Diyanetten IŞİD’ciliğe etkisiz eleştiri!
Batı Afrika ülkelerinden Mali’de lüks bir oteli basan “Cihadist” teröristler, oteldeki müşterileri rehin aldı.
Ve “uzmanlar” hemen teşhisi koydu: “Bu Paris Katliamı’yla dayanışma eylemidir!”
Bir yanıyla elbette böyle olabilir, büyük olasılıkla öyledir de. Ama Batı Afrika’nın uzun sömürgecilik dönemlerinden kalma ağır yaralarını, emperya-lizm döneminin bu ülke halklarına reva gördüğü acıları günümüzde yaşamaya devam eden bu ülkelerdeki tepkileri, “Paris Katliamı’nın Mali’deki uzantısı” gibi göstermek her halde Cihadizme yönelik en etkisiz eleştiri olacaktır.
Tıpkı dün “cuma hutbesi”ni, “IŞİD terörizminin İslam’la bir ilgisi yoktur” demeye ayıran Diyanetin IŞİD’e karşı tavır aldığını sanması gibi.
“Cihadist terörizmle İslam’ın bir ilgisinin olmadığı” iddiası bugün Cihadist terörizme karşı yöneltilmiş sadece en etkisiz değil en yanlış eleştiridir. Çünkü İslami kaynaklar (Ayet ve hadisler başta olmak üzere İslami literatür) Cihadizme sınırsız dayanaklar sunmaktadır.
Çünkü IŞİD ve el Kaide gibi Cihadist örgütlerin destek aldığı kesimler, dini bir kişisel inanç olarak görenler değil ama İslam’ı bir yaşam tarzı olarak benimseyen ve insanlığın kurtuluşunu İslam’ın egemen olmasında gören kesimlerdir. Ve bu İslami kültür dünyada da Türkiye’de de egemen din kültürüdür.
Bu yüzden de Cihadizmle, onu “terörizmle suçlamakla” mücadele edilemeyeceği gibi “daha ılımlı İslam” anlayışını savunarak da mücadele edilemez. Tersine bu, bir yandan İslam dünyasındaki yoksulluğa, cehalete karşı mücadele, öte yandan da inanç özgürlüğü ve laisizm temelli bir demokrasi mücadelesiyle olanaklıdır.
Evrensel'i Takip Et