinde Fırat Nehri kenarında bulunan Şêxler hattında yoğunlaşan YPG/YPJ operasyonları kapsamında DAİŞ çetesine ağır darbeler vuruldu. Şêxler hattında bir çok köyü özgürleştiren YPG güçlerinin hedefinde  bu hattı  çetelerden temizleyerek Türk devletinin de Karkamış köprüsü üzerinden en fazla destek sağladığı batı cephesini tümden DAİŞ çetesine kapatmak vardı. Bu ay boyunca Doğu ve Güney cephelerinde de  gerçekleşen YPG/YPJ operasyonları ile de DAİŞ çetesi ağır kırılmalar yaşadı.

TAQBA VE AYN İSA’DA DAİŞ’E SİLAH İKRAMI

Yaşadığı kırılma karşısında DAİŞ çetesi Ağustos ayı ortalarına doğru Rakka kentine yakın Ayn İsa ve Tabqa bölgelerinde bulunan rejim güçlerine ait bir hava alanı ve askeri birliği ele geçirerek burada bulunan ağır silahlara el koydu. Bu silahların içerisinde rejim güçlerinin Rusya’dan aldığı çok sayıda modern Rus yapımı tanklar bulunuyordu. Rejim güçleri bir çok bölgede olduğu gibi DAİŞ çetesine burada da adeta silah ikramında bulunuyordu. Ama bu defa ikram büyüktü.

SİLAH SEVKİYATI YAPILIYOR

Ayn İsa ve Taqba’nın ardından Kobanê’de bulunan YPG kaynakları  yeni bir ağır saldırı olabileceğini ifade ediyordu. 5 Eylül ile birlikte DAİŞ çetesi Kobanê’ye doğru silah sevkiyatına başladı. 14 Eylül günü Türkiye tarafından da Kobanê’nin Doğusunda bulunan  Yapsê ve Qeremox, köylerine yakın tren hattından Türk ordusu gözetiminde silah ve yüzlerce DAİŞ elemanı Kobanê tarafına geçiyordu. Bu günlerde Kobanê’de YPG ve ÖSO bileşeni bazı gruplar arasında Burkan El Fırat, adı altında ittifak ilan edildi. İlan edilen ittifak Ortak Operasyon Odası koordinesinde ortak operasyonlar gerçekleştiriyordu. Burkan El Fırat, Kürt ve Arap halkının belki de tarihteki ilk askeri ittifakı, hatta ilk ittifakı oluyordu.

BEŞ CEPHEDEN SALDIRILAR BAŞLIYOR

Tarihler 15 Eylül’ü gösterdiğinde Kobanê’nin 35-45 km dışında bulunan YPG savunma hatlarına yönelik o güne kadar görülmemiş bir saldırı gerçekleşmeye başladı. Temmuz ayında gerçekleşen ve o güne kadar Kobanê’ye dönük en ağır saldırı olarak kayıtlara geçen saldırı dalgası daha çok bir hamle biçiminde gelişmişti. Ancak 15 Eylül saldırısı tamamen stratejik ve sonuç almayı esas alan bir saldırıydı. İlk olarak Doğu cephesi ile başlayan saldırılar sadece bu cephede 7 tank eşliğinde yapılıyordu. Kobanê’ye o güne kadar üç cepheden saldıran DAİŞ, bu defa Suriye’de bulunan tüm güçlerini dışarıdan da takviye ederek, Doğu-Batı-Güney cephelerinin yanı sıra Güney Doğu ve Güney Batıdan da olmak üzere beş cepheden Kobanê’ye saldırıya geçti.

DİRENİŞ DESTANININ EYLÜL SAYFASI YAZILIYOR

Nietzche, verili insan için ‘’İnsan buysa üstüne çıkmak lazım’’ diyordu.YPG/YPJ savaşçıları, Kobanê sıcağında, çoğu zaman aç-susuz ve nöbet değişimi yapmadan, yatıp dinlenmeden verili olan tüm insan ölçülerinin üzerine çıkan bir inanç ve direnç ile DAİŞ çetelerine karşı savaşıyordu. Bu bazen 10 gün boyunca uyumadan, sesi kısılmış bir halde savaşçılarına taktik veren bir komutan, bazen de ölüm anında gülümseyen savaşçılar şeklinde tezahür eden bir  manevi-fiziksel insan ötesi olma haliydi. Kobanê bir 21. yüzyıl destanı demek abartı sayılmaz. Derwêşê Evdî’nin yurdu olan Kobanê’de her bir YPG/YPJ savaşçısı, zalimin zulmüne karşı  21. yüzyıl Edûlê ve Derwêş’i oluyordu.

2.DÜNYA SAVAŞI SİLAHLARIYLA DİRENİŞ

Tüm cephelerde saldırılara karşı köy köy direnen YPG/YPJ savaşçılarının elinde adeta 2. dünya savaşından kalma keleş ve el bombaları vardı. Bunun dışında ağır silah olarak ellerinde sadece bir iki adet Doçka bulunan YPG savaşçıları bu doçkaları da bazen bir tepeden diğerine hızla taşıyarak DAİŞ saldırılarına karşı koymaya çalışıyordu.

İLK KAHRAMANLIK HİKAYESİ: SERZORÊ KÖYÜ

Saldırıların en yoğun olduğu Doğu cephesinde ilk gün yaşanan direniş ilk büyük kahramanlık hikayesini ortaya çıkartıyordu. DAİŞ çetesinin tüm ağır silah gücü ve sayısal üstünlüğüne karşı adeta 2. Dünya savaşından kalma hafif ve eski silahlarla köy köy direnen YPG/YPJ savaşçıları Eylül saldırısına karşı sergilenecek insan üstü! direnişin ilk işaretini de Serzorê köyünde veriyordu. 11 kişilik YPG/YPJ savaşçı grubu Serzorê köyünde 1 gün boyunca DAİŞ çetesine karşı amansız bir direniş sergiledi. Gece saatlerinde köyde bulunan bir İlkokul’a çekilen savaşçıları ağır silah ve tanklarla kuşatan DAİŞ çetesi teslimiyet çağrılarına direniş ile yanıt alınca okulu ateşe vermeye başladı. Bu sırada komutanlarına telsizden seslenen 11 kişilik savaşçı grubu aynen şunları ifade ediyordu; ‘’Yoldaşlar, sizleri ve Kobanê’yi çok seviyoruz. DAİŞ bizleri asla teslim alamayacak. Sonuna kadar direneceğiz.’’ Savaşçıların bu anlarda gülümsemeleri de yüzlerinden eksik olmuyor.

SİVİLLERİ KORUMA ESASLI GERİ ÇEKİLME

Saldırıların ilk günleri boyunca YPG/YPJ savaşçıları beş cephede görkemli bir direniş sergiledi. Ancak DAİŞ çetesinin, düzenli bir ordunun kara gücü ile eş değerde olan silah üstünlüğüne karşı köy köy, tepe tepe direnen YPG/YPJ savaşçıları kontrollü ve sivilleri DAİŞ katliamından korumayı esas alan bir taktik ile geri çekilmeye başladı. Kobanê YPG/YPJ komutanı Meryem Kobanê, çekilmeyi  ‘’Sivilleri koruma ve üstün ağır silah ve eleman sayısına karşı savunma hatlarını dar bir alanda yoğunlaştırmayı esas aldık’’ şeklinde özetliyordu. Nitekim saldırıların 10. gününden itibaren YPG/YPJ savaşçılarının oluşturduğu savunma hattı çetelerin tüm saldırılarına karşı dimdik ayakta kalıyor ve çeteler bir adım bile ilerleme sağlayamıyordu. Bu süreçte tüm köylerde bulunan sivillerin güvenliğini kendi can güvenliğinin önünde gören YPG, DAİŞ çetesinin büyük bir sivil katliamı gerçekleştirmesini de engelliyordu.

DAİŞ KENTE DOĞU VE GÜNEYDEN GİRMEYE ÇALIŞTI

DAİŞ çetesi saldırılarını en fazla Doğu ve Güney cephelerinden gerçekleştiriyor ve kente bu cephelerden girmeye çalışıyordu. DAİŞ’in bu iki cephede saldırılarını daha fazla yoğunlaştırması ve kente buradan girmeye çalışması buralarda daha kolay takviye ve lojistik imkanına sahip olmasında kaynaklanıyordu. Saldırılar boyunca keşif uçuşu yapan koalisyon güçleri ise henüz DAİŞ çetesine karşı Kobanê’de herhangi bir müdahale de bulunmuyordu

*ANF Muhabiri

(Gelecek hafta: Kobanê DAİŞ için cehennem oluyor)

Evrensel'i Takip Et