İslamcıyafobi şart
Fotoğraf: Envato
Müslümana, ‘İslamo’değil… İslamcıya fobi…
Aynı şey değil mi?
Değil!.. Tabii Hayrettin Karaman nevi İslamcı perspektiften bakmazsak…
Zira Karaman’a göre, İslamcı = Müslüman...
Ve her Müslüman bi’gün İslamcı olacak… Olmak zorunda… Gidişat da o yönde…
Tayyiban rejiminin hatırlı uleması Karaman’dan okuyalım:
“İslâmcılık diye adlandırabileceğim bir davam vardır… ve bu tanımlamada İslâmcı ile Müslüman aynı kimliktir.”(İslami Hareket Öncüleri, İz Yay., s. 12. Diğer alıntılar da aynı kitaptan; s. no verilecek sadece.)
FERDİ VE MANEVİ ALAN YETMEZ, BÜTÜN HAYATI İSTİYOR İSLAMCILIK
Müslüman kim? Sosyal, siyasal tüm alanda Allah’ın emirlerine göre davranan:
“Bana göre İslamcı, ‘Müslümandır, Müslüman da düşünce ve inançtan davranışa, ferdî hayattan ictimâi hayata kadar bütün alanlarda, ilişki ve eylemlerde Allah’ın irade rızasını gözeten, buna aykırı bir inanç, düşünce ve eylem içinde olmamayı hayatının gâyesi edinen kimse’dir.” (s. 12)
“(İslamcı/Müslüman-ea) iyi kötü, ileri geri, güzel çirkin değerlendirmelerini kendi ana kaynaklarına, değer ölçütlerine göre yapar…”(s. 12)
Ve belirttiğim gibi… Hayrettin Karaman’a göre her Müslüman giderek birer İslamcı oluyor:
“Şimdilerde… bir değişim ve gelişim var. Bu değişim, İslâmcılık anlayış ve uygulaması alanında gerçekleşiyor ve İslâmcılığın yaygın anlamından ‘benim İslâmcılık tanımlamam’a (İslamcılık=Müslümanlık tanımlaması-ea) doğru seyrediyor.” (vurgu benim, s. 12/13)
Ara toparlama:
İslamcının hedefi, İslam’ı hayatın tüm alanlarında hakim kılmak… tır.
İslamcı zaviyede din, insanın sadece kendi inanç dünyasında/vicdanında yaşadığı kişisel bi’hadise değil, olamaz… Katiyen!
Kaldı ki Karaman dini vicdan ve bireysel olarak yaşamayı reddeder.
Zaaf olarak görür:
“(İslam dünyasının “uyku” döneminde-ea) Dindarlık bölünmüş, ferdî ve manevi hayata yönelmiştir.” (s.16)
SOSYAL, SİYASAL TÜM SAHADA DİN TEMEL REFERANS
İslam totaldir. Büyük anlatıdır.
İnsana ve topluma… Ve devlete dair… Özel ve genel her şeyi/alanı kapsar…
İslamcılık (ve Karaman’ın aynı manaya zorladığı) Müslümanlık, inancını şahsi alanda yaşamakla yetinmez…
Sosyal, siyasal, kamusal tüm düzeni İslam’a göre tanzim etmekle mükellef…
Tasavvuf ve Sûfiliği zaten bu sebepten (de) mahkûm eder, H. Karaman:
“… tasavvuf… çoğu kez sünnî prensiplerle çatışan bilgi ve inanç manzumesi… Sûfi hareketinin -samimi önderler elinde dahi- ferdî, içe dönük ve sosyal planda pasif bir yol takip etmesi uyku dönemini hazırlayan sebeplerdir.”
Karaman’ın “Benim İslamcılık anlayışım” vurgusundan belli. Başka İslamcılık anlayışları da var.
Onlara da geleceğim daha sonra…
İslamcılığa karşı durulması zaruretine, Karaman ile biraz daha devam etmek istiyorum.
AKP iktidarı üzerinde hayli etkili olması bi’yana… Tarayabildiğim kaynaklar itibariyle… En katı yorumu Hayrettin Karaman yapıyor.
İSLAMCI UZLAŞMAZ, HÜKMEDER
Misal.
Hayrettin Karaman, İslam ile inanmayanları arasında “uzlaşmaya dayalı” birlikte yaşamayı reddediyor.
“Laikliği örnek alalım” diyor:
“Laikliği benimseyenlerle bir masaya oturanların uzlaşması demek, aslında dine dahil olduğu halde bazı davranış, ilişki ve kurumların* dinden bağımsız ve tabiî bazen de ona aykırı olarak düzenlenmesine ve uygulanmasına razı olmaları demektir.”
Toplum ve devlete ait ortak yaşamı düzenleyen kurum vs. din dışı olamaz.
Karaman’a göre bu kabul edilemez…
Çünkü,”Allah’ın kendi hükmüne, talimatına, iradesine bağlı ve tabi kıldığı konuları O’nun hükmünden dışarı çıkarmak bir Müslüman’ın yapacağı şey değildir.”
İnanan da inanmayan da ‘Allah ne derse ona göre yaşamaya mecbur…
Hele ki, “Müslümanlar aynı zamanda hâkim gücü temsil ettiklerinde (Misal: Türkiye-ea) ülkede temel referans İslâm olur.” (s. 13)
Haksızlık etmeyelim:
Uzlaşma yok ancak… “İslam’a inanmayanların da, bu (İslami-ea) kaynaklarca tanınmış temel insan hakları vardır; bunlar tanınır, verilir ve birlikte yaşanır.”
Nasıl? İslam’a inanmayanlar da yaşayacak ama yine onun tanıdığı şartlara/çerçeveye uymak mecburiyetiyle…
IŞİD’DEN FARKI NE!
Dikkatinizi çekmiş olmalı… Siyasal İslam’ı hiç anmadık…
Şunun için:
Anlaşılmış olmalı… Ortalama tartışmalarda “Siyasal İslam”a atfederek ele alınan her şey, Karaman’da İslamcılık mefhumu içinde vücut buluyor…
Yaklaşık bir buçuk asırlık ‘dava’yı tarif eden de bu: İslamcılık…
Yoksa Karaman’da da elbet ayrıca ‘Siyasal İslam’ var...
“Siyasal İslâmcılık nispeten yeni bir terimdir… siyasi iktidarın da Müslümanların elinde olması gerekir” fikrine dayanır.
Hayrettin Karaman bu fikri dün de bugün de yanlış bulmaz.
Lakin onun İslamcılığı zaten yeterince total, kapsayıcı ve hükmedici…
Hasılı İslamcılık, kendi dinini her sahadaki egemenliğini emrediyor.
Laik ve demokratik prensiplere değil… Allah’ın hükmüne göre yaşamayı mecbur kılıyor…
Reddetmeden yaşamak mümkün mü?
Hayrettin Karaman’ın tüm Müslümanları İslamcı olmaya mecbur sayan yaklaşımının kuşatıcılığına bilhassa dikkatinizi çekerim...
Bu perspektif size de Müslümanları da hedef alabilen Boko Haram, IŞİD, Suudi, el Kaide… düşünce ve eylemlerini andırdı mı?
DEMOKRAT MÜSLÜMAN DA KUŞATILIYOR
Sadece İslam dışını değil…
Karaman’ın İslamcılığı, Müslümanlığı bireysel inanç olarak yaşamak isteyen dindarları da tehdit ediyor… Kuşatıyor…
‘Herksin inancı kendine’ diyen demokrat Müslüman da…
“Halk İslam’ı” da tehlikenin farkında olmalı…
‘70’lerde aşağıdan yukarı faşizmin vitrini ırkçı-Türkçülüktü…
Bugün gırtlağımıza basacak (aktüel) faşizmin ideolojisi İslamcılık!
Aşağıdan yukarı tırmanmakla kalmıyor… Yukarıdan aşağı da salınıyor…
Gelinen nokta itibarıyla antifaşizm, antiislamcılıktır/İslamcı faşizmdir... Aynı zamanda…
Sadece Karaman yorumuyla İslamcılık değil… Topu birden…
Satır altından notlar...
DİNK CİNAYETİ, AKP-C’NİN KARAKUTUSU
Akşam’dan Kurtuluş Tayiz yazmış:
“Hrant davası, yakın Türkiye tarihini öğrenmenin en önemli anahtarıdır.” (21 Ocak 2015)
Kesinlikle… Aynen böyle düşünüyorum.
Farkımız şu:
Tayiz bu cümleyi, Dink suikastını ‘paralel’e yıkmak için kuruyor…
Doğru… Ama eksik…
Eksiği: ‘Paralel’in ‘paralel’i: Tayyiban AKP’si…
İktidar, Dink cinayetini Cemaate yıkarak elini yıkayamaz…
Cemaatin Dink’in katliyle bağlantısı, AKP’ye uzanır, uzanmalı…
Siyasi çerçeve böyle buyuruyor… Soruyor:
Cemaatin Dink cinayetinden çıkarı ne?
Mızıkçıları ‘opere’ ederek AKP’yi devletin fethine taşıyacak hamlelerin önü açmak ise…
Dink cinayeti, AKP-Cemaat koalisyonunun kara kutusudur…
AKP elemanı Tazyik’in cümlesine dönelim:
“Hrant davası, yakın Türkiye tarihini öğrenmenin en önemli anahtarıdır.”
Doğru. Fakat ilaveye ihtiyaç var:
Alper Görmüş yönetiminde Nokta dergisinin yeniden yayımlanması…
Taraf gazetesinin çıkarılması…
Dava sağanağı: Ergenekon/Balyoz/Odatv, Devrimci Karargah…
(…..)
Projenin noksan kısmını da tamamlayım:
ABD’liler, AKP kurucularına, “onları iktidara taşımayı”…
Ve buraya dikkat lütfen:
“sıkıntı yaratacak unsurları opere etmeyi” taahhüt eder.*
Detayları Abdurrahim Karslı’dan dinleyelim.
Karslı, +1 TV’de anlatıyor:
“Abdurrahman Dilipak dedi ki, AKP bir proje partisidir. ‘90’lı yılların başında küresel güçler ABD-İsrail ve İngiltere Türkiye’ye gidip gelmeye başladı. Biz siyasal İslamcılarla çalışmak istiyoruz dediler. Biz sizinle çalışmak istiyoruz, anlaşma yapalım. Nasıl bir anlaşma? Sizi iktidara taşıyalım, iktidarda sıkıntı yaratacak unsurları operasyon yapalım ve gerekli finansal destekleri getirelim. Erbakan Hoca bunları kabul etmiyor. Ama Erbakan Hoca’nın ekibi şimdi AKP’yi kuranlar bunu kabul ediyor. Bunun içinde de Tayyip Bey ve Abdullah Bey de var. Hatta ben de vardım bu ekibin içinde.” (17 Aralık 2014)
HrantDink’in, bu “opere etme” dalgası yaratma uğruna feda edildiğini düşünmemiz için çok alamet var...
Dink’in ABD ile AKP ile ne sorunu vardı ki, diyenlere:
Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı… cinayetlerinin azmettirici gücü açığa çıktı mı?
“Konjonktüre” kurban edildiklerine…
Hatta belki de “dost”ları tarafından imha edildiklerine dair şüphelerin üstünü çizmemiz için sebebimiz var mı?
Emperyalizm tarihi yok diyor…
*Detay ve analiz için: Taner Timur, http://www.ozguruniversite.org/index.php/guencel-yazlar/1627-projeler-ve-takiyyeler-arasnda-akp-donemi
- 'Zamanın Ruhu' söyle bize: Sputnik’ten Sabah’a; grev kırıcıları ne yana düşer, bizim eski Beko İşçisi Kamber ne yana?.. 30 Eylül 2023 04:17
- ‘Beşli Çete’nin Nihat Özdemir’i ile İbrahim Çeçen Akbelen’de hayatı katlediyor ey insanlık… Desek, hedef mi göstermiş oluyoruz?.. 29 Temmuz 2023 04:40
- Muhasebe aynasına bakarak iğneli fıçıda dertleşme yazısı: Anlatılan sizin de hikayeniz olabilir mi? 18 Temmuz 2023 04:10
- Soner Yalçın’a Sözcü’deki okuru da sormalı: Kılıçdaroğlu’nu elimine etme karargahı olarak gösterilen, RTE’nin “Eski Özel Kalem Müdürü” Hasan Dağcı’nın yalısını yurt edindiğin iddiası doğru mu? 06 Mayıs 2023 04:38
- "Kılıçdaroğlu kazanamaz" yargısına iman ederek "millet"i devirmeye kalkmak, muhalefeti bölerek "Erdoğan kazansın" demenin Akşenercesi olur!.. 04 Mart 2023 04:22
- Atacağım hiçbir başlık, bu alengirli işleri izah edemez, isterseniz buyurun bir de siz deneyin… 24 Aralık 2022 04:48
- Otopsi Masası Raporu 2: Hulki Cevizoğlu gibi ikametgahını Saray’ın Bekçi Kulübesine aldıran ‘Ulusalcılar’ bakın kime benziyor… 10 Aralık 2022 04:27
- Otopsi masası raporu: Ahmet Hakan "gereğini yapıyor" olmanın gözünü çıkarırken, "yayın yasağını savunan genel yayın yönetmeni" olarak tarihe geçti 03 Aralık 2022 03:32
- Embedded Cüneyt (Özdemir) "Z Kuşağı"nı Saray'a "iliştirme" mesaisinde 03 Eylül 2022 04:20
- Halkı, basın özgürlüğü mücadelesiyle dayanışmaya çağırdığımız destek kuvveti saymakla yetinmeyelim… Medyanın demokratikleştirilmesi mücadelesinin kurucu öznesi, ikinci asli ayağı olarak örgütlemeyi tartışalım… 13 Temmuz 2022 04:40
- Rasim O. Kütahyalı herhangi bir devlet kurumunun elemanı mı? Değilse, neden ‘devletin bazı kurumlarındaki üstadlarımız’ diyor? Kim bu üstadları? 07 Haziran 2022 04:10
- İmamoğlu otobüsü devirdi – 2: Sol muhalefetin huzuruna Özkök ve Alçı ile çıkmanın, Cem Küçük ile ‘sivil ölüm’ mahkûmu 'Barış akademisyenleri’ni ziyarete gitmekten ne farkı var!.. 17 Mayıs 2022 00:06