Kobanê direnişi, yaşananlar ve yapılması gerekenler
Rojava’nın Kobanê Kantonu’na yönelik IŞİD çete-örgütünün 15 Eylül’de başlattığı kapsamlı saldırı dalgası ve bu saldırı dalgasının ardından başlayan Kobanê direnişi üçüncü ayda da devam ediyor.

Ersin ÇAKSU*
Rojava’nın Kobanê Kantonu’na yönelik IŞİD çete-örgütünün 15 Eylül’de başlattığı kapsamlı saldırı dalgası ve bu saldırı dalgasının ardından başlayan Kobanê direnişi üçüncü ayda da devam ediyor. Yaklaşık iki aydır bulunduğum kentte savaşların temel belirleyenleri ve sonuçları olan kahramanlık, cesaret, fedakarlık, irade, inanç; hüzün, dram, keder, öfke ve yıkım gibi duyguların hemen hemen çoğuna hem kişilerin hem de toplumun şahsında tanklık ettim diyebilirim. Kobanê savaşı sürüyor. Ve yukarıda belirttiklerimize geçmeden önce bu savaşın neyin savaşı olduğunu birkaç cümle ile de olsa dilimiz döndüğünce aktarmaya çalışalım.
Adını açıkça koymak gerekir, Kobanê şahsında Rojava üzerinde yürütülen savaş, iki temel çizginin savaşıdır. Bu savaşın bir tarafında Ortadoğu halkları, inançları ve farklılıkları üzerinde binlerce yıllık devletçilik-milliyetçilik-dincilik-cinsiyetçilik ve tekçilik sultasını eksik etmeyen emek düşmanı hegemonik sultalar bulunurken; diğer tarafında halkların, inançların ve farklıkların özgürlük, demokrasi, emek, sosyalizm ve eşitlik idealleri bulunuyor. Rojava halkları, inançları ve farklılıkları Rojava şahsında ilk defa bu ideallerini bir kara parçası üzerinde hayata geçirme fırsatı bulmuşken; savaşın diğer tarafında bulunan hegemonik güçler, halklara karşı DAİŞ denilen çok uluslu çete acentasını sahaya sürdü. Tıpkı Paris Komünü yıllarında egemenlerin kendi aralarındaki “çelişkileri” bir tarafa bırakarak kendileri için “uzlaşmaz karşıtlık” olarak gördükleri komüne saldırı başlatmaları gibi, Kobanê’ye de benzer bir saldırı başlatıldı. Kapitalist modernitenin gübreliğinde yetiştirilen çok uluslu DAİŞ acentası, Kobanê şahsında Ortadoğu’nun demokratizasyon merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Rojava’ya yönelik bir saldırı furyası başlattı.
Bu kısacık politik tahlilden sonra “Ne yapmalı ve nasıl yaşamalı” sorusunu soranlar için asıl sorulması gereken “Peki, Rojava Devrimi’nin ateşleyici kenti olan Kobanê, bu saldırılara nasıl bir cevap verdi?” sorusuna cevap vermek gerekiyor. Elbette savaşlar sonuçlarına göre değerlendirilir, ama savaşların sonuçlarını belirleyenler de içindeki ayrıntılardır. Zira savaş daha devam ediyor ve bu savaşta “Nasıl bir direniş sergileniyor” sorusunun cevabı da savaşın sonucuna ilişkin önemli ipuçları içeriyor. İşte küçük ayrıntılarla Kobanê direnişinin ipuçları.
DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALINAN HESAPLAR
Kobanê, küçük ve yoksul bir kent. Baas rejimi zamanında da her türlü imkandan yoksun bırakılmış. Çok verimli topraklara sahip olan Kobanê, Fırat Nehri’ne 30 km uzaklıkta olmasına rağmen rejim zamanında kendilerine bu nehirden su götürmelerine dahi izin verilmemiş. Yüzlerce kilometre uzaklıktaki Bab, TilEbyad, Rakka, Deyra Zor ve İdlib gibi kentlere Fırat’ta su götürülmüş ama Kobanê’ye izin verilmemiş. Temel geçim kaynağı tarım ve kuyu kazıcılığı olan kent, bu yüzden de yoksul kalmış. Rojava Devrimi başlayınca ilk isyana katılan kesim de tarla sahipleri olmuş. İki buçuk yıllık devrim geçmişinin bir buçuk yılını savaşla geçiren Kobanê halkı son DAİŞ saldırılarında da büyük bir fedakarlık ve direniş gösterdi. Onların direnişi onlar üzerinden hesap yapan birçok gücün hesaplarını değiştirmesine neden oldu.
YERE DÜŞMEYEN DİRENİŞ BAYRAĞI
Bu iki ayda devrimlerini korumak için amansız bir mücadeleye girişen yolsul Kobanê halkı, topyekün saldırılara karşı topyekün bir direniş sergiliyor. Toprağa düşen hiçbir evladının silahını yerde bırakmayarak direniyor. Bazı kadınlar toprağa düşen babasının silahın alırken; bazı babalar ise çocuklarının silahını alıyor. Örneğin Viyan Rustem isimli YPJ’li babasının silahını alırken; 48 yaşındaki Hemê Xelo isimli baba ise toprağa düşen kızı Hewlêr’in silahını almış. Anneler oğullarının, oğullar annelerinin silahını alarak cepheye koştu. Her yaştan bedenler toprağa düşerken yere düşmeyen tek şey direniş bayrağı Kobanê’de. Zamanlar toprağa düşenlerin sayısının artmasıyla acılar kat kat artarken, dökülen gözyaşlarında ise azalma oldu...
DİRENİŞİN ÖZNESİ SİVİLLER
Kentte kalan Kobanêliler, YPG/YPJ savaşçıları nasıl cephelerde direniyorsa, onlar da bulundukları her yerde emekleriyle direniyorlar. Şu anda Kobanê genelinde 8 binin üzerinde sivil var. Sivil halk, günlük olarak; araba tamiri, elektrik, su, yemek, asayiş, yaralıların bakımı, cenazelerin defnedilmesi vb. işleri yapıyor. Kentteki siviller böyle bir destekle cephedekilerin yüklerini hafifletiyor. Birçok köylü YPG merkezine gelerek çetelerden kurtardığı araçları ve hayvanlarını YPG’ye bağışladığını belirtirken, daha önce ekonomik nedenlerden dolayı Kobanê’den Türkiye metropollerine, Güney Kürdistan’a, Cezayir’e ve Lübnan’a göç eden birçok Kobanêli de Kobanê’ye gelerek, direnişe katılmaya devam ediyor. Kenti terk eden Kobanêlilerin çoğu da ihtiyaç duyulduğunda kullanılsın diye evlerinin anahtarlarını Mala Gel ve TEV-DEM’e bırakarak, zorunluluktan dolayı evlerini terk etmiş.
ORTAK BÖLÜŞÜM
Kentte para geçmiyor. Her şey ortak. Haftanın belli günleri kanton yönetimi halka ihtiyaç duyabilecekleri temel malzemeleri olanaklar dahilinde dağıtıyor. Kentin çalışan tek işyeri olan fırından çıkan ekmekler, halk ve cephe arasında bölüştürülüyor. Kentte bir yerden bir yere seyahat ederken, araç sıkıntısı yaşamıyorsunuz. Üstelik kimseye “beni şuraya yetiştir misin?” deme ihtiyacı bile hissetmeden yoldan geçen herkes size “istediğin yere ulaştırayım” diyor. Aslına baktığınızda savaş kısmını çıkardığımızda belki de birçoğumuzun özlemini duyduğu bir yaşam şekli bu durum.
DAİŞ’İN TALANI VE YIKIM
Kobanê’nin 360 köyünden hemen hemen hepsi DAİŞ çeteleri tarafından işgal edildi. Kobanêliler her şeylerini artlarında bırakıp göç etmek zorunda kaldı. Ama özgürlüklerini arkalarında bırakmadılar. DAİŞ’in karanlık sistemini kabul etmedikleri için de her şeylerini arkalarında bırakmayı yeğlediler. Birçoğu ailesini Suruç’a yetiştirir yetiştirmez direniş mevzilerine geri döndü. DAİŞ ele geçirdiği yerlerde büyük bir yıkım başlatarak, her şeyi talan etti. Köylerde halkın kapı pencereleri dahi sökülerek kontrollerindeki Cerablus, GirêSpî (TilEbyad), Rakka, Sırrin ve Minbic’e taşındı. Moğol istilası gibi her yeri yakıp yıktılar. Kobanê’de şehir savaşı doğu ve güney cephelerine başlayınca da kent bundan sonra bir savaş alanına döndü ve yıkım başladı. Yıkılmayan evler de havan ve tank saldırılarından dolayı kullanılamaz halde. Diğer bir taraftan kent kocaman bir araç hurdalığını andırıyor. Atılan havanlar ve şarapnel parçaları birçok aracı tahrip etmiş ve etmeye devam ediyor.
HESAPLAR VE BEKLENTİLER
Kobanê’de saldırılara karşı direniş devam ediyor. Ortadoğu’da denklem ulusal güçler ve bölge güçleri tarafından yeniden belirlenirken, Kobanê direnişi sonuç ne olursa olsun taşları yerinden oynatan bir rol oynadı ve oynamaya devam edecek. Bu güçler, Kobanê direnişinden kendi çıkarlarına göre dersler çıkarıp bu yönde müdahalelerde bulundular ve bulunacaklardır. Ama gerek Kürtlerin gerek ezilen toplumların da bu direnişi iyi görmesi ve doğru bir destek ile bunu ezilenlerden yana bir inşa için seferber olmaları gerekiyor. Burada direnenlerin, ABD’nin ya da koalisyon güçlerinin uçaklarından çok ezilen dünya halklarının desteğine ihtiyacı var. Ve beklentileri bu...
*Özgür Gündem gazetesi muhabiri / Kobanê
Evrensel'i Takip Et