24 Mayıs 2014

Neyi mi? Roboskî’yi, Soma’yı, Musa Çitil davasında verilen beraat kararını, cemevinin bahçesinde vurulan Uğur Kurt’u.
Bir haftalık insan hakları bilançosunu bile sıralasak onlarca vaka sayabiliriz. Başbakan Erdoğan diktatör olmadığının göstergesini karşısına çıkılıp konuşulması üzerinden tarif ediyor.
Siyasetin içinde bulunduğu tıkanmayı analiz etmekten daha öncelikli gözüken sorumluluk toplumun duyarlılık sınırlarıdır.
Yaşanan büyük felaketleri bile kısa sürede unutan, üretilen yeni korkularla kolayca kontrol altında tutulan kamuoyu refleksleri siyasetin asıl gündemini oluşturmalıdır. Toplumu anlamak onunla iletişim kurabilmenin ilk adımıdır.
Barış analarının ya da Roboskî’li ailelerin, Soma’da yaşanan acıyı paylaşan ziyaret ve  girişimlerde bulunması, birlikte özgür ve onurluca yaşama  hukukunun inşasında son derece önemlidir. İnsani boyutu göz ardı edilecek bir barış sürecinin, yukarıdan geliştirilse bile toplumsal taban ve karşılık bulması, dolayısıyla kalıcı kazanıma dönüşmesi mümkün  olmayacaktır.
Acıların öğrettikleri elbette tek başına yetmez, toplumsal bilincin demokratikleşmesine.
Belki unutulanlar, göz ardı edilenler, hatırlanan, paylaşılanlar kadar önemlidir.
Bu açıdan son olarak Çorum’da duruşması yapılan  Musa Çitil davasında 13 kişinin katledilmesine rağmen verilen beraat kararı ne yazık ki gündemde hak ettiği ilgiyi görmedi. Yargılama süresince görevden uzaklaştırılmasına bile ihtiyaç duyulmayan Ankara Jandarma Komutanının, Derik’te yaptığı iddia edilen işler o dönemde o bölgede yaşayan herkes tarafından bilindiği halde  mahkeme heyeti bilmemeyi, duymamayı, görmemeyi tercih etti.
Yapanın yanına kâr kaldığı bir ülkede kimse adaletten, hukuktan, barıştan söz edemez.
Ve Okmeydanı’da Soma için gösteri yapan gençlere polisin müdahalesi ve ardından yaşanan Uğur Kurt’un cemevi bahçesinde başından vurulması da, yeni bir acı olarak unutulmaması gerekenler listesinde yerini aldı.
Alevi kitlenin acılarını, öfkelerini anlama konusunda sadece gezi sırasında hayatını kaybeden isimlerin kimliğini doğru okumak bile çok şeyi anlatmaya yeter. Yeter ki unutursak kalbimizin kuruyacağının bilinci içinde hareket edelim.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Ülkede 10 milyon kişi 25 bin liranın altında, açlık sınırı civarında bir ücretle çalışıyor.

65 yaş üstü nüfusun yüzde 13’ü geçinebilmek için, inşaat gibi ağır işler de dahil, çalışıyor.

Aile Bakanlığı verilerine göre 3 milyon 690 bin aile sosyal yardımla geçiniyor.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
MEB’in tarikatlardan sonra Ülkü Ocaklarıyla protokol imzalamasının ardından Ülkü Ocaklarının okullarda düzenlediği etkinliklerin propaganda ve eleman kazanmaya dönüştüğü iddiaları gündeme geldi

Evrensel'i Takip Et